anadoluverumelimedya.com

Kaçıncı Mondros?

Nevra Ölçer / Anadolu ve Rumeli Medya

Reklam alanı

Mondros Ateşkes Antlaşması’nı duymayanımız yoktur. Almanya ile müttefik olduğumuz ve yenildiğimiz 1. Dünya Savaşı’nı Osmanlı açısından sonlandıran ateşkes antlaşmasıdır. 30 ekim 1918 tarihinde imzalanmıştır.

Bu antlaşma yenilen bir ülke ile yenen bir ülke arasında imzalanmıştır. Şartları ağırdır. Ancak her yenilen bu kadar ağır şartları olan bir antlaşma imzalamak durumunda kalmıyor.

Mondros deyince ilk etapta akla hemen 2 konu geliyor. Bunlardan birincisi bu 25 maddeden oluşan antlaşmanın 7. maddesi  (2. de Mustafa Kemal’in konuya yaklaşımı) :

7- İtilaf Devletleri, güvenliklerini tehdit edecek bir durumun ortaya çıkması halinde herhangi bir stratejik yeri işgal etme hakkına sahip olacaktır.

Bu antlaşma imzalandığı zaman Mustafa Kemal 7. Ordu komutanı idi. 4 ekim tarihinde karargahı Halep’e getirilmişti. Mondros antlaşması Alman askerlerin Osmanlı ordusundan ayrılmaları maddesini de içerdiğinden 30 ekim günü Yıldırım Orduları komutanı Liman von Sanders görevinden ayrıldı ve yerine Mustafa Kemal Yıldırım Orduları kumandanı oldu.

Mustafa Kemal Mondros Antlaşması’nın ülke için yıkıcı etkisini görmüştü. Özellikle yukarıda yer alan 7. madde ile ülkeyi herhangi bir bahane ile işgal etmelerinin mümkün olduğunu söyleyerek bu maddenin acilen değiştirilmesi gerektiğini belirtti ve 5 kasım günü bunu Harbiye Nezaretine bildirdi. Düşüncelerinin dikkate alınmadığını görünce de “Ben İngilizlerin generali olmam” diyerek görevinden istifa etti. (Kısa süre içinde bu maddeye dayanarak müttefikler ülkenin her stratejik bölgesini işgale başladılar. İzmir’e gelemeyeceği sözü verilen Yunan 16 Mayıs’ta İzmir’e girdi. 19 Mayıs’ta Mustafa Kemal Samsun’a çıktı)

Anlaşmayı imzalayan Rauf Bey 1. Balkan Savaşı’nda süvarisi olduğu Hamidiye kruvazörü ile Yunan donanmasının abluka altına aldığı Çanakkale’de ablukayı yarmayı başararak Akdeniz’e açılmış ve bir dizi çok başarılı harekat gerçekleştirerek Hamidiye Kahramanı olarak tanınmıştı. Ahmet İzzet Paşa hükümetinde Bahriye Nazırı olan Orbay bu konumda iken Mondros antlaşmasını imzalayan heyetin başına getirilmişti.

“Hamidiye Kahramanı” Rauf Bey ve Hamidiye kruvazörü.
Şartların ağırlığı karşısında ne yapacağını bilemeyen ve imzalamakta zorlanan Rauf Bey’e İngiltere adına müzakereyi yürüten Amiral Calthorpe “Size şerefim üzerine söylüyorum ki…” diyerek anlaşma maddelerinde yer alan hususların o şekilde uygulanmayacağını ifade etmiş, ve ayrıca bu konuda bu ifadenin dile geldiği bir mektup da yazmıştır. Rauf Orbay antlaşmayı ağlayarak imzalamıştır. Padişah’a antlaşma ile birlikte bu mektup da sunulmuştur.
Peki, bugün Mondros Antlaşmasına nereden geldik?
HDP’nin en yüksek sesle söylediği şey neydi? “Seni başkan yaptırmayacağız” diyordu. İnsanlar da, “Bak en net ifadeyi bunlar kullanıyor, bunlara güvenelim” dediler.
Ama HDP niye böyle istesindi ki? Şu anda anayasa tasarısına eklenen maddeler eyaletlerin kurulabilmesini mümkün kılıyor mesela. HDP de başından beri bunun peşinde değil mi? O zaman niye böyle bir amaç beslesin?
Peki, şimdi ne oluyor?
HDP’liler tutukluluktan çıkarılıp kendileri ile başkanlık müzakereleri yapılıyor deniyor.
Buradan görüyoruz ki, kişilerin ne dediğine değil, amaçları doğrultusunda ne isteyebileceğine bakacağız. Mondros bize bunu acı bir şekilde göstermişti, ama aradan 1 asır geçince unuttuk anlaşılan.
Bu kadar olay olduktan sonra artık bunu ülke olarak bilincimize yerleştirmiş olmalıyız diye düşünüyorum.

 

 

About armadmin 9319 Artikel
Günlük olaylara toplum duyarlılığını yükseltebilmeyi umuyoruz.