anadoluverumelimedya.com

İklim değişikliğine hazır mıyız?

Reklam alanı

Hakan Kara / Cumhuriyet

Reklam alanı

Doğal afetler giderek artıyor. Dünyada 1980’de 250 olarak kaydedilen doğal afetlerin sayısı 35 yıl içinde 3 katına çıkmış. Veriler Alman reasürans kuruluşu Munich Re’ye ait. 
Munich Re, dünyanın en büyük sigorta şirketlerinden. Dünyada son 10 yılda doğal afetlerin yarattığı yıllık ortalama hasarı 170 milyon dolar olarak hesaplamış şirket. Oysa sadece 2017 yılında yaşanan doğal afetlerin yarattığı ekonomik yıkım 330 milyar dolar. Yani on yıllık ortalamanın iki katı… 
Küresel iklim değişikliği ile birlikte seller, kuraklık, erozyon, çölleşme, fırtınalar, orman yangınları giderek artıyor. Aşırı iklim olayları yeni normalimiz haline geliyor. 
Dünyanın dört bir yanından felaket haberleri geliyor.
Önceki ay Hindistan ve Bangladeş büyük bir sel felaketi yaşadı. 1 milyondan fazla insan evlerini terk etmek zorunda kaldı. Oysa Hindistan bu yıl tarihin en büyük su kıtlığını yaşıyor. 
Kenya’da mart ayındaki sellerde 7 kişi yaşamını yitirdi. Çin’de temmuzda 16 kişi öldü. Hemen ardından Japonya’da sel felaketi 236 yaşam aldı. Japonya’da, bu yıl yüksek sıcaklık nedeniyle ölenlerin sayısı 80’i geçti. Binlerce insan hastanelere akın etti. 
Yunanistan’daki yangında 91 kişi yaşamını yitirdi. Hemen ardından Atina’da bir de sel yaşandı. 
İsveç, orman yangınlarını söndürmek için AB’den yardım istedi. Kanada Quebec’te aşırı sıcaklar yüzünden temmuz başında 50 yaş üstü 90 kişi öldü. Meksika’da sıcaklıklar yüzünden olağanüstü hal ilan edildi. Vietnam’da sel ve toprak kayması yüzünden 15 kişi öldü. 
Cezayir’in Ouargla kentinde, temmuz ortasında hava sıcaklığı 51.3 dereceye ulaştı. 
Bu, Afrika kıtasında kaydedilmiş en yüksek sıcaklık. Peki Türkiye’de? 
Ocakta Tarsus’ta bir sel felaketi yaşadık. Mayısta sırasıyla Birecik, Adıyaman, Diyarbakır, Kilis, Ankara, Kars, Bursa, Balıkesir, Trabzon’da. Haziranda Muş ve Trabzon’da. Temmuzda Kocaeli, Afyonkarahisar’da. Ağustosta ise Rize’de, Antalya’da ve Ordu’da. 
Ordu’da sekiz köprü yıkıldı. Karadeniz Sahil Yolu trafiğe kapatıldı. Sel felaketinden 500bin kişi etkilendi. En ağır hasar Ünye, Fatsa, Perşembe ilçelerinde. 
Sel felaketinin görüntüleri insanın içini yakıyor. 
Neden yaşıyoruz bunları? 
Çünkü HES’ler bölgedeki ekosistemi değiştirdi. Dere yataklarını tahrip ettiler. Maden faaliyetleri için ağaçlar kesildi. Karadeniz Sahil Yolu’nun oluşturduğu set derelerin Karadeniz’e ulaşmasına engel oldu. 
Çevrecilerin uyarıları dikkate alınmadı. 
Ne diyor Ordu Çevre Derneği Başkanı Gül Ersan“Felaket şaşırtıcı değil. Yetkilileri defalarca uyardık ama ciddiye alınmadık.” 
Ordu’da 20 HES faaliyette. Toplam proje sayısı 50. 
Peki HES projelerinin tümü tamamlanınca durum ne olacak? Ne tür felaketler yaşayacağız? 
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz şöyle diyor: 
“Doğu Karadeniz bölgemizde yılın aynı dönemlerinde yaşanan yağışlarda hep aynı manzaralarla karşılaşıyoruz: Bu durum, yaşadıklarımızın doğal afet değil, plansız ve çarpık kentleşmenin sonucu olduğunu gösteriyor.” 
Küresel ısınma nedeniyle havalardaki aşırılıklar devam edecek. Artarak devam edecek. Öyle diyor uzmanlar. Betonun egemen kılındığı kentlerde aşırı yağışların yol açtığı sellerin tahrip gücü de artacak. 
8 Ağustos’ta İstanbul’daki hortumun görüntülerini izlediniz mi? Artık İstanbul’da hortum da görmeye başladık. Neyse ki hortum sahile gelmeden etkisini yitirdi. 
İklim değişikliği yaşamımızı her yönüyle etkileyecek. Küresel ısınma yüzünden 2050 yılında 150-300 milyon insan göç etmek zorunda kalacak. 
Peki, Türkiye iklim değişikliklerine ne ölçüde hazırlıklı? Hangi eylem planları yapıldı? Bunlar ne ölçüde uygulanıyor? Bilen var mı? 
8 Eylül Küresel Etkinlik Günü’ne yönelik olarak Kadıköy’den San Francisco’ya, Manilla’dan Johannesburg’a çağrılar başlamış durumda. Yaşam savunucuları “İklim için ses ver” diyorlar (www.iklimicinsesver.org). Duydunuz değil mi?

Reklam alanı
About armadmin 9266 Artikel
Günlük olaylara toplum duyarlılığını yükseltebilmeyi umuyoruz.