Kamuoyu, Tanzimat, 21. Yüzyıl / Bölüm4

Dr. Orhan Koloğlu / Tarihçi, Yazar

Reklam alanı

Dağılma dönemi psikozuna kendilerini kaptırmış olan Yeni Osmanlıların içine düştükleri ikilemden kurtulmalarına fırsat vermeyen bu düşünüş tarzının en güzel örneklerinden birini, Ahmet Mithat’ın 1872’de çıkardığı, Devir gazetesinde, Sadrazam Mithat Paşaya yazdığı açık mektupta görüyoruz. “Bu mülk ve millet devletin değil mi?… Biz hükümeti seniyeyi baba gibi tanımak isteriz” diyerek resmi tekci çizgiye uyduğunu belirten Ahmet Mithat, arzuladığı dinamik kamuoyunu da “inkiyadı serbestane (özgürce boyun eğme)” diye tanımlar:

“Padişahımız hattı hümayunlarla, fermanlarla bize hürriyet ve müsavat bahşediyor (…) Biz de iktizayı tabiiyet maslahatına istinaden (uyrukluk gereği olarak) serbest olalım, hür olalım, hükümetimizden korkacağımıza ona muhabbet edelim, sevelim, itaatimiz inkiyadımız (boyuneğme) miskince olmasın serbestane olsun, bir miskin muti (itaat eden) azacak derman bulur ise her fenalığa mütecasir (cüret gösterme) olur fakat bir serbest ve hür münkad (boyu eğen) ne kadar kuvvet bulur ise bu kuvveti yine inkiyadi serbestanesini (özgürce boyun eğmesini) muhafaza yolunda sarf eder diyoruz…”

Özgürlüğün dinamizmini isteyen, fakat uyrukluğun gereğince boyun eğmeyi savunan Ahmet Mithat bu oluşumu Efkarı Umumiye diye tanımlamaktadır :

“… halbuki hükümet hiçbir nazar dikkat ve ehemmiyeti önüne almayup ve hatta “bizde efkarı umumiye yokdur” deyu anceyb bir de hüküm verip keyfiyete atf nazar dikkat ve söylenen sözlere havalei sema itibar bile etmiyor (dinlemiyor bile). Efkarı umumiyenin vücudunu teslime tenezzül edecek olsa dahi bunlar serbest olur ise kalplerine sığmazlar hükümetten korkmalıdırlar heybeti hükümet yüreklerini oynatmalıdır fikrine zahip olarak yine bir netice görülmüyor. Biz maarif isti-

yoruz, adam olmak medeni olmak istiyoruz. Hükümet bunların maarif ile gözleri açılır ise zabt ye rabtları müşkil olur deyu bizden maarifi imsak (el çekme) ediyor (…) hükümetin şimdiye kadar serkeşdin deyu ittiham etmek (suçlamak) istediği matbuat bu gibi hitaplar ile hükümeti seniyeyi biraz da atimizi (geleceğimizi) düşünmeğe davet ediyor, çünkü efkarı umumiye bunu istiyor…”

Eğer bugünkü deyimlerle açıklamaya kalkarsak Ahmet Mithat’ın tekci ve inkiyad serbestane’li efkarı umumiyesinin karşılığı olarak “sağduyulu kamuoyu” deyimini kullanabiliriz. Yazımızın başında belirttiğimiz gibi günümüzde bazı yazar ve düşünürlerin özlemini duydukları bu sağduyulu kamuoyu, 187O‘li yıllarda Babiali için çok aşırı bir adım farzedilmiş ve nüshaları toplattırıldığı gibi, gazete de süresiz kapatılmıştır.

Osmanlı toplumu içinde Türk kesimine tarihsel koşulların empoze ettiği bu “tekcil sağduyulu” kamuoyu oluşumunun sakıncalı yanı eskinin Kapalı DüzenR