anadoluverumelimedya.com

Afrin’den daha önemli ne var?

Reklam alanı

Arslan Bulut / Yeniçağ

Reklam alanı

Afrin’de Mehmetçik terör gruplarına karşı harekât yapıyor; şehitler de gelmeye başladı. ABD’nin 1970’li yıllardan beri desteklediği, başlangıçta Amanos dağları üzerinden Hatay’ı taciz etmek; şimdi ise Kandil’den Akdeniz’e kadar terör devletçikleri kurmak, böylece Türkiye’yi güneyinden tamamen kuşatmak için kullandığı Afrin’deki terör yapılanmasını ortadan kaldırmak şart oldu.

Bu sebeple, 7’den 70’e bütün Türk Milleti’nin Mehmetçiklerin zaferini istemesinden daha doğal ne olabilir?

***

Mehmetçik dış cephede mücadele verirken, iç cephede neler oluyor haberimiz var mı? Meselâ, ilkokullarımızda hatta ana okullarımızda çocuklarımıza nasıl bir eğitim veriliyor biliyor muyuz?

Bu konu Afrin’deki mücadeleden bile önemli! Çünkü, içerde Türk çocuklarının tamamı tehdit altında!

Çocukları ahmaklaşmak için bilimsel yöntemler kullanılıyor!

Yarının Mehmetçiklerini, Ayşeciklerini daha ilkokulda dengesizleştirmek için özel program uygulanıyor! Milli değil, gayrı milli de değil, “psikopat yetiştiren bir eğitim sistemi”nden bahsediyoruz.

Bu yazının sonunda adresini vereceğim dosyada bu işin nasıl yapıldığını, eğitimci Mahiye Morgül‘ün yaptığı suç duyurusu metninden, belgeleriyle bizzat göreceksiniz!

Kısacası asıl saldırı dış cephede değil, iç cephededir!

***

Konu ile ilgili araştırmayı eğitimci Mahiye Morgül yaptı. Morgül, mektubunda, bir yazımdaki “Dinlererası diyalog misyonu, üçüncü bin yılda Asya’yı Hıristiyanlaştırmaktır” sözlerime atıf yaparak Ankara ve İzmir’de bizzat tanık olduğu misyonerlik çalışmalarından örnekler veriyor. Şimdiki misyonerlerin Kore’den gönderildiğini, Koreli genç kızların Türkçe’yi öğrendikten sonra ilkokul öğrencilerine İngilizce öğretmeni olarak görevlendirileceğine dair bilgiler edindiğini zaten İngilizce ders kitapları içindeki konuların kilise merkezli olduğunu, Türkçe 1.sınıf kitabında da Siberton Baptist Kilisesine yönlendirme bulunduğunu anlatıyor.

Morgül‘e göre süreç şöyle işleyecek:

“2019 seçimleri öncesinde anayasaya uyum yasaları geçirilecek, Türkiye Milletvekilliği getirilecek ve yerel yönetimleri güçlendirmek bahanesiyle kaşla göz arasında köylere dört yıllık ilkokullar açılacak!  Okullarda, İngilizce bilen bu kızlar görevlendirilecek. Köyde bir acemi sınıf öğretmeni ve bir de İngilizce öğretmeni olacak, o da Koreli Protestan olacak.

Yeni Türkçe 1.sınıf ders kitabında Siberton Baptist kilisesine erişim yolu açılıyor. Beberobo robot bebek, Siberton robot köpek… Başsavcılığa bunu da içeren suç duyurusu yaptım.”

 

***

Peki suç duyurusu dosyasında neler var? İsterseniz, dosyaya hep birlikte girelim!

Girelim de daha 6-7 yaşındaki Türk çocuklarının beyinlerine nasıl virüsler yerleştirildiğini ve böyle giderse, Türkiye diye bir devletin kalmayacağını belgeleriyle görelim:

İlkokul 1.sınıf Türkçe kitabı, eğitimde ilkokul çağındaki çocukların zihin ve ruh sağlığına kalıcı zarar veriyor!

Kitapta işlenen konular üzerinden, Türk Ceza Yasası’ndaki “algılama yeteneğinin bozulmasına sebep olmak” suçu işleniyor.

Mahiye Morgül‘e göre bu suçun belirtilerinden bazıları şöyle:

-İlkokul çağında denge bozuğu tanısıyla her yıl artan sayıda çocuğun psikoloğa gider olması,

-Ders kitaplarındaki korkutucu ve itici görseller nedeniyle ders çalışmak istemeyen çocuk sayısındaki artış,

-Özellikle kız çocukların korktuğu büyükçe yılan, fare, kurukafa, hayalet gibi resimler, bilimdışı ve akla ziyan okuma metinleriyle çocuğu zihinsel kaosa sürüklemek,

-İnsanların havada uçma özelliği varmış gibi sürekli ayakları yere basmadan resmedilmesi, yaşam alanlarının kaotik resmedilmesi,

-Çocuğu bir cinayetin tanığı pozisyonuna getiren öyküler dinletmek…

***

Bu kirli operasyonun nasıl yapıldığını örnekleriyle öğrenmek istiyorsanız, aşağıdaki adreste bulunan dosyayı da okuyun lütfen.

http://mahiye.com/wp-content/uploads/2018/01/T%C3%BCrk%C3%A7e-1-i%C3%A7in Ba%C5%9Fsavc%C4%B1l%C4%B1%C4%9Fa-Su%C3%A7-Duyurusu-17.1.2018.pdf

 

Reklam alanı
About armadmin 9266 Artikel
Günlük olaylara toplum duyarlılığını yükseltebilmeyi umuyoruz.