anadoluverumelimedya.com

Demokrasi

Nevra Ölçer / Anadolu ve Rumeli Medya

Reklam alanı

Demokrasi.. Kuvvetli bir sözcük.

Hem de epey kuvvetli. Biri birine demokrasi götürdüğü zaman ne kadar lütufkar olduğu düşünüldüğü varsayılıyor.

Amerika çeşitli yerlere demokrasi götürdü. Bize de getiriyordu ki, tam getiremeden kaldı.

Peki, ‘Demokrasi’ nedir?

Demokrasiye yapılan atıflarda görüleceği üzere, halkın kendi kendini yönetmesi temel dayanaktır. Bu ise kendileri adına karar alacak kişileri seçmeyi sağlayan oy vermenin yanında referandumlar gibi doğrudan etki yoluyla veya miting, gösteri gibi dolaylı yollarla sağlanır.” vikipedi

Bir demokrasinin bütün organları ile ideal bir şekilde bir ülkede uygulandığını varsayarsak, bir noktanın çok önemli olduğunu görürüz: Seçimler.

Yani seçimle birileri başa geliyor, ve halk adına işleri yürütüyor.

Burada kilit kelime seçim. Yani bir seçim oluyor, sonra bir seçim daha.. Ve ülke bu şekilde yönetiliyor.

Ancak Amerika’nın demokrasi götürdüğü ülkelerde çok kötü şeyler oldu. Kısaca söylersek: Bölündüler ve bitmeyen savaşların içine girdiler.

Bize neyse ki gelmedi bu seçkin demokrasi. 15 temmuzda ucundan döndük. Ancak şöyle bir durum var: Amerika gelmedi ama Amerika’nın (şimdilerde terketmiş olduğu) seçim sistemi geldi.

Şu seçim işini kilometre taşları gibi düşünürsek: 1. km (seçim), 100. km(seçim), 200. km(seçim)…

Seçimler yapılıyor, birileri başa geliyor. Bu 1. km taşı. Sonra 2. km taşına kadar ortada bir zaman var. Bu zaman içinde her türlü olaya rastlanıyor. Mesela halkın onaylamadığı şeyler oluyor. İnsanlar kendilerini okullarını, öğretmenlerini, tarlalarını, ağaçlarını, ormanlarını, nefes aldıkları havayı, sağlıklarını, yiyeceklerini, v.s. korumak zorunda hissediyorlar. Sonra muhalefetten birileri çıkıp bağırıyor, ya da bağırmıyor. Ama bağırsa da, bağırmasa da bir şey değişmiyor. Sonra 2. km taşı geliyor. Seçim. 3. km taşına kadar yine bir sürü şeyler oluyor. Hatta ilk iki km taşı arasında ne olduysa aynıları oluyor. Sonra yine seçim.

Ülkede demokrasi var, ama demokrasinin en önemli aracı olan seçim yazılımı konusunda yazılmayan şey kalmadı. Güvenilmez olduğu kuşkusu var.

Bir şeyin güvenilir olması için kontrol edilebilmesi lazım. Yani birilerinin bunu kontrol edip, bu güvenilir demesi lazım. Bu yazılımın böyle bir sertifikası yok.

Kontrol edilemeyince her türlü konu mümkün hale gelir.

Yazılım denen şey nedir? Bilgisayarın verilen komutları anlayabilmesi için geliştirilmiş komutlar dizisine yazılım adı verilir. Yani bilgisayara sıra ile çeşitli komutlar verebilirsiniz. Şu yazıyı ekrana getir, şu sayıları topla, şu resmi ekranın sağ alt köşesine yerleştir gibi.

Ama bilgisayara yanlış şeyler yapması için de komutlar verebilirsiniz: 3 ile 5 sayısını topla, ama sonucu ekrana 10 olarak yansıt diyebilirsiniz mesela. Siz ne söylerseniz onu yapar. (Güvenlik sertifikası gündeme gelirse bu hileler saptanır)

Birisi kötü niyetli ise şöyle bir şey de yapabilir: Ülkemizde 81 il var. Bu illerde belirli bir oy sayısını yakalayan kişi milletvekili oluyor. Örneğin İstanbul 1. Bölgede diyelim ki, milletvekili seçilmek için 100.000 oya ihtiyacınız var. Oylar sayıldıktan sonra, ve de sonuçlar açıklanmadan, birileri şöyle bir şey yapabilir: A, B ve C partileri için 100.000 sayısı ve onun katlarına en yakın oylar hangi bölgelerde alınmış? Örneğin şu bölgede A partisinin bu sınırın altında en az kaldığı yerleri bul, oradaki sayılarla oyna, sayıyı sınırın üstüne çek, ve de B partisi bu sınıra en yakın nerelerde milletvekili aldıysa oralarda sayılarla oyna ve sayıyı bu sınırın altına çek. Bu işleri sınıra en yakın yerlerde yap ki, dikkat çekmesin. Bunu 50 kere yaparsanız 50 milletvekili yapar.

Bu bir olasılık. Ama kontrol olmadığı zaman her şey mümkün. Üstelik de her yerden oyların çalındığı, yakıldığı haberleri geliyorken. Yani sonuçlarla oynamak isteyen birilerinin olduğu bu suretle net olarak bilinirken.

Seçim yazılımı da olumsuz kullanılabilecek konulardan sadece bir tanesi. Seçim pusulalarında yapılabilecek hileler konusunda Can Ataklı’nın çok ilginç bir paylaşımı var. Kimler seçmen olabilir, bu da başlı başına bir konu.

Ayrıca Seçsis için dünyanın çeşitli yerinde hile iddiaları öne sürülür ve ülkeler bu sistemi terkederken, biz diyoruz ki, yerli, güvenlik sertifikası olan bir seçim yazılımı istiyoruz. (Bir seçim yazılımı basit bir yazılımdır. Bir dükkanda müşteri listesi tutmanın daha detaylısıdır. Bu nedenle pahalı olamaz. Ama Seçsis’in 2 milyon dolar civarında bir ücreti var. Bu ancak çok detaylandırılmış yazılımlar için istenebilir. Yani yazılım istenmeyen detaylandırmaları içermese bu kadar pahalı olmazdı)

Az önce km taşı diyerek verdiğimiz örnek gibi, seçim sonuçlarını kontrol edemezseniz, iki seçim arasında her şey olur, ya da olmaz, ama belirli bir plan çerçevesinde yürüyen şeyler hiç tınmadan yürümesine devam eder, eğer siz demokrasinin anahtar aracının düzgün işlemesi konusuna odaklanmazsanız.

Bir müteahhit televizyon reklamında “%5 peşin ile 60 ay vadeli Maslak’tan ev veriyoruz. Daha ne yapalım?” diyordu.

Biz de diyoruz ki, durumu bu kadar net ifade ettik, daha nasıl anlatalım?

Özetle: Seçim işlemleri konusuna odaklanmazsanız istediğiniz kadar, bağırın, çağırın. Tarihe bağırıp çağıranlar olarak geçersiniz. O kadar.

Ayrıca, sadece muhalefetin değil, yöneten partinin de yeni bir yerli yazılımı desteklemesi gerekir. Şu anda oy oranlarının çok yüksek olduğunu iddia ediyorlar. Tam zamanıdır diye düşünmeleri gerekir. Güven tazelemiş olurlar.

Not: Oy ve Ötesi sonuçları kontrol ediyor. Ancak 7 haziran seçimlerinde mesela bağımsızların oylarını kontrol etmedi, bunu yapmayacağını da kimse bilmedi (bağımsız adayların ekiplerinde yer alanlar buraya gidip eğitim almalarına rağmen). Nedeni de hala belli değil. Bu sebeple sonrasının kontrol edilemeyecek gayretlerine bel bağlamak yerine, yazılımın aslının düzgün hale gelmesini sağlamak amaç olmalı.

 

 

About armadmin 9318 Artikel
Günlük olaylara toplum duyarlılığını yükseltebilmeyi umuyoruz.