anadoluverumelimedya.com

Anıtkabir’de Halı Saha ve Süleyman Paşa

Nevra Ölçer / Anadolu ve Rumeli Medya

Reklam alanı

 

Ordumuz. Kara kuvvetlerimiz. Gururumuz.

Bugün (teyid edilmemiş) bir haber vardı. Kara Kuvvetlerinin logosundaki M.Ö. 209 ibaresinin neden kaldırıldığı soruluyordu. Onu kim kaldırdı, tekrar yerine koyun deniyordu.

Yerinde ya da değil, bir gerçek ortada: Ordumuz binyılların ordusu.

Peki bu binyıllarda ordumuz nasıl yönetildi? Her zaman kuvvetli miydik, kimlerin zamanında savaşları kazandık, kimlerin zamanında kazanmadık? Ne zaman büyüdük, ne zaman küçüldük?

Yakın tarih, yani Osmanlı’ya bakarsak.. Kuruluş, Büyüme, Duraklama ve Gerileme devirleri..

Ben büyük bir merakla tarih okurken, ve de en müthiş olarak algıladığım devir olan 1900 leri araştırırken bir şey merak etmiştim. Sürekli yenilen ordu ne olmuştu, nasıl olmuştu da Kurtuluş Savaşı’nı yapabilmişti?

Ordunun en temel gücü askeri okullardı. Ancak 1900 lü yıllarda mezun olanlar Kurtuluş Savaşı’nı başlatan ve başaranlar oldular. 1873 yılında Askeri Okullar Nazırı olan Süleyman Paşa bu okulları getirdiği ileri seviye ile efsaneleşmiştir. Bu okulların getirildiği seviye, Kurtuluş Savaşı kahramanlarını yaratmıştır. Balkan Savaşı sonrası Enver Paşa’nın ordudan alaylıları elemesi ile ordu ayrıca güçlenmiştir. Yani askeri okullardan mezun olmayan yönetim kadrosu yerini okullulara bırakmıştır. (Askeri okulların kapatılması konusundaki Ohal kararının bir an evvel düzeltilmesini bekliyoruz. )

Tarihimizde asker çoktur. Ülkenin geleceğini şekillendiren asker, her zaman sayıca bol olmuş olan düşmanı püskürten asker olmuştur ve olmak durumundadır.

Nasıl savaşıldığını bilmek iyi asker olmak için yeterli değildir. Strateji oluşturmak, zamanın gerekliliklerini bilmek ve geleceği öngörebilmek iyi asker olmak için elzemdir. Kurmay subaylardan bu konularda uzman olmaları beklenir.

Akademiye sızmış olan, çalıntı sorularla bir yerlere gelmeyi başarmış olanlar, bir ülkenin ihtiyacı olan stratejistler değillerdir.

Son duruma gelirsek.. Psikolojiden anlayan, halka orduyu sevdiren politikalar uzmanlarca oluşturulmak durumundadır. Anıtkabir’e yapılan çocuk parkı, çocukları bile sinirlendirmiştir. Bu fikri geliştirenler halkın psikolojisinden anlamayan birileridir. Bu da kuvvetli bir orduda olması gereken bazı özelliklere bu kurumun bazı kademelerinde sahip olunmadığı anlamına gelmektedir ne yazık ki.

Ülkenin kurucusunun kabrine halı saha yapmak. Sorumlu kim? Kimler bunlar? Kimlerden bunlar?

Fetö denerek bir sürü kişinin işine son verildi. Bu olayın arkasında Fetöcüler mi var? Başka türlü bir şey olabilir mi? Nasıl oluyor da, bu fark edilmiyor?

Anıtkabir yönetmeliğinde kabir sahasının içine bu tip yapılar yapılabilir diye bir madde mi var? Olabilir mi? Olamaz. O zaman bu net bir suç.

Ve biz çok ama, çok bıktık, gevşek, yanar döner tavırlardan, konuşmalardan, hareketlerden.

Eğer adam gibi bu konuları yönetemiyorsanız, her kimseniz, sizi istemiyoruz.

Sokaklarda her yerde Atamızın “Hakimiyet Milletindir” yazısının hakkının verilerek , milletin hiç istemediklerini ona dayatma politikalarından vaz geçilmesini istiyoruz.

Bir soruşturma komisyonu kurulmasını, suçluların tespit, teşhir ve cezalandırılmalarını, ve yapılan bu münasebetsizliğin düzeltilmesini ve o alanın eski haline döndürülmesini, hem de ivedilikle, talep ediyoruz.

 

 

 

About armadmin 9318 Artikel
Günlük olaylara toplum duyarlılığını yükseltebilmeyi umuyoruz.