anadoluverumelimedya.com

Bakan Çavuşoğlu: Almanya’da 4 bin 500 terörist var demektir

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, AlmanyaFederal Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Frank Walter Steinmeier ile bir araya geldi.
Bakan Çavuşoğlu’nun Bakanlıktaki makamında gerçekleşen görüşmenin ardından heyetler arası görüşmeye geçildi. İki bakan görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

Reklam alanı

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, toplantıda yaptığı konuşmada konuk bakan ile ikili ilişkiler, Türkiye-AB ilişkileri ve bazı  bölgesel konuları değerlendirme fırsatı bulduklarını dile getiren Çavuşoğlu,  Almanya ile ilişkilere çok önem verdiklerini ve Türkiye ile Almanya’nın  Avrupa’nın en önemli ülkelerinden olduğunu söyledi.  Almanya’nın Türkiye’nin birinci ticaret ortağı olmasının tesadüf  olmadığını ifade eden Çavuşoğlu, bunun ekonomik ilişkilere verilen önemi  gösterdiğini anlattı. Çavuşoğlu, iki ülkenin siyasi ilişkileri ve özellikle  istişare mekanizmalarını bugüne kadar çok güzel işlettiğini ve bundan sonraki  dönemde de sürdürmekte kararlı olduğunu vurguladı.

Avrupa için Almanya’nın oynadığı rolü takdirle karşıladıklarına ve  Türkiye’nin de Avrupa kurumlarına hiçbir zaman yük olmadığına işaret eden  Çavuşoğlu, Avrupa’nın ortak geleceğinin herkesi ilgilendirdiğine dikkati çekti. Çavuşoğlu, Almanya ile birlikte terörizme karşı ciddi mücadele  verdiklerini, İncirlik’te Almanya’nın uçaklarının özellikle hava operasyonlarına  katkı sağladığını hatırlattı. Sadece DEAŞ’a karşı değil bölgedeki tehditlere  karşı ortak mücadele verdiklerini ifade eden Çavuşoğlu, NATO’nun da iki önemli  müttefiki olduklarını belirtti.  İki ülkenin kendi arasındaki ilişkilerde de aynı saygıyı göstermek  durumunda olduğunu dile getiren Çavuşoğlu, şöyle devam etti:  “Bizim Avrupa ülkelerinden ve Almanya’dan beklentilerimiz şudur:  Farklılıklarımız olabilir, değişik görüşlerimiz olabilir ama Türkiye’yi eşit bir  ortak olarak görmek durumundasınız. Eğer bizimle ilişkilerinizi her alanda iyiye  götürmek istiyorsanız Türkiye’yi ikinci sınıf bir ülke gibi değil eşit bir ortak  olarak görmek durumundasınız, çünkü biz öyle görüyoruz ortaklarımızı. Hiçbir  ülkeye tepeden bakmıyoruz, üst perdeden bakmıyoruz. İlişkilerimizin sorunlu  zamanlarda bile geliştirmek için çaba sarfediyoruz.”

Bakan Çavuşoğlu, Alman parlamentosunun sözde soykırımla ilgili aldığı  karardan sonra ilişkilerde bir durgunluk olduğunu fakat Alman hükümetinin daha  sonra yaptığı açıklamadan sonra ilişkileri tekrar rayına koymak için karşılıklı  çaba sarfettiklerini ve bunun da karşılık bulduğunu anlattı. Karşılıklı açıklamalar yerine özellikle anlamlı diyalog ve işbirliğini  tercih ettiklerini dile getiren Çavuşoğlu, ne olup bittiğini anlamadan yapılan  açıklamaların ilişkilere zarar verdiğinin altını çizdi.

“Almanya’dan beklentilerimiz var. Her şeyden önce PKK teröristlerinin  Almanya’da yaygın bir şekilde dolaşmasını arzu etmeyiz.” diyen Çavuşoğlu, ayrıca  darbe girişiminden sonra Fetullahçı Terör Örgütü’yle (FETÖ) bağlantılı kişilerin  ve DHKP-C gibi bazı teröristlerin Almanya ve Avrupa ülkelerinde özgürce  faaliyetlerini sürdürdüğünü ifade etti.  Farklı görüşleri olsa da özellike terör konusunda samimi işbirliği  yapmak gerektiğini söyleyen Çavuşoğlu, karşılıklı saygı ve işbirliği anlayışıyla  ilişkileri daha da ileriye götürmeye yönelik inancını dile getirdi.

Türkiye-AB ilişkilerinde Almanya’nın daha yapıcı katkısını  beklediklerini kaydeden Çavuşoğlu, şunları söyledi:   “Steinmeier’in dünkü dışişleri bakanları konsey toplantısında tutumu  takdire şayandır. Türkiye’nin önemini en iyi şekilde burada anlatmıştır, zorlu  günlere rağmen, yaşanan bazı sorunlara ve güven bunalımına rağmen bunu anlatması  çok önemli. Biz hiçbir zaman AB’ye ihtiyaç duymadığımızı söylemedik. Türkiye’nin  AB’ye ihtiyacı var, AB’nin de Türkiye’ye ihtiyacı var ama AB’nin sık sık  Türkiye’ye olan ihtiyacını unuttuğunu ve inkar ettiğini görüyoruz. Son zamanlarda  bazı AB üyelerinin dışişleri bakanlarının ya da yöneticilerinin Türkiye ile AB  ilişkilerinin durdurulması yönündeki görüşleri gerçekten Türkiye’de ve Türk  halkında çok ciddi bir tepkiye yol açmaktadır. Türk halkının bizden isteği,  ‘Onlar bu adımları atacağına siz bu müzakereleri durdurun’ diye sürekli baskı  yapıyorlar. Biz bu zorlu süreci ancak birlikte, karşılıklı güvene dayalı  adımlarla aşabiliriz. Bizim AB ile durup dururken niye problemimiz olsun. O  sebeple AB’nin en önemli üyesi Almanya’nın da buradaki rolü çok önemlidir.  Özellikle göç konusu gibi birçok zorlu konularda oynadığı rolü de takdir ve  teşekkür ediyoruz. Ben inanıyorum, bu ziyaret ilişkilerin tekrar eski günler ve  daha ötesine gitmesinde dönüm noktası olacaktır.”

TÜRKİYE AB İLE MÜZKERELERE HALA İLGİ DUYUYOR MU?

Bakan Çavuşoğlu, bir basın mensubunun “Türkiye, AB ile üyelik  müzakerelerine hala ilgi duyuyor mu?” sorusuna karşılık, Türkiye’deki darbe  girişiminden sonra 246 vatandaşın şehit edildiğini, 2 bin 194 vatandaşın çok  ciddi bir şekilde yaralandığını ve bunu yapanların belli olduğunu söyledi. Halkın bu darbecilerin ne yaptığını görmesi sebebiyle doğal olarak bu  kişilerin idam edilmesini istediğini ifade eden Çavuşoğlu, Cumhurbaşkanı Recep  Tayyip Erdoğan’ın da bu talebin adresinin TBMM olduğunu söylediğini hatırlattı.Çavuşoğlu, Avrupa’nın halkın bu duygusunu anlamak yerine tehditkar  açıklamalarda bulunmasına ilişkin de “Bunun tutuklanması gerektiğine dair,  darbeye karıştığına dair yargının bize söylediği, ellerinde delil var. Senin  tutuklanmaması gerektiğine dair elinde bilgi varsa bunu bizimle paylaş, yargıya  verelim ilave bir belge olarak. ‘Bu asker niye tutuklandı’ dersen, o zaman ‘Türk  halkı da darbeyi kimin desteklediğini görüyorsunuz’ diyor.” şeklinde konuştu.

İfade özgürlüğüne yönelik eleştirileri de değerlendiren Mevlüt  Çavuşoğlu, “Bir gazeteci kimliği var diye eğer bu kişi casusluk yaptıysa,  yargılandıysa ve ceza aldıysa bunu bir kahraman gibi, bunu bir sadece  gazeteci  ve  ifade özgürlüğü engellenmiş bir kişi gibi Almanya en üst düzeyde bunu kabul  ederse elbette o zaman Cumhurbaşkanımız da biz de tepki gösteririz. Bu kişinin  suçlu olmadığına dair senin elinde bilgi varsa ver bana ama benim elimde bu  kişinin suçlu olduğuna dair belge var. Yargı açısından söylüyorum bunu.” görüşünü  dile getirdi.  Çavuşoğlu, bunun iki dost ve müttefik ülkeye yakışmayacağını anlattı.  Çavuşoğlu, Almanya’daki en az 4 bin 500 PKK’lı terörist ile ilgili  davaların nasıl sonuçlandığını bilmediklerini, iadesini istedikleri PKK’lılardan  bugüne kadar sadece 3’ünün verildiğini söyledi.    Bakan Çavuşoğlu, şunları kaydetti:  “Referandum konusuna gelince, bizim tepkimiz şu; Her gün bir ülkenin  dışişleri bakanı kalkıyor kendi başına, burada konsensus lazım, yok Türkiye’yi  atalım, şudur budur… Sen kimsin de Türkiye’yi atıyorsun. Bir kere senin böyle  bir karar verme yetkin yok. Burda konsensus lazım. Biz de diyoruz ki biz bu  muameleyi hak etmiyoruz. Dolayısıyla bu kararı halkımıza sorarız, halkımız karar  verir. Yani iki de bir böyle Türkiye’yi aşağılayıcı tutumlardan biz artık bıktık,  gerçekten bıktık.  Kriterler belli tamam, herkes için belli ama bizim şikayet ettiğimiz  ikiyüzlülük ve çifte standart. Objektif kriterlerden, bizim de yerine getirmeyi  vadettiğimiz kriterlerden bir şikayetimiz yok bizim. Her türlü faslı açarız,  müzakere ederiz, kapanış, açılış kriterleri. Bunlar tamam…”  Bakan Çavuşoğlu, Türkiye’de yüzbinlerce sivil toplum örgütleri  olduğunu ve çıkarılan yasalarla bu örgütlerin her türlü hakkını özgürce  kullandığını sözlerine ekledi.

TÜRKİYE’NİN AB ÜYELİK MÜZAKERELİRİNİN DURDURULMASINA KARŞIYIM’

Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier,  Türkiye-Avrupa Birliği (AB) müzakerelerine ilişkin, “Müzakerelerin  sürdürülmemesinin daha uygun olacağını savunanlar var. Ben farklı bir fikir  savunuyorum ve bunu da ifade ettim. Bence bu, Türkiye’de verilmesi gereken bir  karar.” dedi.  Steinmeier, Ankara’ya yeniden gelmekten ve doğrudan diyalog  kurulmasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek “Geçen aylarda kameralar ve  mikrofonlar aracılığıyla birbirimiz hakkında çok konuştuk. Fakat anlatılan  olaylara baktığımızda birbirimize karşı açık ve dürüst olmamız gerektiğini  düşünüyorum.” diye konuştu.   Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz’daki darbe girişimini  şiddetle kınadıklarını belirten Steinmeier, hayatını kaybedenlerin yakınlarına  başsağlığı diledi ve acılarını paylaştıklarını söyledi.  Steinmeier, “Bu zor gecede sokağa çıkanlara büyük sempati duyuyoruz.  Bu ülkenin demokratik kurumlarını savunanlara olan desteğimizi de teyit etmek  istiyorum. Demokratik kurumları savunanların yanındayız.” ifadesini kullandı.   Bakan Çavuşoğlu ile uzun ve açık bir görüşme gerçekleştirdiklerini  belirten Steinmeier, görüşmede Türkiye-AB ilişkileri, bölgedeki durum ve ortak  projelerin ele alındığını kaydetti. Steinmeier, “Bu tek taraflı bir ilişki değil,  birbirimize ihtiyacımız olduğunu düşünürsek, sorunları çözebiliriz. Sadece  ekonomik olarak değil, siyasi olarak da birbirimize ihtiyacımız var.” dedi.  Almanya ve Türkiye arasındaki ailevi ve kültürel bağların 100 yıllık  geçmişe dayandığını ve ülkesinde 3,5 milyon Türk kökenli kişinin yaşadığını  söyleyen Steinmeier, bu derin ilişkilerin tehlikeye atılmaması gerektiğini ve iki  ülke arasındaki açık ve dürüst diyaloğun çok önemli olduğunu vurguladı. Dünyanın çok zor bir dönemden geçtiğini ve ne zaman düzeleceğini  bilmediklerini ifade eden Steinmeier, NATO müttefiki Türkiye’nin yaşanan  çalkantılı gelişmelerden çok yakından etkilendiğini belirtti. Steinmeier, Türkiye ve Almanya’nın Suriye’deki soruna siyasi çözüm  bulunması gerektiği konusunda hemfikir olduğunun altını çizerek “Teröre karşı  omuz omuza mücadele ediyoruz. Hem DEAŞ hem PKK konusunda.” diye konuştu.

ALMAN VEKİLLERİN İNCİRLİK ZİYARETİ 

Almanya Federal Parlamentosunun İncirlik’teki Alman askerinin  mevcudiyetini onayladığını hatırlatan Steinmeier, operasyonların İncirlik’ten  hareket ederek yapılmasının son derece önemli olduğuna dikkati çekti.Steinmeier, Alman parlamenterlerin İncirlik’teki Alman askerlerini  ziyaret etmelerinin kendileri açısından son derece önemli ve doğal olduğunu ifade  ederek bu görev hakkında karar verecek olan parlamentonun oradaki çalışma  koşullarını bizzat yerinde görmesi  gerektiğini belirtti. Darbe girişiminin ardından Türkiye’de meydana gelen gelişmeler ve  olaylarla ilgili Almanya’nın endişeleri hakkında Çavuşoğlu’na bilgi verdiğini  söyleyen Steinmeier,  görüş alışverişinde bulunduklarını belirtti. Steinmeier, “Ben şunu rica ediyorum; bunun bir tepeden bakarak ders  verme olarak algılanmamasını, Türkiye’nin egemenliğine saygısızlık olarak  algılanmamasını rica ediyorum.” dedi.

TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ 

Steinmeier, dün kendisinin de katıldığı AB Dışişleri Bakanları  Toplantısı’nda Türkiye-AB ilişkilerinin ele alındığını hatırlatarak  “Müzakerelerin sürdürülmemesinin daha uygun olacağını savunanlar var. Ben farklı  bir fikir savunuyorum ve bunu da ifade ettim. Bence bu, Türkiye’de verilmesi  gereken bir karar.” ifadesini kullandı.

Avrupa’ya yakınlaşma kriterlerinin açık olduğunu vurgulayan  Steinmeier, Türkiye’nin AB’ye yakınlaşma ya da AB’den uzaklaşma kararının  herhangi bir AB başkentinde değil, Türkiye’de verilmesi gereken bir karar  olduğunu belirtti. Bakan Çavuşoğlu ile bugünkü görüşmesinin kolay geçmediğini söyleyen  Steinmeier, Çavuşoğlu’nun görüşmede açık ve dürüst olmasından ötürü duyduğu  memnuniyeti dile getirerek teşekkürlerini iletti.  Steinmeier, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamalarının  ardından bugün kendisiyle ilk kez görüşme fırsatı bulacağını dile getirdi.  Konuk bakan, “Almanya’nın teröristler için güvenli bir liman olması  iddiasını bizim anlamamız mümkün değil” diyerek PKK’nın Almanya’da bir terörist  örgüt olarak yasaklandığını, kanıtlar olduğunda hem soruşturma açıldığını hem de  hüküm giyen kişiler olduğunu ifade etti.  Terörün her türünü kınadıklarını dile getiren Steinmeier, siyasi  çözümlerin olması gerektiğini, sadece askeri önlemlerle terörün yok  edilemeyeceğini söyledi. Steinmeier, şöyle devam etti:  “Siyasi bir sürece yeniden başlanması gerektiğini ifade ediyoruz ve  bunun için PKK’nın silahlı mücadeleden vazgeçip silahlarını teslim etmesi  gerekir. PKK’nın terör faaliyetleri konusunda Almanya’da yasalarımıza göre takip  ediyoruz ve 4 bin civarında soruşturma ve birçok yargılama oldu. 4 binden fazla  Türkiye’den dosya geldiği konusunda herhangi bir bilgim yok. Bunu teyit  edemeyeceğim.”   Almanya ve Türkiye arasında çok yoğun ilişkiler bulunduğunu anlatan  Steinmeier, “Sivil toplum örgütlerinin hemen hemen çoğu bize, özellikle zor  dönemlerde ilişkilerin kesilmemesi gerektiğini söylüyorlar.” dedi.

milliyet

 

About armadmin 9318 Artikel
Günlük olaylara toplum duyarlılığını yükseltebilmeyi umuyoruz.