Avrupa’da ‘Hayır’ cephesi kuruluyor

TBMM’de kabul edilen ve gelecek aylarda referanduma sunulması beklenen Başkanlık Anayasasına karşı, Avrupa’da vatanın HAYIRlı evlatları bir araya geldi. Almanya’da sahaya inmeye hazırlanan çeşitli partiler, sivil toplum kuruluşları ve temsilcileri, Almanyalı Türk seçmeni AKP’nin 18 maddelik anayasa değişikliği teklifi konusunda aydınlatmak ve ortak mücadelenin koşullarını tartışmak üzere Stuttgart kentinde buluştu.

Reklam alanı

 

Bugüne dek Almanya’da eşi benzeri görülmemiş bu buluşma Arena Kültür Merkezi’nde gerçekleşti. Son derece hararetli tartışmalara sahne olan toplantıda hangi örgütler, partiler kimler tarafından temsil edildi?

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Almanya Sözcüsü ve Baden Württemberg Eyalet Birliği Başkanı Kazım Kaya, CHP Baden Württemberg Birlik Başkan Yardımcısı ve Stuttgart Temsilcisi Şirin Üstün,

Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu AABF İlyas Çağla

Stuttgart Atatürkçü Düşünce Derneği Stuttgart ADD Elif Özel İsmailoğlu

Türkiye Komünist Partisi TKP Şevket Yılmaz

Sosyalist Emekçiler Partisi SEP Necati Akın

Sosyaldemokrat Halk Dernekleri Federasyonu HDF Demirhan Bozkurt, Sadık Öztürk

Özgürlük ve Dayanışma Almanya – ÖDA

Halkların Demokratik Kongresi-Avrupa HDK-A Stuttgart Meclisi Aynur Karakaya, Ali Türk

Stuttgart Alevi Kültür Merkezi Süleyman Uğur

Stuttgart Turkuaz Derneği Ahmet Gül, Nazan Vurgun

Demokratik Esnaflar Birliği Des Bir İlyas Yıldız

Çokkültürlülük Derneği İlhan Turan (Sendikacı)

Birleşik Haziran Hareketi Güney Almanya Bölgesi

Şah İsmail Şahin, Musa ve Gülten Külpınar, Muharrem Kürtbağı, İlhan Turan, Nazmi Ateş

Stuttgart’taki bir başka toplantı için Almanya’ya gelen Adalet Eski Bakanı Seyfi Oktay ise toplantıya konuk olarak katıldı.

“BU VATANA BORÇ ÖDEME PLATFORMUDUR“

Cumhuriyet’e ve rejime yönelik anayasa değişikliğine karşı mücadeleyi hedefleyen bu sıra dışı buluşmanın mimarı ise CHP Baden Württemberg Birlik Başkan Yardımcısı ve Stuttgart Temsilcisi Şirin Üstün. Aynı zamanda Almanya’da tanınmış bir halk müziği sanatçısı da olan Şirin Üstün Odatv’ye yaptığı açıklamada çağrıyı şöyle değerlendirdi:

“Demokrasimiz için büyük kaygılarımız var. Toplum susturulmaya çalışılıyor. Eşitlikten, özgürlükten, bağımsızlıktan, demokrasiden, laiklikten yana olan herkesle “HAYIR“ için birleşmek üzere böyle bir buluşma gerçekleştirdik. Eğer ben bir kadın sanatçı olarak halkımızın türkülerini söyleyebiliyorsam, bir kadın politik eylemci olarak bugün sokağa çıkabiliyorsam bunu Cumhuriyetimize ve Atatürk’e borçluyum. Bir anne ve kadın olarak böyle bir buluşma düşüncemi CHP Eyalet Birlik Başkanım Kazım Kaya’ya bildirdim ve o da büyük bir memnuniyetle karşıladı. Referanduma çok az kaldı. Bu nedenle hızlı hareket etmek istiyoruz. Ortak amaç için ortak hareket şart. Bu bir ‘ülkesinin geleceği, Cumhuriyetin geleceği için endişe duyanların mücadele’ platformudur. Vatana borç ödeme platformudur. Katılımın yüksek olması bizi yüreklendirdi.”

CHP’YE ELEŞTİRİ YAĞMURU

Toplantıda CHP eleştiri oklarına hedef oldu. “Hayır cephesi” çağrısına teşekkür eden katılımcıların önemli bir bölümü, bununla birlikte Türkiye’nin bugün uçurumun eşiğine gelmesinde CHP’nin de büyük payı olduğunu ifade ettiler.

Cumhuriyet Halk Partisi’ni toplumun her kesimini zamanında kucaklamamakla suçlayan temsilciler, CHP’nin şimdi tarafını belirlemek zorunda olduğunu bildirdiler.

Benzer çağrının zamanında CHP’ye de yapıldığını hatırlatan bazı katılımcılar, o dönem CHP’nin çağrıyı eleştirenlerin en başında geldiğini unutmadıklarına işaret ettiler.

Katılımcılar geçmişe rağmen CHP’nin bugün böyle bir teklifle gelmesini ise önemli ve olumlu bir adım olarak değerlendirdiler.

Gergin bir ortamda geçen buluşmada katılımcıların eleştirileri ise ana hatlarıyla şöyle:

SEP’den Necati Akın:

Gericilerle, faşistlerle işbirliği yapmayacağımızı baştan bildirelim. Bugün hayır cephesi için davette bulunan CHP oturup önüne şapkasını koyuyor demek. CHP artık bir karar vermek zorunda. Tarafını belirtmek zorunda. Birleşip birleşmeyeceğimizi göreceğiz. Çağrıyı merkezi düzeyde değerlendireceğiz. Biz de tek adam diktatörlüğüne topyekün hayır diyoruz.

AABF’den İlyas Çağla:

Türkiye’nin bugün bu noktaya gelmesinde CHP’nin de çok büyük payı var. O dönemde demokratik güç birliği çağrımıza en büyük tepkiyi CHP’den aldığımızı hatırlatmak istiyorum. Şimdi CHP güç birliği çağrısında bulunuyor. E bu da takdir edilmelidir. Olumlu karşılıyoruz. Memleket sevdamız, CHP’ye olan eleştirilerimizden daha yüksek. Alevisiyle, Sünnisiyle, Kürdüyle, Türküyle,, Ermenisiyle hepimizin kardeşçe yaşayacağı Cumhuriyetimize sahip çıkıyoruz. Ancak şeriatçıların ve ülkücülerin olacağı bir kampanyaya destek vermeyeceğimizi de belirtmek istiyorum.

 

HDF Sadık Öztürk:

Biz buraya görev almaya geldik. Elbette dincilerle, gericilerle işbirliği içinde olmayacağımız ortada.

Stuttgart ADD’den Elif Özel İsmailoğlu:

Geçmişe dönük eleştiri yapılacak gün bugün değil. Türkiye bugün bu karanlığa çekildiyse tabii ki bu sadece AKP’nin suçu değil. Bir o kadar muhalefet de sorumludur. Ancak itham ve eleştirileri bir kenara bırakıp, bugün “evetleri“ nasıl “hayırlara“ dönüştüreceğimize kitlenmeliyiz. Referandum sonrası yine oturur karşılıklı birbirimizi eleştiririz. Anayasa değişikliğinin neler getirdiğini bilmeyen kitleye ulaşmak gerekiyor. Bunu anlatan broşürleri sokak sokak gezip dağıtmayı konuşalım. Buna cami dernekleri de dahil. Erdoğan ve AKP’nin adını hiç anmadan yapmalıyız bunu. Referandumla ne istendiğini çok iyi anlatmalıyız.

Stuttgart Turkuaz Derneği Eş Başkanı Ahmet Gül:

Gezi heyecanını yeniden diriltmek zorundayız. Gerekirse konsolosluklar önünde çadırlar kurmalı, gösterilerle, eylemlerle hayır demeliyiz. Gezi heyecanını, o coşkuyu yaratmak için yola birlikte koyulmalıyız.

DesBir Başkanı İlyas Yıldız:

Hem Cumhurbaşkanı hem de devlet tarafından korku ile, din istismarı ile manipüle edilen bir kitle var. Birleşerek bu kitleye ulaşma ve anayasa değişikliğinin Türkiye için ne anlama geldiğini anlatma şansıdır bu platform. İtişmeleri şimdi kenara bırakmayı becermemiz gerekiyor.

HDK-A Aynur Karakaya:

Almanya’da HDK olarak 6 bin hayır bildirisi dağıttık. Sokakta kim olursa elinden tutup sandığa götüreceğiz. Ancak birleşip birleşmeyeceğimizi değerlendirmemiz gerekiyor.

Birleşik Haziran Hareketi Güney Almanya Bölgesi Temsilcisi Şah İsmail Şahin:

“Hayır”ın şartı olmaz. Başkanlık sistemi Türkiye’yi kaosa sürükleyecek. Haziran Hareketi olarak karşı durmak adına elimizden geleni yapacağız. Türkiye’yi içinde bulunduğu kaostan çıkarmak anayasa değişikliği ile değil, demokratik, eşitlikçi ve özgürlükçü temellere oturtmakla sağlanabilir. Almanya’da bize düşen ilişkileri güçlendirip, seçmeni bilginlendirmektir. Almanya’daki her oluşum “hayır” kampanyası yapmalı ama dayanışmaya da gitmelidir. Haziran Hareketi olarak toplumsal mücadelede biz de varız diyoruz. Cami derneklerinde de bu çalışmalar olmalı. Solun, geniş alanlara ulaşması gerekiyor. Evet diyenlere ulaşmalıyız ve bu referandumun ne anlama geldiğini anlatmalı, seçmeni aydınlatmalıyız. Elbette „hayır“ için sokağa çıkanlara Türkiye’de neler yapıldığını da görüyoruz. Bizi demokratik, laik değerlere sahip çıkmaktan kimse alıkoyamaz. Korkmadan, yılmadan yola devam. Ayrıca “AKP’ye seçim kazandıran sistem” olarak ün salan SEÇSİS’in referandumdan önce kaldırılmasını talep ediyoruz. Avrupa’nın dört bir yanındaki HAYIRlı evlatlar vatan için birleşip HAYIR diyecek.

“HAYIRCILAR VAKİT KAYBETMESİN”

Cumhuriyet Halk Partisi’ne yönelik eleştirilere CHP Baden Württemberg Eyalet Birliği Başkanı Kazım Kaya ise şu yanıtı verdi ve çağrısını tekrarladı:

“Karanlık bir sürecin içine girdik. ‘Cumhuriyet’ ve ‘Hilafet’in yol ayrımındayız, karanlıkla aydınlığın savaşıdır bu. Bir buçuk ay sonra sandıklar önümüze gelecek ve aydınlığı savunanlar, hayır diyenler kazanacak. Bu “hayır“ cephesine acil ihtiyaç var. Yanyana gelemezsek doğduğumuz topraklar karanlığa gömülecek. Bu nedenle güç birliği şart. Biz bu hareketi CHP’nin bir parti politikası olarak değil, karanlığa karşı bir sivil hareket olarak örgütlemek istiyoruz. Türk bayrağı altında, „hayır“ cephesi olarak Almanyalı Türkleri bilinlendirmeli ve sandığa yönlendirmeli, seçime katılımı arttırmalıyız. Aklı, vicdanı, omuzları birleştirmek zorundayız. Çocuklarımızın geleceği için aramızdaki ayrılıkları, görüş farklılıklarını bırakıp, tek yürek olup mücadele etmeliyiz. Martın ortasında Almanyalı Türkler referandum için oy kullanacak. Hayırcılar olarak tartışmaları bir kenara bırakıp, bu ortak davada el ele vermeyi öğrenmek zorundayız. Amacımız ‘hayır’ cephesini büyütmek. Bu mücadelede hayır logolarının yer aldığı pankartlarda her parti ve stk kendi logosunu yazabilir. Ancak ortak bir ‘hayır’da buluşmayı başarmalıyız. Bakanımız Sayın Oktay’ın bugün bizimle birlikte olması çok önemli. O FETÖ tehlikesini 1984’de gören ve uyaran önemli bir devlet adamıdır. Hayırcılar hayır için birbirine nutuk atarak vakit kaybetmemelidir. Kimseyle kavga etme lüksümüz yok. Son vuruşa müsaade etmeyeceğiz. Almanya’da 1 milyon 411 bin seçmen var. Sivil toplum kuruluşları büyük sorumluluk taşıyor.”

“AVRUPA’DAKİ HAYIR TÜRKİYE’YE DE YANSIYACAKTIR“

Toplantıya konuk olarak katılan Adalet eski Bakanı Seyfi Oktay ise Avrupa’da kurulan hayır çalışmalarının örnek olması gerektiğini vurguladı. Cumhuriyetin zor koşullarda olduğunu ve büyük bir dayanışmaya acilen ihtiyaç duyulduğunu ifade ettiği konuşmasında özetle şunları söyledi:

“Çeşitli partilerden, görüşlerden, kuruluşlardan insanların bir araya gelerek vatanı için duyarlılık göstermesini sevinerek izliyorum. Elbette eleştiriler olacak. Önemli olan büyük bir dayanışmayla eşitlikçi, özgürlükçü, laik ve demokratik sistemi korumak için dayanışmaya ihtiyaç var. Avrupa’daki insanımızın çok daha duyarlı olduğunu görüyorum. Hayır çalışması Avrupa’da kurularak, yayılacaktır. “Cumhuriyetimiz karşı devrim tehlikesi ile, faşizmle, siyasal İslamla karşı karşıya. Bir Kurtuluş Savaşı gibi büyük bir dayanışma ile bu musibetten Cumhuriyeti kurtarabiliriz. Bu toplantı, bu azim Türkiye’ye de yansıyacaktır. Bir tercih noktasındayız. Farklılıkları şimdilik bir kenara bırakmak gerekiyor. Çünkü orada gücünü Tanrı’dan aldığını söyleyen tek adam tehdidi var.”

“CHP’Yİ DE BAŞKA PARTİLERİ DE ELEŞTİREBİLİRİZ. AMA BUGÜN DEĞİL!“

“Ortak mücadele noktasında bulunduğumuz aşikar. CHP’yi de diğer partileri de eleştirebiliriz. Ama o gün, bugün değil. Bu buluşma kutlanacak bir durum. Din istismarı ne yazık ki karşı devrimcilere büyük olanaklar sağladı. 27 Aralık’ta beraat ettim. Amerika’daki adam beni kastederek ‘Bu çaktığı bu kazığı 40 yılda çıkaramayız’ diyorlar, bir yandan da Cumhurbaşkanı ‘dedeler dönemi bitti’ diyor.

Şunu da üzülerek söylemeliyim ki demokrasi mücadelesi yapanlar günlük düşünüyor. Oysa karşı taraf hiç unutmuyor ve güç kazandığı zaman harekete geçiyor. 1983’de bugünleri aynen anlattım. 28 yıl hapis cezası istemiyle 7 yıl yargılanan biri olarak büyük bir dayanışma ile bu musibetten kurtulabileceğimize inanıyorum. Demokratik sistem çökünce ne sağcılık, ne solculuk yapabilirsiniz. Demek ki önce bu sorunu çözmek lazım. Avrupa’daki dostlarımızın bu bilinçle hareket etmesi gerekiyor.”

TKP GÖZLEMCİ

Diğer taraftan toplantıya sadece gözlemci olarak katılan TKP temsilcileri “Biz ‘Hayır ama yetmez’ diyoruz. Gelinen bu noktadan CHP ve diğer muhalefet partileri de en az AKP kadar sorumludur“ dediler. Katılımcılar hayır cephesinde yer alıp almayacaklarını bir diğer toplantıda bildireceklerini belirtirken, 3 Şubat Cuma akşamı saat 19’da Glockenstr.10 adresindeki Stuttgart Alevi Merkezi’nde yol haritasını belirlemek üzere buluşma kararı aldılar.

Çok değil bir buçuk ay sonra OHAL gölgesinde gerçekleşecek bir rejim değişikliği oylaması var. “Hangi HAYIRda buluşalım?“ kavgasına ise tıpkı Türkiye’deki gibi Almanya’daki Türk seçmenin de tahammülü yok. Hele hele, ötekileştirmenin tavan yaptığı günümüzde “senin HAYIRcın” – “Benim HAYIRcım” itişmesinin ise sandığa ciddi şekilde olumsuz yansıyacağını söylemeye gerek var mı?

HAYIRcıların örnek oluşturan bu buluşmasından çıkacak karar, hem Almanya’daki bir buçuk milyon civarındaki Türk seçmenin hem de Türkiye’nin kararına etkide bulunacak.

Kim bilir, belki de 3 Şubat “ortak HAYIRlara” vesile olur…

Stuttgart – Işın Toymaz

Odatv.com

About armadmin 9318 Artikel
Günlük olaylara toplum duyarlılığını yükseltebilmeyi umuyoruz.