anadoluverumelimedya.com

Kılıçdaroğlu’ndan uluslararası müdahale çağrısı

‘Dünya liberal olmayan halkçılar ve diktatörlerin yükselişini görüyor. Mücadele için yeni demokratik araçlar geliştirmeli ve uluslararası düzeyde paylaşmalıyız’

Reklam alanı

 

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, İngiliz Guardian gazetesi için “Türkiye’nin otoriter bir rejime sürüklenmesini durdurmak için yürüyoruz” başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Bugün 23. gününe giren Adalet Yürüyüşü‘nün amacını anlatan Kılıçdaroğlu, çarpıcı ifadeler kullandı.

‘TÜRKİYE ÖTESİNDE YANKI BULACAK…’

Yazısında Türkiye’ye ‘uluslararası müdahale’ çağrısı yapan Kılıçdaroğlu “Yürüyüşümüz, rejimin kurbanlarının bir çoğunu barındıran İstanbul’daki cezaevinin kapılarında sona erecek. Ancak umarız adalet için yeni bir toplumsal hareket, Türkiye sınırlarının ötesinde yankı bulacak bir hareket başlatacaktır” ifadelerini kullandı.

‘YENİ DEMOKRATİK ARAÇLAR…’

Kılıçdaroğlu’nun, Türkiye ve bölge ülkelerindeki mevcut durumu Batılı devletlerin istihbarat raporlarındaki ifadelerle tarif etmesi dikkat çekti, Bu bağlamda, ‘Liberal olmayan halkçılar’ şeklinde tarif ettiği sözde diktatörlerle mücadele için ‘yeni demokratik araçlar geliştirilmeli’ dedi.

Kılıçdaroğlu bu konuda şu ifadeleri kullandı:

“Yalnız değiliz. Dünya, aşırılık yanlısı ve liberal olmayan halkçılar ve diktatörlerin yükseldiğini görüyor… Diktatörler birbirlerinden öğreniyor. Demokrasilere karşı birlikte komplo kuruyor. Ülkelerini mahvettiler ve halklarını yurt dışına sığınmaya zorladılar. Liberal demokratlar [bu durumda] nasıl tepki vermeli? Liberal olmayan halkçıların ve yeni nesil diktatörlerin gücüyle mücadele etmek için yeni demokratik araçlar geliştirmeli ve bunları uluslararası düzeyde paylaşmalıyız…”

’15 TEMMUZ’DAN DAHA SİNSİ BİR DARBE…’

Kılıçdaroğlu yazısında 15 Temmuz’da yaşanan Amerikancı darbe girişimi ile hükümetin sonrasında uygulamaya koyduğu olağanüstü hal koşullarını da kıyaslamayı ihmal etmedi. Kılıçdaroğlu olağanüstü hal ilanının, ’15 Temmuz’daki darbeden daha sinsi olduğunu’ iddia etti.

Kılıçdaroğlu bu konuya ilişkin de şu değerlendirmeyi yaptı:

“Türkiye’de geçen Temmuz ayında bir darbe girişiminde bulunuldu. Ancak, ikinci ve daha sinsi bir darbe beş gün sonra, Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) hükümeti, hukuku ve parlamenter demokrasiyi askıya alarak olağanüstü hal ilan ettiğinde gerçekleşti.”
***

İşte Kılıçdaroğlu’nun kaleme aldığı yazıdan satırbaşları:

– Türkiye’de yaşayan herkes için adalet ve hukukun üstünlüğü talep ediyoruz. Politik görüşlerimiz ne olursa olsun, tek bir sebepte birleşiyoruz: Adalet.

– Türkiye’de geçen Temmuz ayında bir darbe girişiminde bulunuldu. Ancak, ikinci ve daha sinsi bir darbe beş gün sonra, Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) hükümeti, hukuku ve parlamenter demokrasiyi askıya alarak olağanüstü hal ilan ettiğinde gerçekleşti. O zamandan bu yana Türkiye kararnameler ile yönetiliyor. Hükümet, 105 bin memuru uygun bir açıklama yapılmaksızın görevden aldı. Çok sayıda akademisyen, gazeteci ve hatta parlamento üyeleri siyasi amaçlı suçlamalarla tutuklandı. Toplumumuzda korku hüküm sürmeye başladı.

‘MUHALİFLERE YER AÇMAK İÇİN SUÇLULAR SALINIYOR’

– Daha da kötüsü, hükümet Nisan ayında cumhurbaşkanına yeni yetkiler sağlamak için bir referandum düzenledi. Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı’nın (AGİT), referandumun haksız ve kanunsuzca yapıldığını ve Avrupa Konseyi tarafından belirlenen standartların altında olduğunu bildirmesine rağmen, AKP bunu otoriter bir tek adam rejimini pekiştirmek için kullandı ve olağanüstü hali kalıcı hale getirdi.

– Bağımsız ve tarafsız olmaya çalışan yargıçlar, ani şekilde meslekten men edilme ve cezai iddianameler ile karşı karşıya kalıyorlar. Rejime muhalif avukatlar tutuklanma ihtimaliyle karşı karşıya. Çarşamba günü, Uluslararası Af Örgütü Direktörü ve diğer önde gelen bazı insan hakları savunucuları sebepsiz yere gözaltına alındı. Hapishanelerimiz ağzına kadar doldu: Siyasi muhalifler ve gazetecilere yer açmak için suçlular erken salıveriliyor. Bireyler suçlanıyor veya soruşturma geçiriyorsa, aileleri de yasal haklarını kaybedebiliyor. Toplu cezalandırmalar yeniden ortaya çıktı. Bu kriz, öncelikle kendini korumak isteyen otoriter bir rejimtarafından yaratılan, cumhuriyet tarihimizde emsali olmayan bir krizdir.

‘YENİ NESİL DİKTATÖRLER’

– Yalnız değiliz. Dünya, aşırılık yanlısı ve liberal olmayan halkçılar ve diktatörlerin yükseldiğini görüyor… Diktatörler birbirlerinden öğreniyor. Demokrasilere karşı birlikte komplo kuruyor. Ülkelerini mahvettiler ve halklarını yurt dışına sığınmaya zorladılar. Liberal demokratlar [bu durumda] nasıl tepki vermeli? Liberal olmayan halkçıların ve yeni nesil diktatörlerin gücüyle mücadele etmek için yeni demokratik araçlar geliştirmeli ve bunları uluslararası düzeyde paylaşmalıyız.

– Yürüyüşümüz, rejimin kurbanlarının bir çoğunu barındıran İstanbul’daki cezaevinin kapılarında sona erecek. Ancak umarız adalet için yeni bir toplumsal hareket, Türkiye sınırlarının ötesinde yankı bulacak bir hareket başlatacaktır.

aydınlık

About armadmin 9319 Artikel
Günlük olaylara toplum duyarlılığını yükseltebilmeyi umuyoruz.