Saldırı çok yönlü

Bülent Esinoğlu / Ulusalkanal

Reklam alanı

1200’lü yıllarda, Batı’dan doğuya yapılan saldırıların hazırlığı yapılırken, öncülüğü Kilise yapardı.

Askeri güçlerini bir araya getirmek için yapılan siyasi ve örgütsel faaliyetler Papazlar tarafından yürütülürdü.

Anadolu ve Orta Doğu içinde arta kalmış Hıristiyan topluluklar, cephe gerisi ittifaklar ve lojistik için değerlendirilirdi.

Günümüzde, ortak saldırının siyasi ve örgütsel öncülüğünü Amerika üslenmiş durumdadır.

Emperyalizmin orta doğuya saldırısının sadece Afganistan, Libya, İran, Suriye ve Irak ile sınırlı olduğunu düşünenler hala tehlikenin farkında olmayanlardır.

Bölge ülkelerinin saldırı karşısında, geç de olsa, bir araya gelerek, savunma niyetlerini ortaya koyması; Amerika’nın elini daha çabuk tutmasını gerektiriyor.

Bu sebepten eskiden örtülü sürdürdükleri planlı faaliyetlerini, artık örtülü yürütülmesine gerek duymuyorlar. PKK’ya verilen ABD desteği, 40 yıldır örtülü devam ediyordu. Artık bu gizliliğe gerek duymuyorlar.

Suriye’nin elinde bulunan silah ve teçhizattan daha fazlasını PKK’ya verdiler. İki ayda 468 TIR dolusu mühimmat ve teçhizat.

Amerika ve onun müttefiklerinden Türkiye’ye gelen tehditler adım adım bir plan dahilinde yükseltiliyor.

Sıralarsak;

1-  İsrail tarafından organize edilen ve 25 Eylül’de yapılması beklenen Kürdistan Bağımsızlık Referandumu,

2-  Bu referandumun Türkiye içini de kapsayıp kapsamayacağı tartışmalarının, Batı medyasında tartışılıyor olması,

3-  Amerika’nın örgütlediği, Suudi Arabistan, Bahreyn, BAE, gibi Arap ülkelerinin Katar üzerinden, Türkiye’ye sopa göstermesi,

4-  Ermeni Soykırımı Yalanının yeniden gündem yapması,

5-  Avrupa Parlamentosunun Türkiye ile üyelik müzakerelerini durdurması kararı, fonları kesmesi ve Japonların yaptığı Sinop Nükleer Santral değil de, Rusların yaptığı Akkuyu Nükleer Santralının yapımının durdurulmasının istenmesi,

6-  Kıbrıs’tan askerimizin çekilmesinin ve garantörlüğümüzün kaldırılmasının istenmesi,

7-  15 Temmuz’da gerçekleştiremedikleri darbe girişimi,

8-  Önceden devşirilmiş elemanları olan PKK ve Gülen taraftarlarının yargının elinden kurtarılması,

9-  İsrail’den gelen “Bağımsız Kürdistan İsrail’in ihtiyacıdır” açıklamaları,

10-Sıcak para ve proje yatırımlarının azalması,

11-Almanya’da yapılan G-20 toplantılarına katılan Cumhurbaşkanını neredeyse, Almanya’ya sokmama niyetleri,

12-Amerika’nın DAEŞ’i bahanesiyle, Suriye’deki varlığını devam ettirerek, Türkiye içindeki istikrarsızlığı beslemesi,

13-Amerika ve Avrupa basınında, Türkiye Cumhuriyeti’ne yönelik saldırı yazı ve eylemlerinin çoğalması,

14-Yunanistan’ın Türkiye’ye yönelik saldırganlığı,

15-Her gün gelen şehit haberleri,

Sırlamaya çalıştığım bu tehditler; Sadece Türkiye’nin, Suriye’de olan varlı ile izah edilemez. Tehditlerin doğrudan Türkiye’nin toprak bütünlüğüne yönelik olduğunu görmek gerekir.

“Irak,  İran, Suriye de Saray Savaşı mı yapıyor?”

Tehlikenin farkında mısınız?

About armadmin 9318 Artikel
Günlük olaylara toplum duyarlılığını yükseltebilmeyi umuyoruz.