anadoluverumelimedya.com

Feyzioğlu: “Yürüyüş siyasilerin lütfu değildir!”

“Cumhuriyet Halk Partisi’nin ‘adalet’ temalı yürüyüşünü, bir temel hakkın kullanımı olarak görüyoruz” diyen Türkiye Barolar Birliği Başkanı Feyzioğlu, iktidarın Adalet yürüyüşüne yönelik açıklamalarını da eleştirdi.

Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun başlattığı Adalet Yürüyüşü’ne ilişkin bir açıklama yaptı. Feyzioğlu yaptığı açıklamayla “Bu yürüyüşe yönelik, demokratik yönetim anlayışıyla bağdaşmayan sert tepkileri ve suçlamaları kınıyor; demokratik hakların kullanımının yöneticilerin yada siyasilerin bir lütfu olamayacağını açıkça beyan ediyoruz” sözleriyle iktidarı eleştirdi.

Reklam alanı

Feyzioğlu açıklamasında TBB’nin yürüttüğü Türkiye’de hukuk devletinin inşasından, vatandaşların hak ve hürriyetlerinin güvenceye kavuşturulması için mücadeleden bahsetti. Açıklamasında Soner Yalçın, İlker Başbuğ gibi isimlerin fotoğraflarına da yer veren Feyzioğlu Ergenekon, Balyoz, Odatv gibi kumpas davalarda TBB’nin tavrını hatırlattı ve TBB’nin Türkiye gündemine gelen olaylardaki tutumunu aktardı.

“ÇOK ÖNEMLİ BİR AMACIMIZ VAR”

TBB Başkanı Feyzioğlu “Yargıyı tam anlamıyla bağımlı hale getireceğini düşündüğümüz son anayasa değişikliği paketinin içeriğine dair halkımızı bilgilendirmek için yorulmak nedir bilmeden yürüttüğümüz çalışmalarda önceliğimiz daima Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk Milleti oldu” dedikten sonra şunları söyledi:

“Amacımız, vatandaşlarımızın hukuki güvenlik içinde, çoğulcu, demokratik bir refah devletinde yaşamasıdır. Yolumuz ise, ilk günden bugüne ve son nefesimizi verinceye kadar, Atatürk’ün ışıklı, akılcı, bilimci, gerçekçi yoludur. Bu mücadelemiz sebebiyle; Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni ele geçirmek veya bölmek ya da yıkmak isteyen terör örgütlerinin hedefi olduk. Bu tehditleri, doğru yolda yürüdüğümüzün kanıtı olarak görüp, yolumuza devam ettik. Hukuk devletini, kurmaya çalıştıkları mutlak egemenliklerinin önünde engel gören siyasi iktidarların, siyasetçilerin, devletin en üst kademe yöneticilerinin hedefi olduk. Bunu da, haklılığımızın tescil edilmesi olarak gördük, aynı kararlılıkla çalışmalarımızı sürdürdük. Hiçbir tehditten, baskıdan, abalarının altından ya da üstünden sopa gösterenlerden, kim olurlarsa olsunlar çekinmedik. Çünkü, çok önemli bir amacımız var; O da Türkiye Cumhuriyeti’nin aydınlık geleceğidir.”
“‘BAŞIMIZA KAYA DÜŞEBİLİR’ DİYE UYARDIK”

“Doğruya doğru, yanlışa yanlış derken, kimin doğrusu ya da yanlışı olduğuna bakmadık” diyen TBB Başkanı Feyzioğlu “Asla hiçbir siyasi partinin destekçisi veya rakibi de olmadık. Siyasi iktidarın yanlışını söylerken, hiçbir terör örgütüne meşruiyet kazandırmadık. Doğrusunu söylerken de iktidar alkışçılığı yapmadık. Siyasi muhalefetin eksiğini, yanlışını veya doğrusunu da, yine görev alanımız çerçevesinde şahsi bir beklenti içinde olmadan dile getirdik. Tüm Türkiye’yi sarsan yanlışları, önceden görüp, tabiri caizse “başımıza kaya düşebilir” diye uyardık hep. Maalesef zamanında yaptığımız bu uyarıların doğru olduğu hep ortaya çıktı ama çoğu zaman kaya başımıza düştükten sonra!” dedi.

PARTİLERLE İLİŞKİ

Feyzioğlu,Türkiye Cumhuriyeti’nden taraf, siyasi partilere karşı ise eşit mesafeli olduklarının altını çizerek “Bu duruşumuz sayesinde, çok farklı siyasi görüşlerden ve dünya görüşlerinden on milyonlarca vatandaşımızın güvendiği, değer verdiği, dinlediği, izlediği bir kurum olduk. Türkiye’nin hukuk devleti mücadelesinin kalesi olarak adlandırıldık. Sorumluluğumuzu arttıran ve “iyi ki avukatlar var, iyi ki barolar var” cümlesiyle somutlaşan bu büyük teveccühten gurur duyuyoruz” ifadelerini kullandı.

ADALET YÜRÜYÜŞÜ AÇIKLAMASI

Açıklamasında Adalet Yürüyüşü’ne de değinen Metin Feyzioğlu şu ifadeleri kullandı:

“Cumhuriyet Halk Partisi’nin “adalet” temalı yürüyüşünü, bir temel hakkın kullanımı olarak görüyoruz. Bu yürüyüşe yönelik, demokratik yönetim anlayışıyla bağdaşmayan sert tepkileri ve suçlamaları kınıyor; demokratik hakların kullanımının yöneticilerin yada siyasilerin bir lütfu olamayacağını açıkça beyan ediyoruz.

Özellikle Cumhurbaşkanı’nın, anayasal hakkını kullanan Ana muhalefet Partisi Genel Başkanı’na yönelik sözlerini, savcılara talimat verme ve yargıya doğrudan müdahale olarak değerlendiriyoruz. Bu sebeple; devlet gücüne dayanılarak yapılan tüm haksızlıklara karşı durduğumuz gibi, bu hukuksuz talimata da hukukun evrenselleşmiş ilkelerine dayanarak ve kimseden çekinmeden karşı duracağımızın bilinmesini istiyoruz. Yürüyüşün; yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının inşasında, her vatandaşımızın kanun önünde eşitliğe ve hukuk güvencesine kavuşturulmasının sağlanmasında en etkili unsur olan toplumsal farkındalığa katkıda bulunacağını ümit ediyoruz. Bunun için, söz konusu yürüyüşün hedefinin; bir veya birkaç kişinin uğradığı ifade edilen haksızlıkların giderilmesi değil, 80 milyon vatandaşımızı ilgilendiren “güvenilir bir adli sistem kurulması” olmasını diliyoruz.”

“HİÇBİR SİYASİ PARTİYLE ORGANİK İLİŞKİSİ YOKTUR”

Toplumun TBB’den beklentisinin hukuk devleti mücadelesine partiler üstü devam etmesi olduğu belirtilen açıklamada “Türkiye Barolar Birliği, 102.000 avukatın temsilcisidir ve hiçbir siyasi partiyle organik ilişkisi yoktur, olamaz. Süreç elbette Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu tarafından yakından takip edilmeye ve değerlendirilmeye devam edecektir. Hukuk devletinin ön şartı olan tarafsız, bağımsız, keyfilikten uzak kararlar veren bir yargıya kavuşmak için tüm siyasi partilerle ve sivil toplum örgütleriyle el birliğiyle çalışmamız gereğini yineliyoruz. Yıllar önce başladığımız ve hiç yorulmadan, yılmadan sürdürdüğümüz adalet yürüyüşümüze Türkiye Barolar Birliği olarak kararlılıkla devam ediyoruz” denildi.

yeniçağ

About armadmin 9322 Artikel
Günlük olaylara toplum duyarlılığını yükseltebilmeyi umuyoruz.