anadoluverumelimedya.com

TÜSİAD üretim dedi

Bülent Esinoğlu / Ulusalkanal

Reklam alanı

Öncelikle TÜSİAD gibi önemli bir işverenler örgütlenmesinin “üretim” demiş olmasını, Türk ekonomisi için olumlu ve önemli bir gelişme olarak değerlendirilmeliyiz.
Üretimsizlik sonucuna nasıl geldiğimizin tarihini , TÜSİAD mensuplarına, hatırlatmayı da görev addederiz.
Şimdilerde şikâyet ettikleri liberal ekonomiyi ülkemize taşımak için, Amerika’nın Türkiye’de yaptığı darbelerde, TÜSİAD’ın işlevini yok saymak, gerçekleri göz ardı etmek anlamına gelir.
Özelleştirmelerle ulusal pazarlarımızın yabancılara devredilmesinde üslendikleri aracılığın(bayilik) kendilerine ve ülkeye nelere mal olduğunu söylemek, boynumuzun borcudur.
Amerikan sermaye birikim modelinin, ülkemize hiç uymamasına karşılık, sermayeye sonsuz özgürlük verirken, emeğin ucuzlatılması ve emeğin örgütlenmesine engeller konulması, TÜSİAD’ın da şikâyet ettiği, liberal anlayışla ülkemize geldiğini çok iyi biliyoruz.
Böyle bir üretimsiz yapılanmanın, Türkiye’yi eninde sonunda zora sokacağı ta baştan belliydi.
Daha açık olarak söylesek; çok uluslu şirketlerin bayiliğine soyunan sermaye birikimi modelinin sonuna geldik.
İthalat ve hizmet sektörü ile sermaye birikiminin belli bir noktadan sonra yenilenemeyeceğini, üstelik, ulusal pazarlarımızı çok uluslu şirketlere kaptırmış olmamız, gerçeğin bir başka yönüdür.
Üretim ekonomisine geçmek için birçok yapısal değişikliklere ihtiyaç olduğu bilimsel bir gerçektir.
Üretim yapısı ile ithalatın yapısı, birbiri ile katiyen karşılaştırılamaz.
Burada üretim derken, üretimi yapacak insanın da üretime göre imal edileceğini bilmek gerekir.
Çin’deki üretim ve sermaye birikim modellerini önerdiğimizde, bizleri Maocu olmakla suçlayanların, üretim modeli olarak, Asya Üretim tarzını önermeleri çok çok önemlidir.
Şimdi TÜSİAD’a düşen bir görev var. Üretim ekonomisine geçmek için, ya da üretime göre yeniden yapılanmak için yapılması gerekenleri sıralamasıdır.
Emeğin hakkının gözetilmediği tüm üretim ve sermaye birikim modelleri eninde sonunda çıkmaz sokaktır.
Krizler kapitalizmin doğasında vardır. Sorun krizlerin çıkmasından sonra çözümlerde halkın katılımını sağlamaktır. Bu da siyaset yoluyla olur.
Siyasi modeller üretimi öncelemiyorsa, ekonomik modeller üretimi öncelese bile çözümler sınırlı olur.
TÜSİAD’ın son toplantısından anlamaktayız ki, emperyalizm burjuvazimizi de hedeflediğinde, bizim burjuvazimiz millileşmektedir.
Gerek ekonomik anlayışta, gerekse, siyasi anlayışta, önemli gelişmelerin olacağını, TÜSİAD’nın çıkışından anlayabiliriz.

About armadmin 9318 Artikel
Günlük olaylara toplum duyarlılığını yükseltebilmeyi umuyoruz.