anadoluverumelimedya.com

Eminağaoğlu FETÖ’nün 1 No’lu şikayetçisi oldu

Eski Yargıtay Siyasi Partiler Bölüm Başkanı Savcı Ömer Faruk Eminağaoğlu, Fethullah Gülen ve cemaatine yakın isimler tarafından hakkında en çok dava açılan hukukçu olduğunu kaydederek, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurdu.

Reklam alanı

Fethullah Gülen örgütlenmesi (FETÖ)’nün, devlet kademelerinde kadrolaşarak, Cumhuriyet ve niteliklerini, Atatürk ilke ve devrimlerini ortadan kaldırıp, şeriat esaslarına dayalı bir devlet kurmayı ve bunu takiben dünya islam birliğini gerçekleştirmeyi hedefleyen bir terör örgütü olduğunu ve bu örgütün soruşturulması gerektiğini pek çok platformda dile getiren Eminağağlu, yaptığı başvuru, kendisini Paralel Devlet Yapılanması soruşturmasının 1 No’lu şikayetçisi yaptı.

Ömer Faruk Eminağaoğlu, başvurusuna ve nedenlerine ilişkin olarak şu açıklamayı yaptı:

“Yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı, hukukun üstünlüğü ve mesleki yönden yargıda örgütlenmenin gerekliliği ile Türkiye’de ilk kez yargıç ve savcıların mesleki örgütü olan dernek statüsündeki kısa adı YARSAV olan Yargıçlar ve Savcılar Birliği’ni, yine ilk sendikası ve kısa adı YARGI-SEN olan Yargıçlar ve Savcılar Sendikası’nı, bu sendikanın kapatılması sonrasında da, halen yargıç ve cumhuriyet savcılarının üye olduğu tek sendika olan Yargıçlar Sendikası’nın kurucu üyesi ve hepsinin kurucu başkanlıklarını yaptım.

Bu örgütlerle, hukukun üstünlüğünü esas almayan hiç bir yapılanmanın, bu bağlamda FETÖ’nün, yargı içerisinde kadrolaşmaması için her türlü mücadeleyi verirken, örgüt olarak hep yalnız bırakıldığımız gibi, ben de hep yalnız bırakıldım. Her türlü atamalara, soruşturmalara ve yargılamalara da muhatap kılındım.

Ergenekon davası, yargı üzerinden yapılan bir darbe girişimi olup, “Ergenekon yapılanmasının yargı kolu sorumlusu” diye soruşturmalara da uğradım.

Hatta savcı Zekeriya Öz’ün terfi ettirilmesini engellemek isnadıyla, yine ayrıca cübbe giymekle yargıç olunmaz bile demek nedeniyle soruşturmalara ve yargılamalara muhatap kılındım.

Bu bağlamda, eş ve çocuk, aile durumum, güvencelerim bile gözetilmeden il dışına atanma/sürgün işlemlerine, disiplin cezalarına da uğradım.

Bunun da ötesinde YARSAV’ın verdiği ve FETÖ’yü de hedef alan ve giderek başarıya da ulaşan mücadele karşısında, IAJ (Dünya/Uluslararası Yargıçlar Birliği)’a tarihinde en kısa sürede bu örgüte üye olmayı başaran ve başarısını taçlandıran YARSAV’da, 2009 yılında aynı ay içerisinde yapılmasına rağmen, etki altında tutulan genel kurulda, yönetimin dışında bırakılarak FETÖ’ye karşı mücadelem bu yönden bile etkisiz kılınmıştır.***

Yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı, hukukun üstünlüğü, Cumhuriyet ve nitelikleri, Atatürk ilke ve devrimleri adına verdiğim mücadele nedeniyle muhatap kılındığım işlemlerden dolayı, o dönemdeki görevleri nedeniyle yargının her düzeyinde görev yapan, bir kısım yargıç, savcı, yüksek yargıçlar hakkında, söz konusu işlemlerin FETÖ eylemi niteliğinde olması gözetilerek, örgüt üyeliği ve anayasayı ihlal suçlarından işlem yapılması için 19.7.2016 tarihi itibarıyla suç duyurusu yapmış bulunmaktayım.

Devlet içindeki bu yapılanmanın soruşturulması ve suçluların ortaya çıkarılarak cezalandırılması kamuoyunun beklentisidir. Bu beklentinin karşılanmasında siyasi otoriteye büyük bir sorumluluk düşmektedir. Bu bağlamda siyasi otorite hukuk dışı eylem ve söylemlerden uzak durmalı, kendi bakış açısına uygun görmediği veya beklentilerini karşılamayan yargıç ve savcıları veya diğer kişileri, bu soruşturmayı fırsat bilerek hedef almamalı, yargı yargıya bırakılmalı, yargı da hukukun üstünlüğünü gözeterek hareket etmelidir. 

HSYK da, kendi varlık nedeninin yargıyı yönetmek değil, yargı için güvence olmak gerçeğinden asla uzaklaşmamalıdır.

Yargı içindeki bu suç örgütünden, yetkili merciler eliyle hukuk içerisinde hesap sorulmasının sonuna kadar takipçisi olacağım.”

cagdasses

About armadmin 9322 Artikel
Günlük olaylara toplum duyarlılığını yükseltebilmeyi umuyoruz.