anadoluverumelimedya.com

Kemal Üçüncü: “Türkiye güvenli değil, ayrılın” mesajlarını bir de böyle okuyun

Reklam alanı

Bölücü terör örgütünün,  iç ve dış bileşenleriyle baharla beraber son üç ayda sergilediği isyan provasını kitleselleştireceği aşikârdır. Özellikle Batılı istihbarat örgütleri bölgede son derece etkin bir vaziyette oldukları gözlemlenmektedir. Amaçları Türkiye’yi diz üstü çökertip bütün taleplere itiraz edemeyecek konuma getirmektir. “Türkiye güvenli değil, ayrılın” mesajlarını ben böyle okuyorum.

Reklam alanı

Böylesi bir tablodan ancak ve ancak askeri, diplomatik, siyasi, idari, yasal ayakları iyi planlanmış bir büyük stratejiye [Grand startegy] ile çıkılabilir. Siyasi partilerin ve devlet bürokrasisinin mevcut tabloda takındığı tutum bizlerde düş kırıklığı yaratmaktadır.

Sorun geçici tedbirler ve mevzi planlar ile asla ve kat’a aşılamaz.

Bu meselenin halli için arkada TBMM iradesinin olması gerekir.

Siyasal iktidarın bakkal ümmetçiliği ve neoliberal selefi etiketli İslamcı söylemi berhava olmasına rağmen halen oradan “hacı yağı esansı” gibi basit retorik cümlelerle bir yere varılacağı sanılmaktadır.

Türkiye’nin önündeki yegane seçenek millî demokratik perspektiftir, etkin bir halk demokrasisinin, müzakereci demokrasinin inşasıdır. Mevcut demokratik vasat büyük bir temsil krizi ile karşı karşıyadır, bu haliyle kimsenin bir işine yaramaz. Partiler şirket gibi idare ediliyor.

Anayasamıza göre Sayın Başbakanın Türkiye’de “Kürt vatandaşları yoktur”, “Türkiye Cumhuriyetinin vatandaşı Kürt kökenli yurttaşları vardır” bunun ikisi çok ayrı. Türkiye yurttaşı bulmak ve onda ittifak etmek zorundadır. Selin Sayek Hanım’ın “eşit yurttaşına” benzemez bu. Jean-Jacques Rousseau’nun yurttaşından bahsediyorum.

Bu konuları siyasilerimiz öğrensin artık.

Ümmetçi jargon, çökelikçi popüler marksist ve bölücü dille uzunca bir zamandır bu konuda hemfikirdir. Türkiye’de 40 etnisite olduğu bunların hep bir olduğu Türklerin de bunlardan biri olduğu filan gibi saçmalıklarını uzatıp durular. Zayıf bir sosyal bilimler kültürü olduğu için etnosun, halkla, ulus ve milletin farkını göremezler. Bu bizatihi teröre meşruiyet zemini sağlayan bir tahlildir. Alınırlarmış? Aman küsmeyin, sizi mi kıracağız antropolojik süreci geri saralım halk ve etnos olalım. Yeni Ortaçağ bu olsa gerek!”

Prof. Dr. Yalçın Küçük Beyefendi büyük bir isabetle TSK’dan sahaya yansıyan stratejik tahayyüldeki yetersizlikleri çok çarpıcı bir biçimde çözümlediler. Keza Mustafa Önsel Albay’ın Odatv’de askeri harekatı değerlendiren çözümlemeleri çok değerliydi.

“Küçük kızmalara gerek yok, istifade edilmesi lazım gelir. ”

Ben de birkaç yazımda dile getirdim. Operasyon alanında operatif seviyede pek ciddi bir planlama göremiyoruz. “[kahramanları alınlarından öperim bu bambaşka bir şey]. Sıcak çatışmanın yaşandığı alanlarda emir komuta ve yetki tek bir elden koordine edilmelidir. Askeri iradeye daha çok inisiyatif tanınmalıdır.

Burada basit bir asayiş operasyonu ile karşı karşıya değiliz. Vali ve kaymakamların, polis gücünün boyutlarını çoktan aşan bir kent savaşı [=Urban warfare] ile karşı karşıyayız. Polis harekatı bölük seviyesini çoktan aşan böylesi bir askeri harekatı planlamak ve yürütmek için yeterli teknik ve askeri donanıma sahip değildir. Amacı ve terkibi, tertibi farklıdır.

Böyle bir tabloda askeri harekatın yönetimi prensipleri, meskun mahal çatışma esaslarına göre bir taktik stratejik planlamaya ihtiyaç vardır. Bütün unsurlar tek bir harekat merkezinden belli bir plan ve amaca göre yönlendirilmelidir. İstihbarat ve diğer tüm tali unsurlar koordine edilmelidir. Bu esnada sivil iradeye de doğrudan karargah bilgi verebilir. Ama böyle herkesin, her güvenlik unsurunun  omzunda bir tüfek kendine göre gittiği bir yapıyla etkin sonuç alınamaz. Yapılması gereken caydırıcılığın yeniden tesisidir. Sosyal psikologlar, halkla ilişkiler uzmanları derhal karargahta görev ve danışmanlık almalıdır. Keza kent projelerini okuyabilecek nitelikli mühendisler (su kanalizasyon şebekeleri, elektrik, cadde sokak vb ) bunlar çok önemlidir.

Halkla kurulacak ilişkiler halkın kazanılması çok önemlidir. Uzunca bir süredir halk artık milli, üniter yapının, hukuk devletinin bir arada yaşamanın önemini idrak etmiş durumdadır. O iradeyi tekrardan terör ağalarının güdümüne sokmayacak tedbirler almak gerekir. Peşkir omzunda akşama kadar çeşme arayan kadrolarla orada mesafe alınamaz, konun ehli kadrolar göreve getirilmelidir.

Silopi operasyonu bana göre bu anlamda son derece başarılı örnek bir operasyondur, emeği geçenleri tebrik diyorum. Çok az bir zayiatla mesele halledildi. Örnektir. Hepsi bu şekilde planlanmalıdır. Ne dediğim anlaşılıyordur umarım.

Prof. Dr. Kemal Üçüncü

Odatv. com

Reklam alanı
About armadmin 9278 Artikel
Günlük olaylara toplum duyarlılığını yükseltebilmeyi umuyoruz.

İlk yorumu yazan siz olun

Yorumunuzu yazın