anadoluverumelimedya.com

Siyasi deha

Nevra Ölçer / Anadolu ve Rumeli Medya

Reklam alanı

Bir sürü olay oluyor.

Ordumuz Afrin’e harekat düzenledi.

Afrin Suriye’nin en kuzeybatısındaki şehir. Hatay’ın doğusunda yer alıyor.

Çeşitli detaylar medyaya yansıyor.

Kaç uçak, kaç tank, kaç asker gibi.

BM konu hakkında görüş bildiriyor.

Amerika konu hakkında görüş bildiriyor.

AB konu hakkında görüş bildiriyor.

Ülkemizde yüksek rütbeli subaylar, köşe yazarları, hükümet görüş bildiriyor.

İyi oldu, kötü oldu, lazımdı, lazım değildi, savaş olsun, olmasın diyenler görüş bildiriyor.

Ama olaya kuşbakışı bakarsak bir nokta net olarak gözüküyor.

Şöyle:

Türkiye Cumhuriyeti kuzey Suriye’de olan terörist unsurlardan rahatsız. Bu kişiler (Pkk, Ypg, v.s.) bize saldırıyorlar diyor. Adamlar saldırıyorlar bunu biliyoruz.

Zaten uluslararası reaksiyonlar da bu minvalde. “Evet, bu adamlar size saldırıyorlar, biliyoruz” diyorlar.

Peki burada bir noktalı virgül koyalım ve bütün bu olayların gerçekleştiği ülkeye bakalım, yani Suriye’ye.

Burada durum nedir?

Suriye başkanı Esad yıllardır bölünmeye çalışılan ülkesini korudu, ve bu saldırılara karşı çıkmayı başardı. Bir ordu kurdu, bu ordu adım adım çeşitli bölgeleri işgalci unsurlardan temizledi. Ondan şikayetçi ve karşı olan bir çok Suriyeli bile durumu gördükten sonra onu desteklemeye başladı.

Adım adım ülkesini teröristlerden temizleyen Esad ülkenin bütününü teröristlerden temizlemeyi arzu ediyor olmalı.

Şöyle soralım: Esad ülkenin kuzeyini teröristlerden temizlemeyi istemiyor olabilir mi?

Birileri ile bir takım pazarlıklar yapıp bir takım hesaplarla böyle bir isteğe kapılmış olabilir mi?

Uluslararası kamuoyu ülkesini savunan adamları destekler.

Eğer ortada böyle bir şeyler vardıysa, bunu desteklemez. Her şeyden önce böyle pazarlıklar varsa bunu destekleyen hükümetlere kendi vatandaşları oy vermez.

Buradan hareketle diyebiliriz ki, Esad’ın kendi halkı ve diğer ülkeler onun kendi ülkesini teröristlerden temizleme niyetini takdir eder.

Durum böyle olunca Türkiye devreye girip oradaki teröristleri temizlemeye başlayınca ortaya nasıl bir tablo çıkıyor?

Esad’ın bu terörist grupları orada istememe hakkı var.

Türkiye de bu adamları orada istemiyor.

Esad bu adamları orada istiyorum derse, uluslararası alanda kaybeder.

Kendi 3-4 milyon vatandaşı Türkiye’ye kaçmış.

Teröristlerin oradan gitmesi ve vatandaşlarının ülkeye dönmesini ister.

Yani bu noktalardan hareketle Suriye ve Türkiye’nin hedefleri aynıdır.

Uluslararası alanda durumu kabul söz konusudur.

Burada ne lazım biliyor musunuz?

Bir siyasi deha.

Bu siyasi deha bu yukarıda sayılan noktalardan hareketle Esad ile Türkiye’yi aynı tarafa çekerse, ortadoğunun ateşi düşer.

Hatta şöyle bile diyebiliriz: Bu siyasi deha şu anda o kadar gereklidir ki, Afrin’de bulunan Türk ordusu ile Afrin’in güney komşusu İdlib’de bulunan Suriye ordusunun karşı karşıya gelmesinin önlenmemesi iki ülke için de bir takım teröristler yüzünden kendini tehlikeye atmak anlamına gelir.

Suriye bize saldırmadı, ama biz Suriye’ye girdik. Evet çok haklı sebeplerimiz var, ama ülke onların. “Esad’a işbirliği teklif ettik ama o reddetti” demiş olsaydık bu laf bizim tezimizi desteklerdi (ve hakikaten işbirliği teklif etmiş olsaydık).

Bir de iç ve dış kamuoyunu haklı nedenlerimiz konusunda yeterince bilgilendirdik mi?

Övündüğümüz tarihimiz siyasi dehalarımıza sahip olabildiğimiz zamanlarda yazılmıştır.

 

 

About armadmin 9318 Artikel
Günlük olaylara toplum duyarlılığını yükseltebilmeyi umuyoruz.