anadoluverumelimedya.com

Ayıklama İşlemi

Nevra Ölçer / Anadolu ve Rumeli Medya

Reklam alanı

Bir sürü şey oluyor.

Aslında bugün sadece olumlu şeyleri yazmak istiyordum. Yazmayı düşündüğüm bir şeyler de vardı.

Ancak sonra gün bütün olumsuzluğu ile yine üzerimize çöktü. Her haber bir öncekinden daha tatsız, üzücü, moral bozucu şekilde üzerimize yağmaya başladı.

Bu sefer de bu durumu düşünmek durumunda kaldım.

Neler oluyor? Kız öğrencilerin kaldığı yurt yanıyor. 10 kişiden fazla vatandaşımızı, geleceğin belki de ülke yöneticileri olabilecek canlarımızı yitiriyoruz.

Birileri çıkıyor “kader” diyor. Elbette kader, ama bu, sorumluların gerekenleri yapmaması için bir sebep oluşturmuyor. O çocuğun kaderi ölmek ise, oraları denetlemeleri gerekirken denetlemeyenlerin kaderi de suçun gerektirdiği cezayı çekmek olacak. Kendi kaderinin cezasını çekerken, diğerlerinin kaderine burun sokmanın ne demek olduğunu belki de algılayabilecek olgunluğa gelecekler.

Ülkenin her yerinden tecavüz, istismar haberleri geliyor. Ulu Önder’in zamanında bu kokuşmuş ruhu gördüğü ve pırıl pırıl oluşturduğu Cumhuriyet’in değerini kuvvetle idrak ediyoruz. Her gün bir önceki günden daha fazla. İpler (bu durumda Cumhuriyet’in kurumları) gevşetilince neler olabileceğini görüyoruz.

Bu arada bu kokuşmuşluğun içindeki çiçekleri de görüyoruz. Bütün güçleri ile halkı aydınlatmak ve Cumhuriyet’imizi korumak için çabalayan değerleri takdir ederek izliyoruz.

Hukuk, yani mahkemeler, eğitim kurumları, sağlık kurumları, kamu kuruluşları, her yerden Fetöcüler temizlendi. On binlerce kişiye işten el çektirildi. Bir kısmı işe iade edildi, ama çoğunluk, Fetöcüymüş. Peki, on binlerce kişi işten uzaklaştırıldı ise, ortada fazla bir Fetöcü kalmadığını varsaymamız gerekir. Eğer öyle varsayarsak, niye hala her şey çok kötü? Mahkemeler niye hala tartışmalı kararlar alıyor, okullar niye ortaçağ okulları ile gittikçe daha çok benzerlik gösteriyor, niye polis Adana’daki olayı protesto eden Eğitim Sen’li kişilere saldırıyor? Nasıl oluyor da 6000 yıl önce Sümerlerde bile cezalandırılan tecavüz fiili, tecavüzcüsü ile evlendirilmek istenen kızlarımıza bir işkence önerisi şeklinde Meclis’e gelebiliyor? Böyle bir şeyi önermek değil, akıldan geçirmenin, vicdani ağırlığı nasıl oluyor da olmuyor halen birilerinde? Nasıl oluyor da evlilik kelimesi, iki yetişkin bireyin birlikte hayat yolunda yürümeleri olarak değil de, kendini savunamayacak küçükleri birilerinin tahakkümü altına almak gayreti olarak ortaya çıkabiliyor? Nasıl oluyor da birileri fütursuzca çocuk hakları, insan hakları, çağımızın getirdiği gelişmişlik düzeyi konularını 100 yaşındaki Cumhuriyet’imizde kafalarına göre kabile boyutuna getirme cesaretini kendilerinde bulabiliyorlar?

Problem Fetöcüler zannediyorduk. Onların da hemen hemen hepsi temizlendiğine göre, niye her şey hala çok kötü?

Niye dış politika konusunda endişeden uyuyamaz hale geliyoruz halen?

Niye askerimiz yanlış yönlendiriliyor, başı sıkıntıda diye diken üzerindeyiz?

Niye Anayasa’ya aykırı Khk’lara Anayasa Mahkemesi “takipsizlik” kararı veriyor?

Ortada eğer Fetöcü kalmadıysa bir makamdaki kişi artık doğru kararı almalı, alabiliyor olmalı. Eğer birilerinin istediği gibi bir karar almıyor diye sürülüyorsa, yerine gelen yenisi de mantık ve vicdanını dinlerse, o sürülünce bir sonraki de mantık ve vicdanını dinlerse, bizler bu sarmaldan çıkar mıyız?

Olması gereken bu değil midir?

Madem ki bütün Fetöcüler ayıklandı.

Yoksa ben ne anladım bu işten?

 

 

About armadmin 9322 Artikel
Günlük olaylara toplum duyarlılığını yükseltebilmeyi umuyoruz.