18 Mart mı desem yoksa 16 Aralık mı?

Nevra Ölçer / Anadolu ve Rumeli Medya

Reklam alanı

18 Mart..

Evet, 18 Mart dedim..

Ne düşündünüz?

İlk anda hiç bir şey, ama biraz sonra aklınıza Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü geldi..

Hemen bunu düşünmediniz, çünkü aralık ayının ortalarındayız ve size şu anda bu günü hatırlatacak bir durum yok gibi duruyor..

Her yıl 18 Mart’ta genelde bir yazı yazarım. Çoğu kişi de bir şeyler yazar, sosyal medyada paylaşır..

Diyorum ki, şu 18 Mart’a biraz dönelim..

Kısaca hatırlayalım..

3 Kasım 1914 günü Gelibolu yarımadasının ağzında bulunan Seddülbahir bölgesinin İngiliz gemileri tarafından bombalanması ile başlayan denizden saldırı süreci 18 Mart 1915 tarihinde düşman armadasının 7 gemisinin batması ya da kullanılamaz hale gelmesi ile son bulmuştu. Bu tarihten 5 hafta sonra da kara çıkarması başlamıştı. Sekiz ay süren bu çok kanlı çatışmalarda her iki taraf da 250 şer bin civarı kayıp vermişti. 9 Ocak 1916 tarihinde ise düşman gizlice son birliklerini de çekmiş ve Çanakkale Savaşı da Türklerin zaferi ile sonuçlanmıştı.

Düşman 25 Nisan 1915 tarihinde karaya asker çıkarmaya başlamıştı. Çanakkale’nin savunması için kurulan 5. Ordu’nun başında ise Alman Mareşal Liman von Sanders vardı.

Çanakkale Savaşları anlatılırken üzerinde en çok durulan ve tartışılan konuların başında çıkarma anında Liman von Sanders’in nerede olduğu sorusu gelir.

9. Tümen’e bağlı 27. Alay bu bölgenin savunması ile görevlendirilmişti. Yedek tümen komutanı Mustafa Kemal’in düşman çıkarmasından haberdar edilmesiyle ve yanına 57. Alay’ı alarak olay yerine hareket etmesi ile ülkemizin kaderini değiştiren bir tarihi an başlamış oldu..

Bütün bunları az çok biliyoruz. Peki bu sırada ordu komutanı Liman von Sanders neredeydi?

Saros bölgesinde idi. Düşman çıkarmasının buradan başlayabileceğini düşünüyordu. Elindeki birliklerin 3te birini de bu bölgede konuşlandırmıştı.

Bu bölge onun için niye bu kadar önemli idi?

Çünkü düşman Saros’tan karaya çıkarsa Çanakkale Boğazı’nın arkasına geçmiş olacaktı ve buradan Marmara’ya inmesi kolay olacaktı.

Yani Çanakkale Savaşı’nı yaparken biz, sadece  Çanakkale Boğazı’nı korumuyor, Boğaz’dan sonra gemilerin Marmara’ya geçmesini ve böylece İstanbul’a doğru gidip orayı ele geçirmelerini ve Karadeniz’e geçmelerini önlüyorduk. Bu suretle Rusya’ya yardım gidemedi ve savaş İtilaf güçlerinin istediği şekilde gelişmedi.

Destan haline gelen savaşımız bunun için idi.

Şimdi bir kanal açıp birtakım gemilere “buyur, Karadeniz’e geç” diyeceğiz ..

Yani Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş mücadelesinin başladığı yeri deleceğiz…

Öyle mi?

Bu mudur?

“Onun annesi şurayı aldı, şu kadar dönüm”,.. filan gibi magazine kaçan haberler ortalıkta dolaşıyor ama olayın kendisi, böyle bir savaş için nesilleri kaybetmiş bir ülkede böyle bir konunun gündeme gelmesi bile beni inanılmaz rahatsız ediyor ve öfkelendiriyor…

 

 

 

About armadmin 9313 Artikel
Günlük olaylara toplum duyarlılığını yükseltebilmeyi umuyoruz.