anadoluverumelimedya.com

Che

Che Guevara. Bu ismi duymayan yoktur. Onun bir devrimci olduğunu biliriz. Resimleri, hakkındaki yazılar, yayınlar her kitapçıda bulunur.

Reklam alanı

Che’yi bütün dünya bilir. Ama bilir derken, onun bir devrimci olduğunu bilir. Orta Amerika ülkelerinde yaşadığını ve mücadele ettiğini bilir. O bahis konusu olduğu zaman bir kaç ülkenin adı geçer. Arjantin, Bolivya, Küba.. Konuyla ilgili olmayan insan grupları tam olarak hangi ülke vatandaşı olduğunu hemen pek çıkaramaz.

Ama Che’nin, onu herkesten ayıran bir özelliği var. Yani diğer devrimcilerden.

Düzene başkaldırmış, idareye başkaldırmış ve halk için mücadele etmiştir. Zaten bir devrimci de böyle yapar.

Ama..

Bunu kendi ülkesinde yapar. Che ise doğduğu ülke olan Arjantin’i terk etmiş ve Latin Amerika ülkelerindeki insanlar için savaşmıştır. Küba devriminin yıldız isimlerinden olmuş ve Bolivya’da öldürülmüştür.

Ernesto “Che” Guevara, kısaca Che Guevara ya da el Che, (14 Haziran 1928Doğum tarihi[›] – 9 Ekim 1967), Arjantinli doktor. Marksist-Leninist politikacı. Küba gerillaları ile Enternasyonalist gerillaların lideri ve devrimci.

Tıp eğitimi alırken Latin Amerika‘yı baştan aşağı dolaştı ve bu sayede birçok insanın karşı karşıya kaldığı yoksulluğu doğrudan gözlemleyebildi. Bu deneyimler sonucunda bölgedeki ekonomik eşitsizliği ortadan kaldırmanın tek yolunun devrim olduğuna inanarakMarksizm’i incelemeye başladı ve Başkan Jacobo Arbenz Guzmán‘ın önderliğinde Guatemala’nın sosyal devrimine katıldı.

Bir süre sonra 1959 yılında Küba‘da yönetimi ele geçiren Fidel Castro‘nun askeri nitelikli 26 Temmuz Hareketi‘nin bir üyesi oldu. Yeni hükümette çeşitli önemli görevlerde bulunduktan, gerilla savaşı teorisi ve uygulamaları üzerine makaleler ve kitaplar yazdıktan sonra diğer ülkelerdeki devrimci hareketlere katılmak üzere 1965 yılında Küba’dan ayrıldı. İlk olarak Kongo-Kinşasa‘ya (sonraları Kongo Demokratik Cumhuriyeti) daha sonra da CIA ve Amerikan Ordusu Özel Harekât Birlikleri‘nin ortak operasyonu sonrası yakalanacağıBolivya‘ya gitti. Guevara 9 Ekim 1967‘de Vallegrande yakınlarındaki La Higuera‘da Bolivya Ordusu‘nun elindeyken öldürüldü. Son saatlerinde yanında bulunanlar ve onu öldürenler, yargısız infaz edildiğine tanıklık etmişlerdir.

Ölümünden sonra Guevara dünya üzerinde sosyalist devrimci hareketlerin sembolü haline gelmiştir. Guevara’nın Alberto Kordatarafından çekilen fotoğrafı “dünya üzerindeki en ünlü fotoğraf ve 20. yüzyılın sembolü” olarak nitelenmiştir.” wikipedia

Bu özelliği ile bir ülke halkının selameti için gerekli mücadeleyi yapanların sadece o ülkenin vatandaşı olması gerekmediğini gösteren bir lider olmuştur.

Bu olguya ülkemizdeki durumun penceresinden bakarsak, şu ya da bu nedenle ülkenin istenmeyen vatandaşı olduğu kendilerine anlatılmaya çalışılanların, aslında bu ülke için en başta mücadele edebilecek olmaları konusunda Che bir örnek teşkil eder.

“O şu mezhepten, bu o kökenden, diğeri şu cinsiyetten” diye ayrıştırılmaya kalkılanların aslında her birinin bu ülkenin hak, hukuk ve cumhuriyet mücadelecisi olabileceklerini, Türkiye Cumhuriyeti’nin fabrika ayarları ile sonsuza kadar devam etmesi için her birinin Che’den daha az yabancı olduklarını görmek istemeyenler ne yazık ki ülkemizde var. İnsanlarımızın bir bölümüne yapılan bitmez tükenmez algı çalışmaları ile “Türküm” demeleri engellenmiş ve kafaları karıştırılmıştır.

Eğer Che komşu ülke halkları için mücadele edecek kadar insansa, demek ki bir ülkenin, benim ülkemin, her ferdi, hiç bir ayrıştırma olmadan, Türk ulusu olarak, kendi ülkesi, yani Türkiye Cumhuriyeti için, daha fazlasını yapabilir.(Kandırılıp ülkeye düşman haline getirilmiş olan kişiler konumuz dışındadır, onlar düşman olmayı seçmiş ve ülkemiz tarihine en hafif ifade ile “şerefsiz” olarak geçmişlerdir.)

Yani Che, insanları ayrıştıranlar için kötü bir örnektir.

 

Anadolu ve Rumeli Medya

About armadmin 9319 Artikel
Günlük olaylara toplum duyarlılığını yükseltebilmeyi umuyoruz.