anadoluverumelimedya.com

‘Adalet talebi’ milyonların talebi olarak büyüyor

İhsan Çaralan / Evrensel

Reklam alanı

Cumhurbaşkanı, Başbakan, AKP sözcüleri, MHP Lideri Bahçeli, en çok da Adalet Bakanı, nerede bir mikrofon görseler “Adalet Yürüyüşü”ne verip veriştiriyorlar, suçluyorlar, karalıyorlar, yürüyenleri aklı-selime çağırıyorlar; “Adalet, sokakta, yolda, dağlarda değil, Meclis’te aranır, mahkemelerde aranır” diyorlar.

Ama onların “Adalet Yürüyüşü”nü, “Yürüyüş yapanlar terörist, teröristler için yürüyorlar” şeklindeki karalamaları, ülkede olup bitenlerin az çok farkında olan kimseyi etkilemiyor. Dahası son günlerde yandaş basında ve AKP içinde araştırma yapan anket kuruluşu sözcüleri de “Adalet Yürüyüşü”ne sempatinin AKP’nin tabanında yayılmaya başladığını söylüyorlar.

KARA PROPAGANDA ADALET TALEBİNİN ÜSTÜNÜ ÖRTEMİYOR

Cumhurbaşkanı Erdoğan; partinin başına resmen geçtiğinden beri, partideki “metal yorgunluğu”ndan söz ediyor ya; aslında “metal yorgunluğu” sadece parti teşkilatında değil, AKP propagandasında da var. Artık vatandaşa; “terör”, “terörist” suçlamalarından, 15 Temmuz istismarcılığından, OHAL, KHK’ler ve “terörle mücadele konsepti” etrafında oluşturulan kara propagandadan gına gelmiştir!

Bu yüzden iktidar, elindeki onca propaganda imkanına karşın; “Adalet Yürüyüşü”nün “Adalet istiyoruz” talebinin üstünü örtemiyor. Cumhurbaşkanı, Başbakan, AKP sözcüleri yukarıdan kükredikçe, Adalet yürüyüşüne destek azalmıyor, büyüyor.

Yalama vidanın sıktıkça gevşemesi gibi!

Çünkü Adalet talebi öylesine sahicidir ki; her aklı başında, ülkesini düşünen, vicdan sahibi kişi, ülkede adaletsizliğin her yere nüfuz ettiğini, adaletin somutta dağıtıldığı kurumlar olan mahkemelerin tümüyle “majestelerine” bağlandığını görüyorlar. Bu yüzden CHP ve Kılıçdaroğlu ile siyasi olarak uzlaşamayan çevreler ile AKP içindeki vicdan sahibi kişiler, kimi açıkça kimisi de içinden ”Adalet Yürüyüşü”ne destek veriyorlar.

Bundan olacak ki, Cumhurbaşkanı ve AKP sözcüleri giderek daha sinirli; daha öfkeli, daha şirazeden çıkmış suçlamalar yaparak yürüyüşü karalayarak itibarsızlaştırmayı amaçlıyorlar. Nitekim yandaş medya ve sosyal medyadaki “biat korosu” aldıkları işaret doğrultusunda; yürüyüşçülerin “İstanbul’a sokulmaması”, “Maltepe’deki mitinge izin verilmemesi” gibi çağrılar yapıyorlar. Böylece onlar, demokrasi söz konusu olduğunda nasıl bir “çukurun” içinde yuvarlandıklarını da gösteriyorlar.

ADALET ARAYAN HERKES, KENDİSİNİ YÜRÜYÜŞTE GÖRÜYOR

“Adalet talebine” destek, yürüyüşte de kendisini gösteriyor.

Yürüyüşe destek her gün yeni çevrelerden katılımlarla büyüyor. Kocaeli sınırlarına girilirken, bölgede yılın, hatta yüz yılın en sıcak günü olmasına karşın, yürüyüşe katılanların sayısı 20 bin aşmıştı.

Dün de eş başkanları ve 12 milletvekili tutuklu olan, belediyelerine kayyım atanan, binlerce yöneticisi tutuklanan HDP’nin Eş Başkanı Serpil Kemalbay, yerine kayyım atanan Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk, HDP İzmir Milletvekili Ertuğrul Kürkçü’nün de içinde olduğu gibi HDP heyeti yürüyüşe katılarak “adalet talebi”ne desteklerini sundular.

Önceki gün Sivas’ta 33 aydının, sanatçı ve kültür insanımızın yakılarak katledilmesinin 24’üncü, dün ise Çorum katliamının da 37. yıl dönümüydü. Bu katliamların gerçek sorumluları bile, aradan geçen onca yıla karşın henüz ortaya çıkarılmış değildir.

Ve Sivas katliamıyla ilgili olarak, babası Metin Altıok’u da katliamda kaybeden CHP Milletvekili Zeynep Altıok’un katliamla ilgili Adalet Bakanı’nın yanıt vermesi için verdiği soru önergesi TBMM Başkanı tarafından “uzun olduğu” gerekçesiyle Altıok’a iade edilmiştir.

Sivas katliamının yakalanmayan 8 katliamcısı  “zaman aşımından” yararlandırılmışlardır. Bu yakalanmayan kişilerden birisinin Sivas emniyetinin dibindeki evinde yaşadığı öldüğünde ortaya çıkmıştır. Bir diğer yakalanmayan katliam sanığı ise yıllarca İstanbul Belediyesi’nde çalışmıştır!

Bu iki örnek bile “Adalet Mecliste aranır, mahkemelerde aranır” iddiasına çok açık ve bir yanıt mahiyetindedir.

Çünkü bu tür katliamlarda “Adalet Perisi” gözündeki bağı çıkarıp, katliamcıların kim oluğunu, kimlerin himayesinde olduklarında, kimlerin emriyle hareket ettiklerine bakarak karar vermektedir.

ADALET ARAYIŞININ SEMBOLÜ BİR YÜRÜYÜŞ!

Onu içindir ki Meclisten, mahkemelerden çoktan umudunu kesmiş olan;

* Çorum, Sivas, Maraş katliamlarının yakınları ile Alevi örgütleri,

* Siyasi faaliyetleri iktidar, partizan savcılar ve yargıçlar tarafında suç olarak görülen, başvuruları Anayasa Mahkemesi tarafından görmezden gelinen HDP’liler,

* ‘Adalet’i demokrasinin olmazsa olmazı gören siyasi partiler ve çevreler,

* Tutuklu gazetecilerin yakınları ve basın özgürlüğü mücadelesi sürdüren gazeteci örgütleri,

* Seçtikleri yöneticileri görevden alınıp yerine kayyım atanan vatandaşlar,

* Kadın cinayetleri ve kadına yönelik şiddete karşı mücadele eden, cinsiyet ayrımcılığının hedefi kadınlar ve kadın örgütleri,

* KHK’lerle ihraç edilen ”İşimizi geri istiyoruz” diyerek mücadele eden akademisyen, eğitimci, sağlıkçı, her meslekten kamu emekçisi, “İşimizi geri istiyoruz diye açlık grevi yaptıkları için, “tutuklanan” Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın arkadaşları,

* 10 Ekim katliamında hayatını kaybeden barış ve demokrasi mücadelecilerinin yakınları ve mücadele arkadaşları,

* Son yıllarda gelenekselleşen yürüyüşleri bile yasaklanan LBGT’liler,

* Grevleri yasaklanan işçiler ve sendikacılar,

* Aynı işi yaptıkları halde “kadrolu” olmadıkları, her tür güvenceden yoksun çalışan taşeron işçileri…

Her tür adaletsizliğin hedefi olan ve “Ben adaletin olduğu bir ülkede yaşamak istiyorum” diyen herkes, kendisini “Adalet Yürüyüşü”nün safında görmekte, kendisini fiziken olmasa da duygu olarak orada hissetmektedir.

Yürüyüşe katılan on binler, yirmi binler; belki mitingde yüz binleri, milyonu da bulacaktır. Ama şu bir gerçek ki, adalet talebi bugün Türkiye’de her vicdanlı vatandaşın, milyonların, on milyonların talebidir.

Bu talebe kulak tıkayanlar, onu çarpıtarak provoke etmek isteyenlere karşın “Adalet Yürüyüşü”, artık Türkiye’deki adalet arayışının “sembolü” olmuştur.

Adaletsizliğe uğradığını düşünen herkesin bu yürüyüşte kendini bulmasını bundandır.

     
About armadmin 9322 Artikel
Günlük olaylara toplum duyarlılığını yükseltebilmeyi umuyoruz.