anadoluverumelimedya.com

Esip gürlemek…

Muhalefet lideri Sn. Kılıçdaroğlu çok sinirlendi. Ekranlarda ne kadar sinirlediğini net gördük. “Sana terbiye, ahlak nedir onu öğreteceğim” dedi.

Reklam alanı

Basın bu konuyu çoklukla paylaştı. Haberin altına bol yorum yazıldı. “Haklı adam, az bile söyledi” dendi.

Abdullah Gül “Bu laflar şu anda gereksiz” anlamına gelen bir şeyler söyledi. 2-3 kişi daha kritik etti. Aynı şeyi söylediler. “Şimdi bunun sırası mı?” anlamına gelen laflardı.

Ensar olaylarında Bakan Ramazanoğlu için bir imza kampanyası başlatıldı. En son 3-4 gün önce “Sema Ramazanoğlu istifa etsin” denerek verilen imzalar 315.000’e dayanmıştı.

Yani, Sn. Kılıçdaroğlu esip gürlerken bu konuda arkasında halkın desteğinin olduğunu biliyordu.

Hepsi tamam. Birileri de halkın hislerine tercüman olmalı.

Ancak:

Vatandaşlarımız ölüyor.

Askerlerimiz şehit oluyor. Bu sayı hızla yükseliyor.

“Ya başkanlık, ya kaos” gibi laflar da hala kulağımızda.

Damokles’ın kılıcı, hep aynı yerde, yani seçim konusunda, asıldığı yerde duruyor.

2 günde bir biz burada seçimler ile ilgili sorunları sıralarken konunun üzerine tüy dikildi ve 50 milyon kişinin verileri çalındı, teşhir edildi.  Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sn. Sabih Kanadoğlu “Bu durumda seçimler yapılmayabilir” dedi. (bkz. Haberler)

Bir ülkenin varoluşundan bahsediyoruz. Seçimler yapılacak, sonuçlar güvenilir olmayacak ve ülkenin rejimi tehlikede diye düşünürken, herkes dehşet içindeyken, “Ne yapabiliriz” diye çırpınırken, Sn. muhalefet lideri şimdiye kadar algılanan en şiddetli öfkesini ahlak eğitimi konusunda gösteriyor.

Sn. Kılıçdaroğlu haklı olsa da, olmasa da, bu tavrı ülke için neyi değiştirir, ülkeye ne katar?

Muhalefet eğer bu cumhuriyetin meclisinin muhalefeti ise, işini gücünü bırakıp bu seçim konusuna odaklanmak zorundadır. 50 milyon seçmen bir sonraki seçimlere nasıl girecek, bunun düzenlemesini yapacak kurullar oluşturmalı, ülkenin sağlıklı bir seçime girmesinin şartlarını zorlamalıdır. Bu ona verilmiş olan görevdir.

Mhp başka türlü sorunlarla boğuştuğu için ne diyelim bilemiyoruz, ama partinin içinden sağlıklı seçim platformuna destek vermek isteyenler çıkar diye düşünmekteyiz.

Çocuklar için bazı milletvekilleri çok güzel konuşmalar yaptılar.

Peki, seçimler için? Sıkıntı yaratan konuların hepsi seçimlerde başa getirilen adamların düşünce tarzından kaynaklanmıyor mu?.

Sn. Kılıçdaroğlu Meclis kürsüsünde aynı öfkeyle “Bu seçim konusunda bir komite kurulacak, seçmen ve seçim güvenliği konusunda hep beraber bir sistem oluşturacağız, yerli bir seçim yazılımı üretilecek, yoksa biz parti olarak bu Meclis’te yokuz. Sonunda ne olacağı zaten belliyse burada ne yapıyoruz, piyon muyuz biz?” diye gürlemiş olsa idi sinirlenme enerjisi boşa gitmemiş olurdu diye düşünüyoruz.

 

Not: Bu arada ABD İnsan Hakları Raporu yayınlandı. Adil olmadığı taa nerelerden görülen seçimler için bizim ülkeden kaç kişinin sesi çıkıyor, onu da bir sonraki raporda görürüz belki.

“ABD Dışişleri Bakanlığı’nın bütün ülkeler hakkında hazırladığı İnsan Hakları Raporu’nda bu yıl Suriye’ye 55, Türkiye’ye 74 sayfa ayrıldı. Geçen yılki 63 sayfalık rekorunu da aşan Türkiye bölümünün giriş özetinde 7 Haziran seçimleri genelde “özgür ve adil”, 1 Kasım seçimleri ise “genelde özgür” olarak değerlendirildi, böylece ABD’nin son seçimi adil görmediği açıklanmış oldu.(ideallhaber)”

 

armd

About armadmin 9318 Artikel
Günlük olaylara toplum duyarlılığını yükseltebilmeyi umuyoruz.