anadoluverumelimedya.com

İki Eski Lise

İstanbul Erkek Lisesi

Reklam alanı

1884 yılında Numune-i Terakki ismi ile kuruldu.

1909 İstanbul Leyli İdadisi
1910 İstanbul Lisesi
1913 İstanbul Sultanisi
1923 İstanbul Erkek Lisesi

1982 İstanbul Lisesi

ismini aldı. (vikipedi)

Galatasaray Lisesi

II. Bayezid, 1481 yılında Galata Sarayı Hümayûn Mektebi adında bir okul kurarak Osmanlı saray eğitiminin önemli bir parçasını oluşturdu. Kurum enderûna üst düzeyde eğitimli görevli yetiştirdiğinden, Mekteb-i Sultanî ve Galata Sarayı Ocağı gibi adlara da sahiptir.

1675 yılına gelindiğinde, ocaktaki iç oğlanlardan yeteneklileri saraya alınmaya başlanırken, diğerleri süvari bölüklerine dağıtılmaya başlanır ve kurum on yıllığına tasfiye edilir. 1715 yılında yeniden açılan ocak, tekrar acemi oğlanların eğitimini üstlenir. 1820 yılına dek Osmanlı’nın en önemli kurumlarından biri olan Galata Sarayı Ocağı, bu yıldan sonra Tıbbiye ve kışla olarak kullanılır.

Osmanlı Devleti‘nin etkin olacağı batılı bir kurum yaratmak amacı doğrultusunda 1 Eylül 1868’de Abdülaziz‘in katıldığı bir törenle Mekteb-i Sultanî adıyla kurum yeniden faaliyete geçer. (vikipedi)

İstanbul Erkek Lisesi ve Galatasaray lisesi ülkemizin en saygın ve eski okullarının başında gelen liseler.

Her iki lisede de zamanının en iyi öğretmenleri görev yaptı. Ülke gençliği en iyi şekilde bu Türk okullarında hayata hazırlandı.

Reşat Nuri Güntekin, Cahit Sıtkı Tarancı, Cemal Reşit Rey, Abdi İpekçi, Ali Sami Yen, Metin Toker, Haldun Dormen, Fikret Mualla, Aydemir Akbaş, Orhan ve Doğan Koloğlu Galatasaray Lisesi’nin ünlü mezunlardan sadece bir kaçı.

Sait Faik Abasıyanık, Feridun Sinirlioğlu, Necmettin Erbakan, Mesut Yılmaz, Şener Şen, Münir Özkul da İstanbul Erkek Lisesi’nin ünlü mezunlarından bazıları.

Bu iki lise son günlerde öğrenci protestoları ile gündeme geldi. İstanbul Erkek Lisesi öğrencileri mezuniyet töreninde yandaş dedikleri müdür konuşma yaparken sırtlarını döndüler.

Galatasaray Lisesi öğrencileri de “yandaş olmayan müdür aranıyor” diyerek ilan dağıttılar.

Eğitim ile alakalı haberleri takip edenler, ve belki de hatta etmeyenler, ülkenin nasıl bir girdaba götürüldüğünü görüyorlar. “Halk istiyor” iddiası ile yeni imam hatip okulları açılıyor, var olan okullar imam hatibe dönüştürülüyor. Veliler her yerde “okulumuza dokunmayın” diyerek imza topluyorlar.

4+4+4 adı verilen bir sistem ortaya çıkarılıyor. Onbinlerce kız okulu bu sisteme geçişten sonra terk ediyor.

1.5 milyon imam hatip öğrencisi olduğu söyleniyor. Bunların büyük kısmı kız öğrenciler. Bu gençlerin bir meslek öğrenmeleri engellenerek hem bu öğrenciler mağdur ediliyor, hem de ülkede ihtiyaca cevap verecek meslek uzmanları yetişemediği için ülke mağdur oluyor.

Bütün bu kargaşalığın içinde iki tarihi lisenin öğrencileri ortaya çıkıyor ve “bir şeyler yanlış gidiyor, itirazımız var” diyorlar.

Sesi hiç çıkamayan bir çok öğretim kurumunun aksine olarak bu okulların öğrencilerini okulların geleneklerine uygun yetiştirmiş ve onlara bir sorumluluk bilinci vermiş olduğunu görüyor ve gülümsüyoruz.

“Zaten her şey unutulur. Fakat biz, her şeyi gençliğe bırakacağız. O gençlik ki, hiç bir şeyi unutmayacaktır, geleceğin ümidi, ışık saçan çiçekleri onlardır. Bütün ümidim gençliktedir.”

Mustafa Kemal Atatürk

Anadolu ve Rumeli Medya

 

About armadmin 9319 Artikel
Günlük olaylara toplum duyarlılığını yükseltebilmeyi umuyoruz.