Türkiye, Rusya ve İran arasındaki askeri trafiğin şifreleri

Mustafa Birol Güger / Aydınlık

Reklam alanı

15 Ağustos‘ta, İran Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Muhammed Bakiri Ankara’da Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar‘ı ziyaret etti. Ardından bugün Dışişleri Bakanı Mevlüt ÇavuşoğluRusya Genelkurmay Başkanı Gerasimov‘un da Türkiye’ye geleceğini açıkladı.

General Bakıri’nin, 1979 yılındaki İran İslam Devrimi‘nden bu yana Türkiye’yi ziyaret eden ilk İran Genelkurmay Başkanı olması şüphesiz bu ziyareti önemli ve eşsiz kılan olguların başında geliyor. Ancak, bir de konjonktürel gelişmeler var ki adeta ziyaretin tarihsel niteliğini pekiştiriyor.

‘IRAK’IN PARÇALANMASI KABUL EDİLEMEZ’

General Bakıri, Ankara’ya ayak bastığı saatlerde, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Bağımsız Yüksek Seçim ve Referandum Komisyonu, uzun bir süredir planlanan ‘Bağımsızlık Referandumu’nun tarihini belirlemekle meşguldü. Oylama sonucunda, referandumun 25 Eylültarihinde yapılması oy çokluğuyla kararlaştırıldı.

General Bakıri, 17 Temmuz‘da yaptığı açıklamada, IKBY’nin Irak’tan ayrılmasını öngören referandumun ‘kabul edilemez’ olduğunu ifade etmişti. İranlı General, “Bu Irak’ın komşuları tarafından asla kabul edilebilir değildir. Irak’ın bağımsızlık ve toprak bütünlüğünün korunması ülkedeki tüm mezhep ve etnik grupların yararınadır” şeklinde konuşmuştu. (1)

AFP‘nin ‘beklenmedik’VOA‘nın ‘nadir’, hükümete yakın Daily Sabahgazetesinin ise ‘dönüm noktası’ olarak tanımladığı bu ziyaretin ardından IRNA‘ya konuşan Bakıri, ziyaretini şu sözlerle özetledi: “Uzun zamandır böyle bir ziyaret gerçekleştirmemiştik. Ancak, bölgedeki gelişmeler, iki ülkenin güvenliğine ilişkin meseleler, sınırlarımızın güvenliği ve terörle mücadele göz önünde bulundurulduğunda, bu ziyaretin yapılması gerekli hale gelmiştir”

‘ATLANTİK CEPHESİNE İNDİRİLMİŞ BİR DARBEDİR’

İranlılar ise ziyaretin Türkiye’deki yankılarını, eski MGK Sekreteri Tuncer Kılınç‘ın İran basınına verdiği kritik demeçten okudu. Kılınç konuşmasında, “[Bu ziyaret] Türkiye iç politikasında ve İran’ın bölgesel diplomasisinde tarihsel bir dönüm noktası teşkil ediyor. Şayet Türkiye ve İran birlikte hareket ederlerse, bölge tarihinde yeni bir sayfa açabilir.”

Türkiye’nin daha önce ‘mavi gözlü generaller’ ve ‘yankiler’i ağırlamaya alışık olduğunu ifade eden Kılınç, konuşmasının devamında, Batı Asyalı bir şahsiyet olarak tanımladığı İranlı generalin Ankara ziyaretini, ‘Türkiye’nin Atlantik cephesiyle ilişkilerine indirdiği bir darbe’ olarak tarif etti.

Kılınç’a göre bu ziyaret, olağandışı bir değişim geçiren Türkiye için tarihsel bir semboldü. Kılınç bu değişimi şu sözlerle açıkladı: “[Türkiye], Rusya ve Çin’e yaklaşıyor ve aynı zamanda Riyad, Abu Dabi, Brüksel ve Washington politikalarından uzaklaşıyor. Tüm parametreler bu değişimi işaret ediyor.”

TÜRKİYE’NİN SURİYE POLİTİKASI…

İran merkezli Günlük Vatan (Vatanemrooz) gazetesinin konuya ilişkin yayınladığı analize göre, Bakıri ve Akar’ın bir diğer önemli gündem maddesi de Suriye’deki son durum oldu.

Ziyaretin, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İran Devlet Başkanı Hasan Ruhani‘nin Suriye konulu görüşmelerinden bir gün sonra gerçekleştiğini vurgulayan gazete, Türkiye’nin Suriye politikasında belirgin bir değişiklik gözlemlendiğini, İdlib’te yuvalanan terörist grupların Türkiye’yi kapsamlı bir çözüm geliştirmeye ittiğini vurguladı.

Bu noktada, Ortadoğu merkezli Zaman el-Vasl gazetesinin 7 Ağustos‘ta, Suriyeli Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu‘ndan bir kaynağa dayandırdığı, ‘Türkiye’nin, koalisyona yönelik mali desteği durdurduğuna’ ilişkin haberi hatırlamakta fayda var. (2)

Türkiye, ABD’nin girişimiyle kurulan bu örgüte bugüne dek aylık 320 bin dolardan fazla mali destek sağlıyordu.

KRİTİK NOKTA İDLİB

Geçtiğimiz hafta İran’ın başkenti Tahran’da bir araya gelen Türk, Rus ve İranlı uzmanlar, Suriye’deki son durumu masaya yatırmış ve İdlib’teki son durum, önemli bir gündem maddesi olarak öne çıkmıştı.

Zira, geçtiğimiz hafta ABD destekli PKK/PYD güçlerinin, işgal altında tuttukları Afrin’in güney komşusu İdlib’e saldırı hazırlığında olduğuna dair haberler basına yansımıştı.

13 Ağustos‘ta, Yeni Şafak‘ta yayınlanan bir habere göre, ABD tarafından oluşturulmaya çalışılan terör koridoru planı uyarınca, Fırat Kalkanıbölgesinin PKK unsurlarınca ele geçirilmesi gerekiyor ve İdlib bu noktada kritik önem teşkil ediyor. (3)

Reklamdan sonra devam ediyor 

– Zira, Afrin ve Kobani’deki sözde kantonlarını birleştirmeyi hedefleyen PKK’nın Akdeniz’e ulaşabilmesi için İdlib’i de işgal etmesi gerekiyor.

– Bu doğrultuda daha önce IŞİD bahanesiyle Suriye’nin kuzeyini PKK’ya teslim eden ABD, şimdi de el Kaide bahanesiyle İdlib’i işgal ederek terör koridorunu genişletmeyi hedefliyor.

ZİYARETİN HEDEFİ TERÖR KORİDORU

Irak’ın kuzeyinde yürütülen ‘referandum’ hazırlıkları, ABD’nin, Suriye’nin kuzeyinde PKK/PYD’ye yönelik yürüttüğü eğitim ve silahlandırma faaliyetlerinden bağımsız düşünülemez.

– Pentagon, sadece geçtiğimiz 2 ayda PKK/YPG’ye 1100’ü aşkın TIR dolusu silah ve mühimmat gönderdi.

– 30 Nisan‘da Sputnik‘e konuşan Peşmerge’ye bağlı kaynaklar, ABD’nin kurulacak iki yeni Peşmerge taburu için 110 milyon dolar değerinde silah ve mühimmat göndereceğini aktardı. (4)

– Aynı haberde, gelecek yılın başında oluşturulması öngörülen taburların eğitimlerini de ABD’nin üstlendiği; eğitim ve diğer masraflarla birlikte taburlar için harcanacak rakamın 200 milyon dolara çıkacağı belirtildi.

Bütün bu bilgiler ışığında, ABD ve Batı koalisyonunun eğitip silahlandırarak düzenli orduya dönüştürdüğü Irak ve Suriyeli Kürtlerin, günü geldiğinde, aralarındaki çıkar çatışmalarını bir kenara bırakıp, Batılı devletlerin de desteğiyle birleşerek, savaşı Türkiye ve İran’a taşımaya karar vermeleri oldukça muhtemel.

BÖLGEDE TOPRAK GİDEREK ISINIYOR

Bu noktada, 500 kilometrelik bir ortak sınıra, binlerce yıllık devlet ve komşuluk geleneğine ve bölgenin en güçlü iki ordusuna sahip olan Türkiye ve İran’ın genelkurmay başkanları arasında gerçekleşen bu ziyaret, kısa bir süreç okumasıyla tarihi amacını ortaya koyuyor.

Bizler bu satırları yazarken, Dışişleri Bakanı Mevlüt ÇavuşoğluRusya Genelkurmay Başkanı Valeriy Gerasimov‘un İdlib’deki durumu tartışmak için Türkiye’ye geleceğini açıkladı.

Bölgede toprak giderek ısınıyor…

Atlantik ve Avrasya güçleri arasında derinleşen çelişkiler, iki taraftan biri topyekün yenilgiyi kabul edene dek, çatışmanın, vekalet yoluyla da olsa süreceğini işaret ediyor.

Ancak bizzat ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) tarafından ortaya koyulan istatistikler, kurulan yeni ittifaklarla birlikte yükselen gücün hangisi olduğunu açık bir biçimde ortaya koyuyor.

***

About armadmin 9318 Artikel
Günlük olaylara toplum duyarlılığını yükseltebilmeyi umuyoruz.