anadoluverumelimedya.com

Anayasal suçlarda çevir kazı yanmasın..

Şükran Soner / Cumhuriyet

Reklam alanı

Yemedik ama yutturmacada direttiler.. Diyanet’e, imamlara nikâh kıydırma yetkisinin, imam nikâhlılara resmi nikâh haklarının sağlanması, ağırlıklı kadın ve çocukların mağduriyetlerden kurtarılması niyetli olduğu üzerinden kamuoyuna dönük yemin billahlar ettiler. Çocuk evlilikleri istismarına kapı açılmayacağı demeçlerinde Saray, Hükümeti, Diyanet’in birinci ağızdan sorumluları açıklamalar yapıp durdular. 
Diyanet’in yasal nikâh kıyma yönetmeliği çıkarılmadan, üçlü tarafın birinci derece sorumlularının katıldıkları korsan nikâhı görkemli fotoğraflarla kamuoyuna ulaştırıverdiler. Sorgulanınca hızla geçerli değilmiş açıklaması yapıldıysa da, ne türden hukuksal düzeltmeler yapıldığının bilgisi nedense kamuoyuna ulaşmadı.. 
Derken Diyanet İşleri’nin fetvalarına ilişkin resmi yayın sayfalarının içinde, dine göre evlilik yaşının kızlar için bulûğa erme, erkekler için ergenlik ile başlayacağı açıklamasına yer verildi. Elbette yürürlükteki anayasal düzen, hukuk, resmi nikâh hükümleriyle çatışıyor, korkulan ağır insanlık suçu, hukuksuzluk, çocuklar için imam nikâhı kapısının açılması denemesi Diyanet eliyle uygulanmak üzere sahneye sokuluyordu.. Gerçek toplumsal duyarlıkların gücünü yansıtacak boyutlarıyla kamuoyuna yansıyıp, durum vaziyetler teşhir edilince, hızla Diyanet’in fetvasını içeren metin siteden kaldırıldı. Dün Diyanet İşleri Başkanlığı adına yapılan resmi düzeltme ile de, Diyanet eliyle düzenlenecek imam eliyle nikâhların içerik olarak var olan anayasal düzenleme içinde kalacağı sözü verildi. Güvenli mi, geleceğe dönük geçerliliği, garantisi var mı? Tek adam rejiminin demokratik, hukuk devleti düzeni garantisi ne kadar varsa, o kadar.. Dahası süreçler içinde, anayasal hukuk devleti düzeni ilkelerinin yaşamın her alanına dönük ihlallerinde ne kadarı ile adım adım ihlal denemeleri yaşanıp duruluyorsa o kadarı ile geçerli kılınmaya yönelik adımlar atılıp durulacak.. Toplumsal baskıyla imam nikâhına yönlendirilmiş kadınlar ve çocuklar için, anayasal hak, hukuk algısı ne kadar gelişebilirse o kadarı ile üç kez “boş ol”un işlerliği yerinde duracak..

***

Önceki sabahın taptaze bir haberinde Van’da kadınlar için ayrı otobüs tahsisini isteyenlerin imza kampanyalarının görüntüleri vardı. Haber, Saray, İktidarlarıyla doğrudan çatışmama kaygısı içinde magazin yönü ile öne çıkarılmıştı. İmza toplayıcı sivil toplum örgütü yöneticilerinin hepsi erkekti. İmzacıların da çok büyük çoğunlukla erkeklerden oluştuğunun altı çizilmişti. Ancak çok iyi niyetli çaba olarak yutturulmaya çalışılıyordu. Taşıma ücretleri çok pahalılaşmıştı, hiç değilse kadınlar rahat yolculuk yapmak istiyorlarmış, zaten istemeyenler de erkeklerle, zorlu koşullarda tıkış tıkış araçlara binebilirlermiş.. Binmeye kalkışacak kadınlara taciz tehdidine dikkat çekelim.. 
El insaf, siyasal İslamcılığın baskı gücünün egemen olduğu kentler, ilçelerde benzeri ne kadar çok deneme birkaç ayın içinde gündeme sokuldu. Tepkilerle şimdilik uygulamaya sokulamadı. Alıştıra alıştıra bu çağdışı kadın ayrımcılığı, dünyadaki değişim çabaları ile bile tersine yolda yürünmek amaçlı, tek adam, sivil diktatoryal rejimi gündeme sokulamadan dahi ülkemiz uygulamaları içinde geçerlilik kazanabilir mi? Daha beteri örnekler kimi üniversitelerimizde kampanyalara konu olabiliyor. Kız öğrenciler peçeli güvenlik gerekçeli derse sokulmayınca, inanç özgürlüğü katli suçu işlenmiş sonucu çıkarılıyor, üniversite yöneticileri aleyhine imza kampanyasıyla da yetinilmeyerek kovuşturmaya konu yapılabiliyor. 
YÖK’ten gık çıkarılamıyor. Aynı YÖK yapılanması insan hak ve özgürlükleri, basın, düşünce özgürlüğü üzerinden imzalarını vermiş öğretim üyelerinin üniversitelerden atılmaları eylemlerine doğrudan suç ortaklığı yapmakla kalmıyor. Tek tek açılan ağır suçlamalı yargı sorgulaması davaları karşısında ses çıkarmıyor.. Tamam eninde sonunda 1. Silivri, Cemaat güdülemesinde sivil darbe hukuku davalarının düşmesi süreci gibi, 2. Silivri sivil darbe sürecinin bu kez sahte delil üretme zahmetine dahi katlanılmaksızın, “Ben tutuklatır, yargılarım, yargısız infazla mağduriyetlerden kurtuluşta suçsuzluğunu sen kanıtla..” yargılamaları da düşecek.. 
Gerçek şu ki, referandum konusu yapılmış dünyada bir eşi benzeri olmayan tek adam rejimine dayalı başkanlık sistemi, yetkinin gerçek sahiplerinin suç ortaklıklarında yaratılmış İktidarları erkinin, asıl hesaplaşılması, sorgulanması gereken gidişatlarının gündem dışı tutulması oyunları sahnede..

About armadmin 9318 Artikel
Günlük olaylara toplum duyarlılığını yükseltebilmeyi umuyoruz.