anadoluverumelimedya.com

Kılıçdaroğlu’ndan Başbakan Yıldırım’a Hollanda çağrısı: Çıkın açıklayın, umarım gizli değildir

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM’de partisinin grup toplantısında konuştu. Kılıçdaroğlu hükümetin Hollanda kriziyle iligi tutumuna tepki göstererek, Türkiye’nin hiç bu kadar rencide edilmediğini vurguladı. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Kaya’nın Hollanda’ya alınmamasına tepkisini yineleyen Kılıçdaroğlu, hükümete “Sen kendi büyükelçini çektin mi, niye çekmedin. Neden sert önlemler almıyorsun. Milleti gaza getiriyorsun. Her türlü yaptırımın uygulanması lazım” diye konuştu. Kılıçdaroğlu geçmişte AKP iktidarının yaşadığı diplomatik krizleri tek tek sayarak, “Osmanlı döneminde bile bu kadar rencide olmamıştık” ifadelerini kullandı.

Reklam alanı

“NE YAPARLARSA YAPSINLAR BU ÜLKENİN İNSANLARI ‘HAYIR’LI BİR İŞ YAPACAK”

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasının satır başları şöyle:

Sağlık çalışanlarının çalışma şartlarının iyileştirildiği bir Türkiye umuduyla tüm sağlık emekçilerinin 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutluyorum.

Toplumun, medyanın büyük bir baskı altında tutulduğunu biliyorum. Bizim sesimiz çıkmasın diye özel çaba harcandığını da biliyorum. Bizim salı toplantılarını nasıl engelleriz diye özel bir çaba harcandığını da biliyorum.

Ne yaparlarsa yapsınlar bu ülkenin insanları ‘hayır’lı bir iş yapacak. Bize yönelik baskılar vız gelir. Adım, adım cadde cadde gezip anlatacağız. Bütün sağlık çalışanlarının bayramlarını kutluyorum. Masum insanların haklarını savunmak görevimiz.

“TÜRKİYE CUMHURİYETİ HİÇ BU KADAR RENCİDE EDİLMEMİŞTİ”

İzin verilmiyor. ‘Hollanda’ya giremezsin’ deniyor. Bir başka bakanı Hollanda’dan sınır dışı ediyorlar. Asla kabul edilemez. Türkiye Cumhuriyeti hiç bu kadar rencide edilmemişti. Hollanda’yla ilişkilerin tamamını askıya alın. Osmanlı döneminde bile bu kadar rencide olmamıştık.Sen kendi büyükelçini çektin mi, niye çekmedin. Neden sert önlemler almıyorsun. Milleti gaza getiriyorsun. Her türlü yaptırımın uygulanması lazım.

“HANGİ YAPTIRIMI UYGULADILIR?”

Hangi ağır yaptırımı uyguladılar? Sayın Cumhurbaşkanı sen bunun bedelini ödeyeceksin diyor. Nasıl ödeyeceksin. Ya diline hakim olacaksın ya da bu tür boş laflarla milleti gaza getirmeyeceksin. Neden gaza getiriyorlar. Çünkü referandum var. 4 Aralık 2012 Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı, uçağa binmek üzere Irak’a gitti. Irak izin vermedi. Döndü Kayseri’de indi. Tepki oldu mu? Olmadı çünkü referandum yok. Tepki; tık yok. 4 Temmuz 2003 Süleymaniye kentinde 11’i Türk askerinin başına çuval geçiriliyor. Hükümetten tık yok. Türk askerinin başına çuval geçiren hükümete nota verecek misin. Dönemin başbakanı cevap veriyor: Ne notası.

“RUSYA’YA TESLİM OLDULAR”

“Gazze ablukası kalkmadan İsrail’le normalleşme olmaz’ dediler. Ama İsrail ile normalleşme oldu. Söyledikleri hiçbir sözün arkasında durmadılar. Rus uçağı düşürüldü. ‘Talimatı ben verdim’ yarışına girdiler. Türkiye’nin özür dilemeyeceği söylendi. Özür mektubu yazdılar, Rusya’ya teslim oldular. Türkiye’nin itibarı ne oldu?

“İLK KEZ TOPRAK KAYBINA UĞRUYORUZ”

“İlk kez biz toprak kaybına uğuruyoruz. Bulamaç Adası’nda Yunan bayrağı dalgalanıyor, Yunan askerleri var. Ses çıkaran var mı, yok. Münbiç’e, Rakka’ya gideceğiz dediler, gitmediler. ‘Sayın Cumhurbaşkanı Almanya’ya gideceğim’ diyor. Niye gitmiyorsun?

“TÜRKİYE’NİN GÜCÜNÜ TEST ETMEYEN KİM KALDI?”

“İsrail’de hapörlerden ezan okunması yasağı geldi. Biz itiraz ediyoruz, Ankara’dakiler itiraz etmiyor. ‘Kimse Türkiye’nin gücünü test etmesin’ dediler. Türkiye’nin gücünü test etmeyen kim kaldı? Memleketin çıkarlarını savunacaksın. Oturun adam gibi ne gerekiyorsa yapın, biz de destek vereceğiz. Dış politakada hata yaparsanız hata kime sanayiciye, esnafa, turizimciye, otelciye çıkar. Ortadoğu’dan sonra şimdi sıra Avrupa’ya geldi, onlarla kavga ediyoruz.

BAŞBAKAN YILDIRIM’A HOLLANDA ÇAĞRISI

“Sayın Binali Yıldırım’a sesleniyorum. Krizin yaşandığı gün Hollanda Başbakanı’yla 8 kez konuştuğunuz ifade edildi. 8 kez neyi konuştunuz? Umarım gizli değildir, çıkın bunu millete anlatın.

“EVET ÇIKMASINI EN ÇOK AVRUPA İSTİYOR”

“Devletin parasıyla ‘evet’ propagandası yapıyorlar. ‘Biz mağduruz’ diyorlar. Asıl mağdur olan biziz. Siz, bizim paramızla bizim aleyhimize propaganda yapıyorsunuz. Kanunda ‘Yurt dışında ve yurt dışı temsilciliklerde seçim progagandası yapılamaz’ diyor. Kanunu çiğneyip, propaganda yapıyorlar. Bir de çıkıp biz mağduruz diyorlar. Kim mağdur? ‘Evet’ oyu çıkmasını en çok Avrupa istiyor. Niye böyle krize imkan veriyorlar. Gazete manşetlerinde ‘hayır’ çağrısı yapıyorlar. Bu evet demektir.”

cumhuriyet

About armadmin 9318 Artikel
Günlük olaylara toplum duyarlılığını yükseltebilmeyi umuyoruz.