anadoluverumelimedya.com

Çıkış aranıyor!

Reklam alanı

Artık Yeter! Diktaya nokta.” diyen Birleşik Haziran Hareketi 2. Türkiye Meclisi’ni topluyor. Bugün ve yarın Türkiye’nin dört bir yanından gelen Hazirancılar Ankara’da buluşacaklar. Bölgelerden gelen Meclistemsilcilerinin değerlendirmeleriyle her birimizin durduğu yerden çektiği memleket fotoğrafı daha da netleşecek.

Reklam alanı

Ancak, nereden bakarsak bakalım, kesin olan bir şey var: Sarayı ve etrafındakileri ile AKP iktidarı, ülkeyi kendilerinden başka hiç kimsenin nefes bile alamadığı bir diktatörlüğe sürüklüyor.

Kesin olan bir başka şey de; bu hal ve gidişe karşı olan herkesin omuz omuza el ele vermesi gerektiği.Haziran bunun için yola çıktı!

Ne yazık ki, el ele ve omuz omuza olmanın nefes almanın bile önkoşulu haline geldiği günlerde, hal ve gidişten rahatsız milyonların birlik içinde etkin bir muhalefet hattı oluşturmaları bir türlü başarılamıyor.

Neye karşı olduklarında anlaşsalar bile neden yana oldukları konusunda aralarında önemli farklılıklar olan bir muhalif kesim var. Benzer ayrılıklar iktidar bloku içinde de olmasına karşın, nimet paylaşımı onları bir arada tutuyor.

Nimet paylaşımı ile bir arada duran ve sorgusuz sualsiz bütün gücün bir elde toplanmasını kabullenmiş iktidar bloku, memlekete korkuyu hakim kılarak muhalefeti sokaktan ve birlikten uzak tutuyor.

Haziran’ın aşması gereken en önemli engeller de bunlar: Korkuya karşı cesareti hakim kılmak ve tüm güçlüklerine karşın birleşik bir muhalefeti gerçekleştirebilmek.

Artık yeter!” diyen o kadar çok insan var ki… Sorun, o “artık yeter”in yüksek sesle ve birlikte söylenememesi.

Artık yeter!” diyenlerin bir kısmı bunu yalnızca karnından söylüyor, bir kısmı yalnızca dost meclislerinde, önemli bir kesim de sanal alemde… Laikliği dillerinden düşürmeyen kimi liberal, sosyal demokrat çevreler, laiklik tabutuna son çiviler çakılırken, şaşılası bir suskunluk içindeler.

Avrupa Birliği de Avrupa Birliği diyenler de, Erdoğan’ın o işten de vazgeçmek için referandum önermesi karşısında suspuslar. Zamanında bu yolda Erdoğan ve AKP’ye vermiş oldukları desteğin mahcubiyetini ne kadar taşıyorlar, bilmiyorum.

Şimdi, Britanya’nın AB’den ayrılmaktan yana oy vermiş olması, gittikçe hukuktan, demokrasiden uzaklaşan baskıcı iktidarın “üyelerin kaçtığı yere biz niye koşalım” diye kampanya yürütmesine yarayacak.

İngilizlerin AB’den çıkma kararı; birlikten ayrılma eğilimi yanında Avrupa’da aşırı sağın yükselişine de işaret ediyor. Fransa’da Marine Le Pen sonuçtan pek mutlu ve “hadi biz de aynısını yapalım” diyor.Hollanda, İtalya, Avusturya aşırı sağı da “sıra bizde” diye kutluyorlar İngilizlerin kararını.

İngilizler, AB’den çıkarak eski imparatorluk günlerine dönebilecekleri hayalindeler. AB’den bağımsızlık diye Dimyat’a pirince giderken, İskoçya’nın da “Birleşik Krallık’tan bağımsızlık” demesiyle evdeki bulgurdan olmak da var.

Bizde de, bütün dünyadan koparak Osmanlı’nın görkemli günlerine dönebilecekleri hayalleri kuranlar iktidar. O hayalle birlikte, yalnızca demokrasi fakiri birkaç Afrika, Orta Doğu ve Orta Asya ülkesiyle birlikte olmaya doğru koşuyoruz.

Sınırlarını bir tek adamın çizdiği, o sınırlar dışında kalanların yaşam hakkı olmadığı bir “demokrasi” bizi bekleyen!

İnsanlar bir çıkış arıyor. Belki Haziran Türkiye Meclis’ine Anadolu’dan gelen temsilciler anlatacaktır; taşrada demokratlar çoktan nefes alamaz duruma geldiler. Denize düşen misali, sarılacak bir yer arıyorlar.

Geçende bir Anadolu kasabasından yazan okur “Çıkış aranıyor” demiş ve “çocukken bile lakabı komünist” bir “sosyal demokrat” olarak, çocuklarının geleceğini düşünürken, MHP kurultayından bir şeyler bekler hale geldiklerini anlatmıştı.

Anadolu’da, nefes alamaz hale gelen sol ve demokrat çevrelerde, özellikle sosyal demokratlar arasında, acaba MHP’deki kimi gelişmeler AKP ile girilen ve onları nefessiz bırakan bu darboğazdan bir çıkış sağlar mı düşüncesinde olanlar az değil.

Doludizgin nereye gittiğimizi gören ve çıkış arayan çok. Muhalefetin ve bu çerçevede Haziran’ın sorumluluğu büyük!

birgun

 

Reklam alanı
About armadmin 9278 Artikel
Günlük olaylara toplum duyarlılığını yükseltebilmeyi umuyoruz.

İlk yorumu yazan siz olun

Yorumunuzu yazın