anadoluverumelimedya.com

Nato

Nevra Ölçer / Anadolu ve Rumeli Medya

Reklam alanı

Aklıma gelmişken…

Son günlerde tek bir konuyu konuşuyoruz.

Nato’daki skandal konusu bu.

Bu konuda uzmanlar, siyasi partiler, yazarlar fikirlerini belirtiyorlar.

Bu gazetede de bu yorumların epey bir kısmı yer aldı.

İlk şok atlatıldıktan sonra genelde şu görüşler ortaya çıktı:

  • Bu bir skandaldır. Nato tarihinde daha önce böyle bir şey olmamıştır.
  • Bu tür konularda içerik çok önceden hazırlanır, bu tür bir olay oluşamaz bile.
  • Tatbikatlarda gerçek bir ülkenin ismi geçtiğini hiç görmedik, hep hayali ülke isimleri kullanılırdı, bu değişti mi?
  • Bir teknisyen canı istese bile böyle bir harekete girişemez. Bu yapılan büyük çaplı hazırlık gerektiren bir iş.

Yani sonuç olarak burada Nato prosedürlerinde olmayan bir durumla karşı karşıya olduğumuz konusunda herkes hemfikir olmuş gözüküyor.

Yanlış işler deyince aklıma başka bir konu geliyor. Burada bir noktalı virgül koyuyor ve bu diğer konuya geçiyorum.

Ülkemizde hukuk konusunda büyük üzüntüler yaşanıyor.

Hukuku korumak adına büyük mücadele veren gruplar ve siyasi partiler var.

Kendileri topun ucunda olmasalar da doğrunun yerini bulmasına sonunda herkesin ihtiyacı olduğunu belirterek ellerinden geleni yapıyorlar. Hatta halkın bazı kesimlerinin onay vermediği kişiler ceza aldıkları zaman bile “ben bunu sevmiyorum, tasvip etmiyorum” demeyip o kişiler için de hukukun doğru işletilmesi için mücadelelerini sürdürüyorlar. Yani doğru için savaşıyorlar. Herkesin doğrusu için.

Nato konusuna dönersek..

En son haziran ayında üye olan Karadağ ile birlikte 29 üye ülkesi olan Nato tatbikatında bu üyelerin hepsinin olduğunu düşünürsek, bu ülkelerden herhangi birinin Türkiye ile oluşan skandal konusunda sesini çıkarıp çıkarmadığı konusunu merak etmekteyim.

Eğer üyesi olduğunuz ittifakta bir üye ülkeye bu şekilde bir yanlışlık yapılıyorsa, bu ülkelerin birer birer seslerini çıkarmaları ve bu durumu oluşturan unsurların iyice araştırılmasını istemeleri gerektiğini düşünüyorum.

İçinde olduğunuz organizasyonda böyle bir skandal olabiliyorsa bu bütün ülkeler için bir tehdittir ve her birinin bu durumun araştırılması için önerge vermesi gerekir.

Sadece Nato’dan birilerinin “yanlışlık oldu, kusura bakmayın, o teknisyeni de kovduk zaten” türü bir yaklaşım 50 çalışanı olan bir firmadaki bir problem sonrası belki yeterli olur, ama bu durumda bunu böyle geçiştiremezsiniz.

Eğer üyelerin sesleri çıkmazsa, onları patrondan korkup da firmadaki bilinen yolsuzluğa ses çıkartmayan korkak memurlara benzetirim.

Kendi değerlendirmemi de bu ülkelerin davranışlarına göre belirlerim.

Bunun yolunu da belki de bizim deneyimli diplomatlarımız açmalıdırlar diye düşünüyorum.

Bu konu bağırarak çağırarak değil, diplomasi ile çözülmelidir. Ama muhakkak çözülmelidir.

 

 

 

 

About armadmin 9318 Artikel
Günlük olaylara toplum duyarlılığını yükseltebilmeyi umuyoruz.