Tarih Vakfı’ndan MEB’in müfredat taslağına itiraz: Cinsiyetçi, İslamcı ve şovenist odaklı

Serbay Mansuroğlu / Birgun

Reklam alanı

Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) yeni müfredata yönelik öneri ve şikâyetler için tanıdığı süre dün doldu. Son tarih olan dün Bakanlığa çok sayıda öneri ve eleştiri ulaştı.
Tarih Vakfı Öğretmenler Platformu, MEB tarafından 13 Ocak’ta askıya çıkarılan 9., 10. ve 11. sınıflar Tarih dersi taslak programları üzerine hazırladığı taslak çalışmasını dün teslim etti.

Tarih Vakfı tarafından Bakanlığa ulaştırılan taslakta, müfredata yöneltilen eleştiriler şu şekilde:

1- Programın, merkezine ulus-devletler için makbul yurttaş yetiştirme perspektifini koyan ve kökenleri 19. yüzyıla dayanan tarih eğitimi anlayışının yerine, 21. yüzyılda tarihsel düşünme becerilerini geliştirmeye dönük bir yaklaşım koymasını olumlu buluyoruz. Bununla birlikte programa etkin biçimde damgasını vurduğu söylenen “bütüncül eğitim felsefesi”nin kazanımlar bazında ne tür somut değişikliklere yol açtığı bu taslaktan net olarak anlaşılmamaktadır. Taslakta, tarihsel bilginin sık sık beş duyu ve sezgisel yolla algılanabileceğinin tekrar edilmesi; tarihe bir sosyal bilim olmaktan ziyade “metafizik bir alan” olarak yaklaşılmakta olduğu izlenimi yaratmaktadır.

2- Taslak programın dilinin; karmaşık, anlaşılmaz, çelişik ifadeler ve anlaşılması zor kavramsallaştırmalarla dolu olduğu gözlemlenmiştir. “Kadim insanlık”, “Kadim Türklük”, “Kadim Müslümanlık” türünden tarihsel bağlama oturtmakta zorlandığımız kavramların hangi amaçla taslak metne yerleştirildiğini tarafımızca anlaşılmamıştır. Tek bir Türklük, tek bir Müslümanlık varmış gibi sunulan “kadim” kavramının ve bunun kültürleri tarif etmek için “otantik” kelimesi ile birlikte kullanılmasının farklılıkları yok sayan, tektipleştirici etkisi olacağını düşünüyoruz.

3- Öğretim Programında Temel Beceriler ve Yeterlilikler kısmında, bu programın 21. yüzyıl insanının temel becerilerini önemsediği vurgulanmasına rağmen bu taslak program kendisiyle çelişen, kendini dayatan ve öğrencilerin eleştirel düşünme ve sorgulama yeteneklerini körelten çok sayıda kazanım içermektedir.

4- Aydınlanma düşüncesi programda seküler olmasından ötürü eleştiriye uğramakta, insanlığın tarihsel gelişiminden uzak yapay bir “projeymiş” gibi sunulmaktadır. Bu tür bir yaklaşımın insanlık tarihinin farklı evrelerini, tarih disiplininin incelikli yöntemleriyle analiz etmekten uzak, öznel yaklaşımları tartışılmaz olgular olarak dayatan bir anlayışın ürünü olduğunu düşünmekteyiz.

5- Taslakta kitap yazarlarına “öznel yorumlarını gizli tutmaları” önerilirken bazı kazanımlarda ciddi biçimde “öznel yargılara” yer verildiği saptanmıştır.

6- İşlevini ve anlamını yitirmiş bazı kazanımların çıkarılarak programdaki aşırı yükün atılmasını olumlu bir gelişme olarak görmekteyiz. Fakat kazanım sayısı azaltılmakla birlikte kazanımların ünitelere dağılımında Türk-İslam odaklılık göze çarpmaktadır. Dünya tarihinde özellikle de Avrupa’da meydana gelen ve günümüz dünyasına da yön veren tarihsel olaylara ayrılan kazanımlar ile Türk ve İslam tarihine ayrılan kazanımlardaki orantısızlık dikkat çekicidir. Örneğin 9.,10. ve 11. sınıftaki toplam 96 kazanımın yaklaşık yüzde 15’i Avrupa Tarihi’ne ilişkindir. Bu kazanımların çoğu da Osmanlı merkezli ve dünya tarihine dair genel bir çerçeve kurulmasına hizmet etmekten uzaktır.

7- Programda “Ders kitabı içeriği toplumsal cinsiyet eşitliğini temsil edecek bir yapıda olmalıdır” denmesine rağmen kadınların tarih sahnesindeki rollerine ilişkin 9, 10 ve 11. sınıf tarih programının içinde hiçbir özel konu ya da kazanıma rastlanılamamıştır. Sadece İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersi programında bazı kadın karakterlerin isimleri anılmıştır. Bu bölümler de programının bütününe kıyasla oldukça küçük bir kısmı teşkil etmektedir. Burada da daha çok fedakârlık, kahramanlık gibi ifadelerin altına giren tarihsel kadın şahsiyetler yine ataerkil ifadelerle ya da annelik gibi toplumsal cinsiyet örüntüleriyle tanımlanmıştır.

 

About armadmin 9318 Artikel
Günlük olaylara toplum duyarlılığını yükseltebilmeyi umuyoruz.