Eminağaoğlu’ndan işgal edilen adalarla ilgili önemli açıklamalar

Hukukçu Ömer Faruk Eminağaoğlu, Ege ve Akdeniz’de Yunanistan’ın işgal ettiği 18 ada ve 1 kayalığa sessiz kalınmasına tepki göstererek, bu konuyla ilgili TBMM’nin olağanüstü olarak toplanmaya çağırdı.

Salim YAVAŞOĞLU / İSTANBUL

Reklam alanı

YARSAV ve Yargı-Sen’in kurucu başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, Ege ve Akdeniz’de 18 ada ve 1 kayalığın Yunanistan tarafından işgal edilmesinin siyasi iktidar tarafından yok sayılmasını tepki gösterdi. Eminağaoğlu, Türkiye’nin, son yıllara kadar ‘yurtta barış, dünyada barış’ anlayışından ayrılmadığını, Ege’nin bir barış ortamı olmasını amaçladığını, ancak her koşulda haklarına  da sonuna kadar sahip çıktığını hatırlatarak, “2004’te başlayan, 2008 sonrası her geçen gün daha da artan ve halen devam eden sorun, Cumhuriyet dönemindeki ilk kez işgal/toprak kaybı sorunu niteliğindedir. Türkiye-AB ilişkileri konusunda AB’nin 17 Aralık 2004 tarihli Helsinki Zirvesinde, (1981’de üye olan) Yunanistan ve (1 Mayıs 2004’te üye olan) Güney Kıbrıs’ın karşı oyu olmadan 3 Ekim 2005 tarihi itibarıyla müzakerelerin başlanması kararı alındı. Tarihler dikkate alınınca, adalar konusundaki sessizliğin nedeni konusunda dikkat çekici bulunmuştur. ‘Devletin ülkesinin bölünmezliği’ Anayasanın değiştirilemez hükmü olmakla ve bu nedenle değiştirilemez devlet politikası kapsamında kalmakla, TBMM gecikmeksizin yaşanan sorunun çözümü ve haklarına sahip çıkmak için olağanüstü/özel gündemle toplanmalı!” açıklamasını yaptı.

Eminağaolu, Ege’deki 13 ve Akdeniz’deki 5 ada olmak üzere 18 ada ve Ege’deki 1 kayalık ile ilgili bugüne kadar TBMM’de yaşananları ise şöyle anlattı: “2004-2017 arasında bu konuda TBMM’de 67 adet yazılı soru önergesi verilmiş. Bir kısmı yanıtlanmamış, bir kısmı ise şablon içerikte ve geçiştirircesine yanıtlanmış. 2015’teki sözlü soru önergesi yanıtında ise Türkiye’ye ait olduğu ifade edilen ‘bir ada (Marathi)’ için, daha sonra 2017’de ilgili bakan bir yazılı soru önergesine verdiği yanıtta, Türkiye’ye ait değil demiş!.. 18 ada ve 1 kayalığın kime ait olduğu konusu, diğer yanıtlanan sorularda hep geçiştirilmiş. Vatanının neresi olduğunu bilmeyen ve bu durumu sorgulanmayan bir iktidar. 2015’te bu konuda TBMM’de 1 adet sözlü soru söz konusu olmuş ve ilgili bakan tarafından yanıtlanmış. Bu adalar ve kayalığın Türkiye’ye ait olduğu ifade edilmiş, ancak ne yapılması gerektiği konusunda sessiz kalınmış.

2013-2017 arasında bu konuda TBMM’de 8 adet Meclis Araştırma önergesi verilmiş ve bunların hepsi verildiği ile kalmış. 2004’ten bu yana bu konuda TBMM’de hiç genel görüşme önergesi verilmemiş. 2004’ten bu yana bu konuda TBMM’de hiç Meclis soruşturma önergesi verilmemiş. 2004’ten bu yana bu konuda TBMM Olağanüstü/özel gündemle toplantıya çağrılmamış. Sonuç olarak; 2004’ten bu yana etkin bir yasama denetimi yapılamamış. 2004’ten bu yana adli, idari bir denetim ve süreç yaşanmamış. 2017’de bu konuda HKP’nin suç duyurusu olmuş. 9 Eylül 1922’de denize dökülenler, AKP hükümetinin yaklaşımı nedeniyle, şimdi bu karaparçalarında iktidar olmuş. Bu durumlar karşısında, TBMM özel gündemle ivedilikle toplanmalı…

İşgal altındaki toprakların TBMM tarafından, sadece TBMM’deki söylem ve yazışmalarla değil, TBMM Genel Kurulunun sorumluluk üstlenerek aldığı kararlar ve bu kararların uygulanarak kurtarıldığı asla ve asla unutulmamalıdır. Bu anlayıştan hiç bir zaman geri durulmamalıdır.”

yeniçağ

About armadmin 9300 Artikel
Günlük olaylara toplum duyarlılığını yükseltebilmeyi umuyoruz.