İhbar ediyorum!

Ali Sirmen

Reklam alanı

IŞİD’in Atatürk Havalimanı’ndaki son terör saldırısının ardından, alışılmış zorunlu hareketler tekrarlandı.
Terör şiddetle kınandı, amacına ulaşamayacağı söylendi, bütün dünya dayanışmaya davet edildi.
Teröre karşı mücadelede kararlılık konusunda söz verildi.
Sonra, eski hamam eski tas, teröre karşı gevşek tutum sürdü.
Üç gün önce, İstanbul’un göbeğinde, Cevizlibağ metrobüs durağında, IŞİD’in Türkiye lideri Ebu Hanzala’ya ait Tevhid dergisinin bildirileri alenen dağıtılmaktaydı. CHP Avcılar İlçe Başkanı Erhan Bozan’ın açıkladığına göre CHPli Eren Erdembildiri dağıtanlara müdahale edince, olay yerine polis geldi. Ancak Emniyet bildiri dağıtan kişileri, daha sonra serbest bıraktı.
Bu yaşanan münferit bir olay değildir. Uzun süre, IŞİD’e yardımcı olmaması konusundaki uyarılara kulak tıkayıp bildiğini okumayı sürdüren Türkiye’de nedense güvenlik güçleri IŞİD militanlarına bir şey yapamamaktadır.
5 Haziran Diyarbakır saldırısını yapan Orhan Gönder bu konuda çok iyi bir örnektir.

***

Zamanında ailesi Orhan Gönder’i IŞİD’e katılacak diye polise bildiriyor ama Gönder ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılıyor.
Orhan Gönder IŞİD’e katıldıktan sonra ailesi bir kez daha Emniyeti uyarıyor ama sonuç yine aynı.
Diyarbakır saldırısı öncesinde polis Orhan Gönder’i kaldığı Bingöl otelinde buluyor ve ne yapıyor dersiniz?
Askerlikle ilgili bir problemi olduğu için, en kısa sürede askerlik şubesine başvurması bildiriliyor. Hepsi bu!
IŞİD’in en geniş örgütlenme ağını geliştirdiği Gaziantep örgütü yöneticisi ve sınır sorumlusu İlhami Balı’nın telefonları 2014 sonundan bu yana dinleniyor ama ne hikmetse, ne Balı’ya ne Orhan Gönder’e ya da hücresine karşı operasyon yapılıyor.
Bir yandan T.C. devletinin istihbarat birimlerine ait araçlar, IŞİD’e güya gizlice (oysa dünya âlem biliyor) silah ve mühimmat taşıyor, bir yandan IŞİD militanları ellerini kollarını sallayarak sınırlarımızdan geçiyor, öte yandan da Emniyet kendisine ihbar edilen IŞİD militanlarını serbest bırakıyor, dinlemeye aldıklarına karşı da hiçbir şey yapmadan, seyirci kalıyor.

***

Bunlardan sonra iktidarın IŞİD terörüne karşı kararlı bir mücadele içinde olduğuna gel de inan!
İktidarın IŞİD terörüne karşı kararlı bir mücadele içinde olduğu bir tevatürdür.
Tıpkı, gerçekleşen terör eylemlerinin, gerçekleşmeden önce engellenenlerin yüzde onu, yüzde beşi kadar olduğu iddiası gibi.
Teröre karşı iktidar zaaf içindedir. Olay istihbarat zafiyetini aşmakta, savsaklamaya girmektedir.
Atatürk Havalimanı saldırısı konusunda, MİT’in önceden uyarıda bulunduğu iddiası da gülünçtür.
Genel ifade ile “IŞİD Yeşilköy’e saldıracak” gibi ana çizgileri etraflıca belirlenmemiş bir uyarının herhangi bir istihbarat değeri yoktur.
Yoksa ben de söyleyeyim:
– IŞİD yakında, Gaziantep’te büyük bir eylem yapacak. Aman dikkat!
Uzun lafın kısası AKP, IŞİD ile mücadele edemez.
Bu gerçeği Erol Manisalı 5 Temmuz tarihli yazısında şu sözlerle çok net ifade ediyordu:
“IŞİD’den kurtulmak için en başta AKP’nin, bu ülkede siyasal İslam dayatmasındanvazgeçmesi gerekir. Bu dayatma sürdükçe, hele iktidarda kalmanın yolu İslami monarşiye dayandırılmak istendikçe IŞİD’ler engellenemez.
Çünkü siyasal İslam IŞİD’leri sürekli besler. Aynen Suudi Arabistan’ın, Katar’ın70’lerden beri beslediği gibi.”

cumhuriyet
 görsel: dw.com
About armadmin 9314 Artikel
Günlük olaylara toplum duyarlılığını yükseltebilmeyi umuyoruz.

İlk yorumu yazan siz olun

Yorumunuzu yazın