anadoluverumelimedya.com

Sandığın namusu kime emanet?

M. Ülkü Caner / Yurt Gazetesi

Reklam alanı

Zengin Sarraf ın önüne yatanlar sandığın namusu önüne yatmazlar. Onların namusu yolsuzluk, rüşvet, hırsızlıktır çünkü. Oylar onların umurunda değildir. En azından efendi ortaklarına ve kendilerine karşı olmadıkça. Oyların namus olması onları ayakkabı kutuları kadar ilgilendirmez. Sandığın önüne yatmak, gerçek namus düşkünlerine kalacak! 2017 korkarım 2016’dan daha zorlu geçecek. En azından demokrasi, özgürlükler ve çağdaş yaşam koşulları açısından. Gerçi ne olacağı belli olmaz. Zira bizim millet tek kale maçı sevmez!

 

Önce referandum sürecinde medyanın görünüşte de olsa tarafsız kalmasını öngören düzenleme ortadan kaldırıldı. Devlet olanaklarıyla propaganda ve havuz medyasının pervasızca tek kanal gibi koroya katılması ancak bu haksızlığa karşı halkta dayanışma ruhu geliştirir. Yüksek Seçim Kurulu, referandumda HAYIR sonucu için düşüncesini açıklayan ve çalışmak isteyen demokratik kitle örgütlerine, derneklere, sendika ve meslek kuruluşlarına bir genelge ile engel olmaya çalışıyor. (YSK Başkanlığı, 15-02-2017 /109 nolu kararı) Valilikler, Kaymakamlıklar, İl ve İlçe seçim kurulları bunu uygulamaya hazırlanıyorlar ve Samsun’da başladı bile. Kolluk kuvvetleri hazır kıta görev bekliyor.

 

Seçimlerin güvencesi ve sandık namusunun bekçisi olması gereken YSK, bir genelgeyle Anayasa’nın 26. ve 67. maddelerini ihlal ederek anayasal konumunu zedelemiş olmuyor mu? Hele hele YSK bir genelgeyle anayasal temel hakları askıya alabilir mi? Bir genelgeyle anayasal temel özgürlükleri askıya alan bir kuruma ne denir? Öyle anlaşılıyor ki, iktidar ve kraldan fazla kralcılar nalıncı keseri ustası. Sandıklar millete emanet 12 Eylül dâhil hiç bir dönemde anayasal temel kurumlar kendilerinden bu kadar vazgeçmediler ve irtifa kaybetmediler. Hele hele seçimlerden sorumlu en yüksek makam ise!

 

17 Nisan sürprizlere gebe. İktidar tüm olanaklarını seferber ediyor. Ama tarafsız olması gereken, kurumlar, bürokrat ve yetkililer pervasızca militan tavırlarını kontrol altına almalılar. Hele hele YSK gibi temel anayasal organlar anayasaya uygun hareket etmek zorundadırlar. Bir genelgeyle temel anayasal hakların gasp edilemeyeceğini bilmeyen kişilerin o koltuklarda karar verme yetkileri ile görev yapmaları mümkün olabilir mi? Tarafsızlığını yitirmiş olduklarına ilişkin ağır iddialar bulunan kurumlar seçim güvenliğini nasıl sağlayabilir? O sandık sonuçlarına kim inanır? Her şey tamam da, ya HAYIR çıkarsa ne yapacaksınız?

 

Dünya Sultan Süleyman’a kalmamış, 21. Yüz Yılda antidemokratik siyasi partiler ve seçim yasalarıyla seçilmiş siyasilerine mi kalacak? Bazı iktidarlar adamı kullanır kullanırlar, sonra da adamı çöpe atarlar. Bunu ancak ‘biat’ın değil, ‘liyakat’ın egemen olduğu şeffaf, demokratik, bağımsız hukuk devleti ve birazcık onur ve cesaret engelleyebilir. İsmet İnönü büyük insanmış. Ne demişti: Namuslular en azından namussuzlar kadar cesur olmalılar. Yoksa bir de suçlu olursunuz üstüne! Ergenekon davası polis şefleri, hâkim ve savcılarının kaderi gözlerinizin önünden gitmesin! Son yıllarda pis mendiller gibi çöpe atılanları bir düşünün. HAYIR’lı bir iş yapın artık!

About armadmin 9322 Artikel
Günlük olaylara toplum duyarlılığını yükseltebilmeyi umuyoruz.