Avusturya’da çifte pasaport telaşı

Türk temsilciliklerinin önünde kuyruklar bu sefer pasaport iadesi için…

Reklam alanı

 

Kadim Ülker/Viyana

Başkanlık referandumu öncesi ve sonrası Türkler Avusturya’da gündemin ana konusu oldu ve olmaya da devam ediyor. Türkleri günde oturtan konular,  Avusturya’da referandum oylamasına gidenlerin yüzde 73’ünün “Evet” demesi ve referandum öncesi Avusturya vatandaşlığına geçmiş Türklerin hala Türk vatandaşılığına sahip olmasıydı. Yani Avusturya vatandaşı onbinlerce Türkün ülkede yasal olmayan çifte vatandaşlıklarının bulunmasıdır.

AVUSTURYA YÜZDE 73 ‘EVET’TEN RAHATSIZ

Türk seçmeninin yüzde 73 gibi yüksek bir oranla  referandumda “Evet” demeleri Avusturya’da ciddi rahatsızlıklar yarattı. Basın ve kamuoyu konuyu enine boyuna tartışmaya başladılar. Avusturyalı ile iletişim halinde olan Türklere farklı bakılmaya ve çife vatandaşlığı bulunup bulunmadığı sorulmaya başlandı. Bir kaç yıl öncesine kadar Tayyip Erdoğan’ı “demokrat” diye parlatan Avusturya medyası onu artık dünya diktatörlerinin arasına koyup, o şekilde haber ve yorumlar yazmaya başladı. Bununla da kalmayan medya seçim sonucunda yüzde 73 oy oranında “evet” çıkmış olmasını  Viyana’yı “diktatör Erdoğan’ın yeni başkenti” diye yorumladılar.

‘DİKTATÖR’ SUÇLAMASI

Gazeteler her gün Erdoğan’a yönelik ‘diktatörlük’ suçlamalarına fotoğraflarla vurgularken, siyasiler de konuyla ilgili her gün açıklamalarda bulundular ve bulunuyorlar. Erdoğan ve Avusturya’da yaşayan AKP’lilerin “demokrasi bizim için tramvay gibidir, ihtiyaç halinde iner ve bineriz” biçimindeki demokratlığı sürekli gündeme getirilirken, hem Türk hem de Avusturya vatandaşı olup da referandumda evet oyu verenlere “çok sevdiğiniz demokrat ülkenize dönün” çağrısı yapılmaya başlandı. Bu çağrılara cevap “çifte vatandaşlığımız yok” olurken, konuyu sürekli takip eden ve onu canlı tutan Avusturya Yeşiller Partisi milletvekili Peter Pilz elinde çifte vatandaşların listesi olduğunu açıkladı. Peter Pilz son bir kaç ay içerisinde konuyu gündeme taşımış, Avusturya’da Erdoğan adına casusluk yapıldığını bir basın açıklamasıyla duyurmuştu. O günden beri Yeşil milletvekili Pilz boş durmadı, araştırmalarına devam etti.  Ayrıca Türkiye’ye izine giden Erdoğan karşıtlarının tutuklandıklarını isim isim gündeme getirdi.
‘ELİMDE SEÇME HAKKI OLAN TÜRKLERİN LİSTESİ VAR’

Pilz’in “elimde seçme hakkı olan Türklerin listesi var” açıklaması öncesi Avusturya İçişleri Bakanı da “çifte vatandaşlığın Avusturya tarafından tanınmadığını, bunun suç olduğunu ve Avusturya vatandaşlığının iptal edileceğini ve ayrıca beş bin Avro ceza ödettireceklerini” duyurdu. Beş bin Avro para cezası için yasa gerektiği bilinirken, hükümetin büyük ortaklarından Avusturya Sosyal Demokrat Partisi tarafından yapılan basın açıklamasında, partilerinin böyle bir cezaya taraftar olmadıkları duyuruldu.

Bu açıklamaların dışında sosyal medya, televizyon ve gazetelerde AKP’li Türkler ile Avusturyalı siyasiler arasında tartışmalar sürekli devam ederken, her iki taraf da “değerler” üzerine vurgu yaptılar. Avusturyalılar demokrasi, çeşitlilik, insan hakları, laiklik, çoğulculuk, kadın ve erkeklerin eşitliğine vurgu yaparken,  AKP taraftarları daha çok dini değerler diyordu.

Tartışmalarda işaret parmaklarını sallayarak tehditkar konuşan AKP taraftarlarından bazıları 22 Nisan tarihli gazetelerde “Benim Türk vatandaşlığım yok, Peter Pilz beni isterse mahkemeye verebilir, ben Türk vatandaşı olmadığımı kanıtlarım, ben Avusturyalıyım” diyorlardı. Onlar Türk vatandaşı olmadıklarını kanıtlayabileceklerken, gazeteler 22 Nisan tarihli manşetlerinden Avusturya vatandaşı olan Türklerin Türk temsilcilikleri önünde Türk pasaportunu iade etmek için kuyruklar oluşturduklarını yazıyordu.

Sadece “Recep Tayyip Erdoğan yol yapmıştır, köprü yapmıştır, yurt dışında bizleri güçlendir ve itibarımızı artırmıştır, güçlü bir ülke yaratmıştır” argümanlarıyla sürekli AKP ve Erdoğan’ı  destekleyen ve son referandumda seçime giden her dört kişiden üçünün “evet” oyu verenler, para cezası ödememek ve Avusturya pasaportlarını kaybetmemek için kuyruklarda sıra beklemekteler. Acı olan  para cezası tehdidinden korkan ve Avusturya pasaportunu kaybetme korkusuyla konsolosluklara dolanlar, ülkesi için canını vermeye hazır olan Türkiye ve ülke sevdalılarının geleceğini karartmada etken oldular. Onlar, ne o yeni köprülü, yeni yollu ve kendilerinin yarattığı “demokrat” Türkiye’ye dönmeye niyetliler, ne de Avusturya’daki sosyal güvenceden uzaklaşıp,  Erdoğan’ın sağladığı “güvenlikli ülkede” yaşamaya razılar.

About armadmin 9318 Artikel
Günlük olaylara toplum duyarlılığını yükseltebilmeyi umuyoruz.