anadoluverumelimedya.com

Uzmanlar uyardı: NATO’nun Suriye’ye girmesi krizi büyütür

MUSTAFA KÖMÜŞ / Birgün

Reklam alanı

Prof. Dr. Ünal: NATO’nun koalisyona girmesi için bir neden yok. Girerse de ne Almanya ne de Norveç kara birliği olarak yer almaz. Bu olsa olsa Türkiye’yi NATO yoluyla Suriye’ye sokmak olur.

Doç. Dr. Doster: ABD emperyalizminin işgal aygıtı NATO, koalisyona katılarak imaj tazelemek istiyor. NATO girerse Suriye’yi mevcut halinden çok daha korkunç günler bekliyor olacak.

NATO’nun ABD’nin önderliğindeki IŞİD karşıtı koalisyona katılacağı açıklandı. Brüksel’de gerçekleştirilen NATO zirvesi öncesinde açıklanan karar tartışmalara yol açtı. NATO’nun daha önce müdahale ettiği Libya ve Yugoslavya’daki kirli sicili, benzer bir senaryonun Suriye’de de hayata geçirilmek istendiği sorularını gündeme getirdi. Uzmanlar NATO’nun koalisyona katılmasının ne anlama geldiğini, Rakka operasyonu öncesinde bu kararın zamanlamasını değerlendirdi. Atılım Üniversitesi’nden Prof. Dr. Hasan Ünal ve siyaset bilimci Doç. Dr. Barış Doster, NATO kararının yaşanan çıkmazı daha da derinleştireceğini kaydetti.

»NATO’nun IŞİD karşıtı koalisyona katılım kararı alması ne anlama geliyor?

Ünal: NATO’nun katılma kararı alması için Türkiye’nin de onayı gerekir. Türkiye üye bir devlet olarak bunu veto eder. Bence etmelidir de. NATO’nun IŞİD karşıtı koalisyona katılmasını gerektiren bir durum yok şu anda. Eğer sadece Amerika ve YPG’yle böyle bir operasyon yapılmaması gerektiği düşünülüyorsa, o zaman buradan Türkiye’nin çıkarı ne olur diye bakmak lazım. Türkiye’nin çıkarı bu işin içinde YPG’nin olmamasıdır. Eğer “YPG’yi çıkaralım, NATO’dan kara birlikleri oluşturalım” kararı alınırsa ve “Bunlarla IŞİD’in üstüne gidelim” deniliyorsa bu olabilir. Bu da tabii teorik bir şey. Ben örneğin ne Almanya’nın ne de Norveç’in bu koalisyonda kara birliği olarak yer alabileceğini düşünmüyorum. Bu olsa olsa Türkiye’yi NATO yoluyla Suriye’ye sokmak olur. Türkiye ise defalarca müzakerelerde YPG bu işe katılmazsa, Rakka operasyonunda yer alacağını söylemişti. Fakat ABD tarafından bu kabul görmüyor. Dolayısıyla ben bu çerçevede NATO kararı çıkacağını düşünmüyorum. Tabii bizim bilmediğimiz bir takım görüşmeler var ise durum başka bir şekilde ilerleyebilir.

Doster: NATO niye kurumsal kimliğiyle bu koalisyona geç katıldı. Şu sebeplerden: Zaten NATO üyeleri başta ABD ve İngiltere, bölgesel düzlemde Türkiye başta olmak üzere IŞİD karşıtı koalisyonun bir parçası oldular. NATO bu koalisyona kurumsal olarak katılarak imaj tazelemek istiyor. NATO, Soğuk Savaş’tan sonra işsiz kalmıştı, Varşova Paktı dağıldıktan sonra NATO’ya yeni bir düşman aranıyordu. NATO’da diyor ki: “Benim kurumsal kimliğimin devamını eleştirenler, karşı çıkanlar var. Aynı zamanda SSCB yıkıldı, Varşova Paktı dağıldı, Berlin Duvarı çöktü, Soğuk Savaş bitti, NATO’ya ne gerek var diyenler de var. Bunun önü alınmaya çalışılıyor. NATO küresel ölçekte terörün karşısında olduğunu göstermek, varlığına ihtiyaç olduğunu göstermek istiyor. Bu yüzden de koalisyona girdik denilmek isteniyor. NATO da düşmansız kalmadığını kendisini eleştirenlere, varlığını sorgulayanlara göstermek için bir imaj tazelemesi yapmaya çalışıyor. Yoksa hiçbir inandırıcılığı yoktur bu girişimin. Zaten ABD demek, NATO demektir. NATO ABD emperyalizminin işgal aygıtıdır. NATO’da ABD’ye rağmen bir karar çıkmaz. ABD dilediği zaman NATO’yu kendi projelerini hayata geçirmek için araç olarak kullanır. Kendi burnunu sokamadığı yerlere NATO şemsiyesiyle giriyor. Baltık Cumhuriyetlerine NATO kılıfıyla yanaşıyor, oralarda NATO tatbikatları yapıyor.

»NATO’nun koalisyona katılma kararı alması Rakka operasyonu sonrasında bir dizayn planı olabilir mi?

Ünal: Rakka operasyonu tamamlandıktan sonra YPG’nin orada kendi yönetimini kurmasını engellemek için yine asker gönderme anlamında böyle bir şey olabilir. Fakat ABD’nin böyle bir fikri var mı onu da bilmiyorum. ABD’nin şu anki politikası orada YPG’nin yönetimini sağlamlaştırmak yönünde. Dolayısıyla pratik olarak bana pek mantıklı gelmiyor.

Doster: Rakka harekâtından önce Suriye şekillendirilmeye başlandı. Onun için Rakka operasyonunun sonucunu beklemeye gerek yok. Şu anda Türkiye’nin sınırında ABD var, Rusya var, PYD var bir de İran’ın rejim üzerinden bir nüfuzu var. Bunu dikkate aldığımızda Rakka harekâtından evvel şekillendirilmeye başlanan Suriye sahası Rakka harekâtından sonra da şekillendirilmeye devam edecektir. Şu anda Suriye’de Rusya nüfuz sahibi, Irak’ta ABD nüfuz sahibi. İki büyük güç böyle bir iş bölümü yaptılar gibi bir fotoğraf söz konusu. Ben ABD ve Rusya’nın Suriye’de stratejik düzlemde örtüşmeseler dahi kimi taktik konularda ikisinin uzlaştıklarını düşünüyorum. Misal; her ikisi de PYD’yi destekliyor.

»NATO daha önce Yugoslavya’ya ve yakın zamanda da Libya’ya müdahale etti. Yugoslavya birçok parçaya bölündü, Libya da benzer durumda. Suriye’de de böyle gelişmeler olabilir mi?

Ünal: Suriye zaten o yolda ilerliyor. Bunun için NATO’nun müdahalesine gerek yok. Suriye zaten hızla bölünmeye doğru gidiyor. Bölünmeyi hızlandıran olayların müsebbibi bir taraftan ABD ve YPG, öbür taraftan da Türkiye’nin bizzat kendisi. Türkiye bu politikayla Suriye’yi bölünmeye zorluyor. Çünkü Suriye’nin meşru hükümetiyle işbirliği yapmamakta ısrar ediyor ve bunu bir takıntı haline getirmiş durumda. Bunun Türkiye’nin dış politika çıkarlarına hizmet eden bir tarafı da yok.

Doster: ABD emperyalizminin işgal aygıtı olan NATO, ABD’nin şemsiyesi olarak giriyorsa, orası mevcut halinden çok daha korkunç günlere gebedir. Maalesef mevcut durumundan çok daha korkunç günlere gelecektir demektir.

»NATO’nun koalisyona katılmasıyla Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) bu koalisyona katılmasının önü açılabilir mi?

Ünal: TSK’nın oraya girebilmesi için ABD’yle Türkiye arasında bir mutabakat lazım. NATO kendi kendine karar alan bağımsız bir örgüt değil. Orada Türkiye’nin veto hakkı olduğu gibi ABD’nin de bir veto hakkı var. Dolayısıyla NATO’nun ne yapacağı konusunda ABD’yle Türkiye arasında bir ön uzlaşma gerekir. Türkiye ile ABD uzlaşırsa, NATO’nun ne tür bir operasyon yapacağını, siyasi amacının ne olacağını belirlerse yapılabilir. Ancak ben şu an buna uygun bir siyasi ortam oluştuğu kanaatinde değilim. Çünkü ABD, YPG’yi o bölgeye egemen kılmakta kararlı görünüyor. Türkiye ile ilişkilerine zarar vermesini de göze alarak bunu yapıyor. Türkiye de bunu kabul etmeyeceğini ısrarla söylüyor. Dolayısıyla iki tarafı bir araya getirecek sihirli bir NATO formülü bulunabilir mi, bilemiyorum.

Doster: ABD Rakka’nın IŞİD için ne kadar önemli olduğunu, IŞİD’in oraya ne kadar büyük yığınak yaptığını, ne kadar orada direneceğini ve mukavemet edeceğini biliyor. Bu bağlamda ABD kendi imkân ve kabiliyetine ilaveten PYD’nin tamamen yeterli olmayacağını, muhakkak sahada TSK’nın olması gerektiğini de biliyor. Ama Türkiye’nin bu konuda bir rezervi var. Diyor ki: “Ya benimle hareket et, ya da ben PYD’yle aynı fotoğraf karesine girmem.” Bana kalırsa ABD bu operasyonun son dakikasına kadar Türkiye’yi ikna etmek için çabalayacak. Türkiye de kendi tezinde ısrar edecektir. Ama ABD kendi tercihi açısından Türkiye’nin bu operasyonda kendisiyle yan yana görmek ister.

About armadmin 9319 Artikel
Günlük olaylara toplum duyarlılığını yükseltebilmeyi umuyoruz.