anadoluverumelimedya.com

PKK/PYD’ye güvenli bölge!

MASUM GÖK / Aydınlık
ABD Başkanı Donald Trump’ın açıklamasından sonra tekrardan gündeme gelen Suriye’de güvenli bölge konusu hakkında askeri kaynaklar “ABD ve Türkiye’nin güvenli bölge planı farklı. ABD, PKK/PYD bölgesini güvence altına almak ve uzun vadede burada bir Kürt devleti kurmak için bu planı gündeme getirdi. Türkiye’nin güvenli bölgesi ise savaştan dolayı yerinden edilmiş insanlar için güvenli alanlar oluşturulması” dedi.
SURİYE, İRAN, TÜRKİYE…
Suriye’nin ulus devlet olarak varlığını sürdürmesi gerektiğini kaydeden kaynaklar şöyle konuştu: “Suriye’nin federatif bir yapıya göre yeniden şekillenmesi en çok Türkiye’ye zarar verir. Türkiye kesinlikle Suriye’nin toprak bütünlüğü içinde ulus devle olarak varlığını sürdürmesini savunmalıdır. Şam yönetiminin de bu konuda kararlı olması için Ankara doğrudan Esad ile görüşüp destek vermelidir. PKK/PYD’nin Suriye’de ayrı bir yönetimin olmasını engellemek için Türkiye, İran ve Suriye’nin ortak hareket etmesi lazım. Bu üç ülkenin bu konuda çıkarları örtüşüyor.”
İNCİRLİK’İN YERİNE İKAME EDECEK
ABD’nin Suriye’nin kuzeyine askeri yığınak yapmasını da değerlendiren askeri kaynaklar, “ABD ortadoğuda PKK ile ortak hareket ettiği sürece İncirlik üssünü kullanabilmesi mümkün gözükmüyor. ABD Suriye’nin kuzeyinde üsler kurarak İncirlik’in yerine yeni bir arayışa girerken, diğer yandan da bu üsler ile PKK kantonlarının varlığını güvence altına almaya çalışıyor. Zaten Suriye’de PKK kantonları anayasal güvence altına alındığında ABD’nin askeri varlığı da yasal bir statüye sahip olur. Bu nedenle de İncirlik’e ihtiyacı kalmaz” diye konuştu.
_____________________________________________________________________
SURİYE İLE DİREK GÖRÜŞMELER BAŞLADI
Ayrıca Astana sürecinden sonra Türk Dışişleri ile Şam yönetimi arasında doğrudan görüşmeler başladığı da öğrenildi. Görüşmelerin nerede yapıldığı gizli tutulurken, diğer yapılan görüşmelerden farklı olarak üçüncü bir ülke masada bulunmuyor.
______________________________________________________________________
KUZEY IRAK’TAKİ 36. PARALEL GİBİ
ABD’nin 45. başkanı Donald Trump’un önceki gün ABC televizyonuna yaptığı “Suriye’de halk için mutlaka güvenli bölgeler kuracağım” açıklaması, başta Türkiye kamuoyu olmak üzere bütün dünya kamuoyunda tartışma konusu haline geldi.
Türkiye’nin de daha önce güvenli bölge talebini dile getirmesine rağmen Türk basını Trump’un açıklamasına oldukça temkinli yaklaştı. Basında Trump’un güvenli bölgesinin yalnızca PYD bölgesiyle sınırlı olacabileceği fikri öne çıkarken, bunun Türkiye’nin tarifiyle benzer olmadığı belirtildi.
Aydınlık olarak Trump’un güvenli bölge açıklamasını konunun uzmanlarıyla konuştuk…
SURİYE İLE ARACISIZ GÖRÜŞÜLMELİ 
Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Emekli Tümamiral Soner Polat, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede Suriye’nin kuzeyinde bir Kürt devleti kurulması tehlikesine dikkat çekti.
“TSK, Fırat Kalkanı Harekatı ile bölgede 2200 kilometre karelik bir bölüme hakim. Bu nedenle Trump’un “güvenli bölgeleri” buraya kurulamaz. IŞİD ise şehir merkezlerinde ve IŞİD’in kontrol ettiği yerlere kurulması da mümkün gözükmüyor. Burada geriye PYD kalıyor. Türkiye bunu daha evvel Irak’ın kuzeyinde, ABD güdümünde Kürtlerin devletleştirilmesini yaşadı. Bugün de Suriye’nin kuzeyinde Kürtler devletleştiriliyor” diyen Polat, bunu engellemenin yolunu ise şöyle tarif ediyor:
“Bugün kimin bölünme sorunu var? ABD’nin ve Rusya’nın mı? Hayır. Bölünme tehdidini yaşayan Türkiye ve Suriye. Bütün bu gerçekler bize en yakın olması gerekenin Suriye Hükümeti olduğunu gösteriyor. Ama Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş böyle bir ortamda çıkıp Esad yönetimini hedef alan açıklamalar yaptı. Bakın, böyle olmaz. Türkiye güvenliği ve terörle mücadele için Suriye ile aracısız, doğrudan görüşmeli.”
RUSYA VE SURİYE RAZI OLMAZ
Savunma, Güvenlik ve Dış Politika Uzmanı Cahit Armağan Dilek de güvenli bölge ve uçuşa yasak bölgenin Türkiye için felaket olacağı görüşünüde. Dilek’in görüşleri şöyle:
“Trump daha önceleri IŞİD’le mücadele bağlamında Kürtlere(Peşmerge ve PYD) hayranlığını ifade etmiş birisi. Onlara daha fazla yardımın önünü açacak gibi gözüküyor. Güvenli bölge konusunda taslak metni gördüğünü ifade eden Reuters’in haberinde geçen ifadeye bakılırsa sadece Suriye’de değil, “Suriyeli göçmenlerin bulunduğu çevre bölgeler” denilerek; Türkiye, Ürdün, Lübnan ve Irak da kastediliyor. Ayrıca Suriye içinde de Fırat Kalkanı ile kurtarılan bölgede (ki bu Türkiye’ye bir havuç gibi olacaktır) ve PYD bölgesinde (Münbiç dahil) güvenli bölge ilan edilmesi gündeme gelebilir, ÖSO ve Nusra bağlantılı Halep’ten kaçan grupların yerleştiği İdlib’i de buna dahil etmek isteyebilir, ayrıca Ürdün sınırına yakın İngiliz/Ürdün güdümündeki Yeni Suriye Ordusu kontrolündeki bölgeleri de katabilir… Ama Rusya ve Suriye’nin buna razı olması mümkün gözükmemektedir.”
SURİYE’DE ÇATIŞMALARI DERİNLEŞTİRİR
“Güvenli bölgenin oluşabilmesi için üzerinde uçakların uçmaması yani uçuşa yasak saha oluşturulması da gerekecektir. İşte tam da bu noktada başka bir ülkenin toprağı üzerinde yapılacak bu uygulama için BM kararı gerekecektir. Rusya’nın onaylamayacağı Suriye’nin davet etmeyeceği böyle bir uygulama hem meşru olmayacağı gibi hem de Suriye’de çatışmaları ve anlaşmazlıkları derinleştirecektir. Ayrıca uçuşa yasak saha ve güvenli bölgenin neye yol açtığını Irak örneğinden çok iyi görmekteyiz. Benzerinin Suriye’de yaşanması Türkiye için felaket olacaktır. Hepsini birlikte düşündüğümüzde Trump’ın Kürtlere yardım adı altında PYD/YPG’ye artan askeri yardımı, Suriyeli mültecileri koruma adı altında PYD’ye özerk bölge oluşumuna gidecek güvenli bölge planı Türkiye açısından felaket senaryosudur.”
KÖŞELER TEMKİNLİ 
Trump’un güvenli bölge açıklaması Türk basınında da geniş yer buldu. Konuyu köşesine taşıyan isimlerin hemen hemen hepsi bölünme riskine dikkat çekti.
Hürriyet’ten Fikret Bila “İkinci Kuzey Irak riski” başlıklı yazısında ABD için Suriye’de bir özerk bölge yaratmanın Kuzey Irak’taki kadar kolay olmayacağını belirtti. “Irak’ta ABD ve İngiltere güçlü pozisyondaydı. Oysa Suriye’de koşullar, 2003 Irak’ı gibi değil” diyen Bila, “Sahada Rusya, Türkiye ve İran var. Üç ülke arasındaki işbirliği masaya da yansımış durumda” ifadelerini kullandı.
Milliyet’ten Güneri Civaoğlu da benzer kaygıyı paylaşanlardan… Civaoğlu’na göre “ABD’nin güvenli bölgesi -büyük olasılıkla- Türkiye’nin güvenli bölge görüşüyle tam uyuşmuyor”.
Hükümete yakın medyada da benzer görüşler var. Yenişafak Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Karagül önceki gün köşesinden “güvenli bölge mi terör koridoru mu” diye sordu. ABD’nin PKK/PYD’yi Türkiye’ye karşı ortak ilan ettiğini ve bu örgüt üzerinden terör koridorunu oluşturamaya çalıştığını vurgulayan Karagül, aynı harita planının Güvenli Bölge adı altında formatlamış olabileceğine dikkat çekti.
About armadmin 9322 Artikel
Günlük olaylara toplum duyarlılığını yükseltebilmeyi umuyoruz.