CHP’de Anıtkabir önerisi

CHP Ankara İl Başkanı Adnan Keskin, Anıtkabir’in dünya kültürel mirasına alınması önerisinde bulundu.

Reklam alanı

CHP Ankara İl Başkanı Adnan Keskin, Ankara’da Augustus Tapınağı ile birlikte Anıtkabir’in de dünya kültürel mirası listesine alınması için çaba harcanması gerektiğini belirtti. CHP Ankara İl Başkanı Keskin, “Anıtkabir de, dünya kültürel miras adaylığı için önerilmeli.” şeklinde açıklamada bulundu.
Adnan Keskin, “Palmira kenti yıkılırken bir başka İslam ülkesi olan Türkiye’de anıtlarla, heykellerle barışık bir dinsel hayatın mümkün olabileceği görülmüştür. Dolayısıyla bizim yarattığımız birikime, oluşturduğumuz senteze mezhep çatışmalarının girdabında kalmış Ortadoğu açısından da bakabiliriz. Bu kültürel sentezin bizatihi kendisinin, korunmaya değer olduğunu düşünüyoruz. Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin Anıtkabir Tarihi Sit Alanı Koruma Amaçlı İmar Planları’nda değişikliğe gitmesi bölgeyle ilgili iyi niyetli olmayacağını düşündüğümüz birtakım planların yapıldığına işarettir” dedi.

CHP Ankara İl Başkanı Adnan Keskin’in konuyla ilgili açıklaması şöyle:
“Başkent Ankara’nın tarihsel dokusunun, kültürel mazisinin korunması ve gelecek kuşaklara aktarılmasında inanılmaz bir hoyratlık içindeyiz. Her yer betonlaşıyor, insanlığın ortak mirası sayılacak değerler, insafsız rant politikalarının kurbanı oluyor, ‘iki tane çanak çömlek’ yaklaşımı, tarihi ve kültürel varlıkların bırakın korunmasını yok oluşuna giden süreçleri hızlandırmakla kalmıyor, bu konudaki bilincin ne kadar alt düzeylerde olduğunu bizlere gösteriyor. Türkiye’deki bütün şehirlerin aynı kaderi yaşadığını görmek, Ankara’yı bu anlamda özel bir konuma koymamakla birlikte son 15-20 yılda Ulus gibi tarihi bir kent merkezinin, cumhuriyet dönemi ankara’sının sembolik mekanı olan Kızılay ve çevresinin birer çöküntü alanlarına dönüşmesi, meydanlarının yok edilmesi, yayalara adım atacak yer bırakılmaması yıkımın boyutlarının acı göstergeleridir. Ne yazık ki koruma konusunda bile toplumsal bir uzlaşmadan yoksunuz.

Düşünebiliyor musunuz; Ankara başkent ve bu başkent konumuna yakışan bir konser salonundan mahrumuz.

Ankara, giderek kimliksizleşmiş, ruhu yok edilmiştir, doğal olarak bunun sonucu da kültür turizminden aldığı payın dünya başkentlerine göre kıyaslama yapılamayacak ölçüde düşük kalmasıdır.

Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu şehrin ev sahipliği yaptığı bütün medeniyetlere dolayısıyla tüm varlıklarına sahip çıkan bir anlayıştayız. Roma Hamamı da Ogüst Mabedi de Hacı Bayram Veli de Anıtkabir de, Hitit Güneşi de üzerinde yaşadığımız toprakların geçmişidir ve bizimdir. Bizim olduğu kadar tüm dünya insanlığınındır.

Bu varlıkların, UNESCO Dünya Miras Alanı olarak kabul edilmesi Ankara’ya son yıllarda kaybettiği prestiji geri kazandıracağı gibi bu prestijin omuzlarımıza yükleyeceği sorumlulukla da koruma hassasiyetimizin yükseleceğine inanıyorum. Böylece, Ankara, kültür turizminden aldığı payı da artıracaktır.

Bu çerçevede bizim önerimiz iki merkezli olacaktır. Birincisi; Hacı Bayram Veli Camii ve Augustus Mabedi ile sembolleşen farklı dinlerin kutsal alanların ve ibadethanelerinin bulunduğu Ulus bölgesi, UNESCO Dünya Miras Alanı olmaya güçlü bir adaydır. Ancak Ankara’nın bir de Cumhuriyet dönemi vardır. Cumhuriyet’in ilk yıllarından itibaren yapılan kamu binaları, kültür kurumları, yabancı elçilik binaları, Saraçoğlu Mahallesi gibi mimarlık örnekleri, bankalar ile nihayet kentin simgesi haline gelmiş olan Anıtkabir, dünya kültürel miras alanı olmayı hak etmektedir.

Cumhuriyet Ankara’sına özellikle vurgu yapmak istiyorum; nedeni de nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan bir toplumda doğu ile batının sentezine dair çok sayıda örnek buluruz. Avrupa’dan gelen mimarların imzasını taşıyan yapılar, gündelik hayatımıza ilk kez giren anıtlar, konservatuar, opera binası ya da tiyatro salonları Cumhuriyet Ankara’sının çağdaş mimari örnekleridir. Anıtkabir ise başlı başına bir değerdir ve UNESCO Dünya Miras Alanı önerisi içerisinde mutlaka ve mutlaka bulunmalıdır.

Hele bugün geldiğimiz nokta itibariyle, yürütülen siyasi tartışmalar da dikkate alındığında sadece Türkiye için değil tüm dünya için kıymet taşıdığı görülecektir. Suriye’de Palmira kenti yıkılırken bir başka İslam ülkesi olan Türkiye’de anıtlarla, heykellerle barışık bir dinsel hayatın mümkün olabileceği görülmüştür. Dolayısıyla bizim yarattığımız birikime, oluşturduğumuz senteze mezhep çatışmalarının girdabında kalmış Ortadoğu açısından da bakabiliriz. Bu kültürel sentezin bizatihi kendisinin, korunmaya değer olduğunu düşünüyoruz. Hele son günlerde Cumhuriyet’in sembolleşmiş mekanlarına yapılan saldırılar da dikkate alınırsa önerimizdeki isabet anlaşılacaktır. Çünkü Büyükşehir Belediyesi, Anıtkabir çevresiyle ilgili kuşkulu girişimlerde bulunmaktadır. Bunun son örneği, Anıtkabir Tarihi Sit Alanı Koruma Amaçlı İmar Planları’nda değişikliğe gidilmesidir.”

 

insanhaber.com

About armadmin 9302 Artikel
Günlük olaylara toplum duyarlılığını yükseltebilmeyi umuyoruz.

İlk yorumu yazan siz olun

Yorumunuzu yazın