anadoluverumelimedya.com

Siyasi Vesayet

Nevra Ölçer / Anadolu ve Rumeli Medya

Reklam alanı

CM3L8125-yeni2-ld

Bu haber başlığı size ne düşündürüyor?

Vesayet ne demek, hatırlayalım:

“Vesayet, medeni haklarını kullanamayan bir kimsenin sahip olduğu hakları ondan alarak onun adına kullanmak anlamındadır.” (http://nediro.co/)

Son yılların, ya da son ayların gündem başlıklarına bakalım: Işid, diploma, Gezi, yaptırılmaması için mücadele verilen kurultay, taciz, tecavüz, Ensar, aile bakanı, yeni bakanlar, damat, şehitler, Albay, “seni başkan yaptırmayacağız” diye bağıran Kılıçdaroğlu, aynı şekilde bağırmış olan, ama sonra Akp ile fikir yakınlığı oluşturan Hdp, dokunulmazlıklar, çevre katliamları, v.s.

Bu sayılan konu ve olayların hiç biri bir ülke siyaseti için normal değil. Hiç biri.

Halk mutsuz, mücadele etmeye çalışıyor, ağaçları, işini, maaşını, eğitim hakkını, sularını, okullarını, öğretmenlerini, askerlerini, çocuklarını korumaya çalışıyor. O kadar çok şeyi korumaya çalışıyor ki, gündemi bile tam takip etmeyi başaramıyor. Algı yönetimleri de insanları serseme çeviriyor. Birileri bulutları zehirliyor, kafası ya hiç işlememiş olan, ya da işlememeye başlamış olanlar kadınları öldürüyor, çocuklara saldırıyor, bir de üstelik bunu savunma arsızlığına kalkışıyorlar.

Bütün bu saydıklarımız nedir? Çok net bir yönetim zafiyetinin bir ülkeyi getirmiş olduğu durumdur.

Dış ülkeler bu durumu çok yakından takip ediyorlar, dış basında bu konularda kapsamlı yazılar çıkıyor, Rus uçağı gibi sorunlu konular nedeni ile diplomasi kırılgan hale geliyor. Bütün bunlar göz göre göre oluyor.

Sonuç? “Avrupa Konseyi’nde Türkiye’nin siyasi denetime alınması için verilen bir önerge son anda reddedildi.(Haberler)”  Bu nedir, farkında mısınız? Siyasi vesayet?

Balkan Savaşları öncesi dış ülkelerin önce Osmanlı’ya vali tayin ettiğini, sonra o bölgelerin bağımsızlığını elde ettiğini unutan var mı? Bunun bir süreç olduğunu, o yola girildi mi, çıkılamadığını yakın tarihimizde, en son olarak da Balkanlarda çok net olarak yaşadık ve gördük mü, görmedik mi?

Avrupa Konseyi böyle bir karar alsaydı, bunu nasıl uygulardı, bu çok net değil, ancak, yaptırımları olacak bir adım olacağı da kesin.

Cumhuriyetimizin getirildiği durumu yukarıda saydığım sonsuz berbat başlıklar arasında kaybolarak fark bile etmememiz durumu mudur bu?

Siyasi vesayet! Bu düşünceye gelenlerin neden geldiği belli, bizim artık ne yapacağımız da belli olmak durumunda.

 

Bahis konusu haber:

Oylama son anda reddedildi, Türkiye direkten döndü

Ankara ile Avrupa arasında Avrupa Konseyi cephesinde siyasi bir krizin eşiğinden dönüldü. Avrupa Konseyi’nde Türkiye’nin siyasi denetime alınması için verilen bir önerge son anda reddedildi.

“Deutsche Welle Türkçe’nin haberine göre, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) tarafından hazırlanan “Türkiye’de Demokratik Kurumların İşleyişi” başlıklı rapor ve karar tasarısına, Türkiye’nin siyasi denetime alınması için verilen bir önerge son anda reddedildi. Önergenin kabulü halinde Ankara’nın AKPM’deki heyetini çekmesi ve böylelikle Türkiye’nin, üyesi olduğu Avrupa Konseyi ile derin bir krize girmesi gündemdeydi.

KABUL EDİLEN KARAR

AKPM’nin Türkiye raportörleri, Norveçli parlamenter Ingebjorg Godskesen ve Sırp parlamenter Nataşa Vuçkoviç tarafından hazırlanan rapor ve beraberindeki karar metninde, son zamanlardaki siyasi gelişmelerden ötürü Türkiye’nin, Avrupa Konseyi üyeliğinden kaynaklanan siyasi ve hukuki yükümlülüklerini yerine getiremez bir ülke haline geldiği ve demokratik kurumların işleyişini tehdit ettiği mesajı veriliyor.

24’E KARŞI 96 OYLA ONAYLANDI

AKPM’nin Strasbourg’daki genel kurulunda tartışılan karar tasarısı 24’e karşı 96 oyla kabul edildi, oylamada 10 parlamenter de çekimser kaldı. Oylama sırasında AKPM’nin AK Partili üyeleri tarafından sunulan değişiklik önergelerinin hiçbiri kabul görmedi.

Karar metninde büyük ölçüde Güneydoğu’da terörle mücadele, milletvekili dokunulmazlığı, basın özgürlüğü ve hukuk devleti konuları ön plana çıkarıldı. Türkiye’de son zamanlarda ifade ve medya özgürlükleriyle ilgili gelişmeler, hukuk devletinin erozyona uğraması, insan hakkı ihlalleri ve Güneydoğu’daki terörle mücadele operasyonlarının “demokratik kurumların işleyişi” konusunda ciddi şüpheler uyandırdığı not edildi. Kararda, “Dört bakan ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oğlu hakkındaki 17-25 Aralık 2013 tarihli yolsuzluk iddiaları ulusal politik süreçlerle ilgili değişikliklerin başlangıç noktası oldu” ifadesine yer verildi.” (cumhuriyet)

About armadmin 9318 Artikel
Günlük olaylara toplum duyarlılığını yükseltebilmeyi umuyoruz.