anadoluverumelimedya.com

Zorunlu BES sosyal güvenliğin tasfiyesinin ilk adımıdır

SABRİ KIRDAR 

Reklam alanı

Sosyal-İş Sendikası Antalya Şubesi Denetleme Kurulu Başkanı

 

Ülkemizde 2003 yılında hayata geçirilen ve gönüllü katılıma dayanan BES’e, yani Bireysel Emeklilik Sistemi’ne katılım zorunlu hale getiriliyor.

Konuya girmeden yanlış bilinen bir bilgiyi düzelterek başlayayım. Bireysel Emeklilik bir sigorta değildir. Yani siz ödediğiniz katkı payı karşılığında, oluşabilecek bir riski teminat altına almıyorsunuz. Tam tersi emeklilik şirketlerinin ya da yatırdığınız fonların kendisi her zaman risk altında.

Gelelim zorunlu BES’e… Hiç gündemde yokken birdenbire bu dayatma neyin nesi? Aslında BES uygulanmaya başladığı ilk günden beri, planlanan buydu. Yani sistemin zorunlu hale getirilmesi ve çalışanların emeklilik primlerini kendilerinin ödemesi.

Bireysel Emeklilik Sistemi uzun yıllardır birçok ülkede uygulanıyor. Kimi ülkelerde zorunluyken, kimi ülkelerde de sosyal güvenlik sisteminin tamamlayıcısı konumunda. Ülkemizde de ilk hayata geçtiğinde, sosyal güvenlik sistemini tamamlayıcı bir rol oynayacağı planlanıyordu.

Ne demek sosyal güvenliği tamamlayıcı bir rol? Yani devlet diyor ki; “Benim sana vereceğim emekli maaşı senin geçinmen için yetmez. O yüzden hem bana emeklilik için prim öde, hem de BES’e katkı payı öde, oradan da emekli ol ve emeklilikte geçinebilecek kadar maaşın olsun.”

Bugüne kadar BES’e katılım gönüllük esasına dayanıyordu. Yani isteyen sisteme katılabiliyordu. Ama haziran ayından itibaren BES’e katılım zorunlu hale gelecek ve 2017’den itibaren uygulanmaya başlanacak.

Peki, BES neden zorunlu hale getirilmek isteniyor? Çünkü devlet artık emekli maaşı ödemek istemiyor. Yani sosyal güvenlik sistemini bir nevi özelleştiriyor.

Bireysel Emeklilik Fonlarının tarihi çok eskiye dayansa da, yaygınlaşması 1990’dan sonra oldu. Özellikle 1990’lı yıllarda Sovyetler’in çözülmesiyle dünyayı etkisine alan neoliberal dalga, sosyal güvenlik sistemini de vurdu. Kamu sosyal güvenlik sisteminin zayıfladığı veya yetersiz olduğu bahane edilerek, Bireysel Emeklilik Sistemi yaygınlaştırıldı. Başlangıçta birçok ülkede gönüllü katılıma dayanan sistem, daha sonra zorunlu hale getirildi. Şili, Uruguay, Polonya, Macaristan, Kolombiya, Arjantin, Bolivya ve Meksika gibi ülkeler bu sistemin zorunlu olduğu ülkeler.

Türkiye’de uygulanan Bireysel Emeklilik Sistemi de Şili’den alınma. Şili’den model almaya alışık bir ülkeyiz. 12 Eylül darbecileri de darbe konusunda Şili’yi model almışlardı (Şili 11 Eylül – Türkiye 12 Eylül). Şili, Latin Amerika’da bu sistemi uygulayan ilk ülke olmuştur. Tamamen devlet garantisinde olan sosyal güvenlik sisteminden, bir anda bireysel emeklilik sistemine geçmiştir. Sisteme geçmeden önceki süreç de aynı ülkemizdeki gibi olmuştur. Önce emeklik maaşları düşürülmüş, sonra emeklilik yaşı kademeli olarak yükseltilmiştir. En son kadınlarda 60, erkelerde 65 olmuştur.

Şimdi Bireysel Emeklilik Sistemini zorunlu hale getirme sırası Türkiye’de. Şimdilik uygulamanın tam olarak nasıl olacağı bilinmiyor. Açıklandığı kadarıyla 45 yaş altı çalışanlar, zorunlu olarak sisteme dâhil edilecek. Her ay maaşlarından belli bir oranda kesinti yapılacak. Sisteme katılım 6 ay zorunlu olacak. 6 ay sonunda isterse, sistemden ayrılabilecek. Katılım zorunlu olduğu için, herkesten de ayrıca fon işletim kesintisi yapılacak. Sisteme, işveren katkısı olmayacak. İşveren kıdem tazminatından kurtarıldığı gibi, bu uygulamadan da kurtarılıyor. Asgari ücretle veya daha düşük maaşla çalışanların ücretlerinde yine düşüş olacak. “Asgari ücreti artırdık” diyenler, kaşıkla verdiklerini yine kepçeyle geri alıyor.

Çalışanlar olarak zaten devlete sağlık, emeklilik, sosyal güvenlik ve işsizlik fonu için ödediğimiz primlerin üzerine bir de zorunlu BES için ödeme yapacağız. Yine ödediğimiz BES katkı payı içinden de emeklilik şirketlerine ve fon şirketlerine paralar ödeyeceğiz. Böylece emeklilik ve fon şirketlerine “zorunlu” ve “gönüllü” kaynak yaratmış olacağız.

Mevcutta BES içinde olanların büyük bir bölümü, zaten çalışan kesim. Sistemde olanlardan da ayrıca ücret kesilecekse, kişiler neden sisteme iki defa katkı payı ödemesi ve fon işletim ücreti ödesin? Bu kişiler süreleri dolmadan mevcut emeklilik hesabını kapattırırsa ve ücretlerini almak isterse ne olacak? Mevcut haklarını kaybedecekler mi? Oluşacak kaostan kimler kârlı çıkacak? Ya da BES’e zorunlu olarak katılıp 6 ay sonra süre dolunca ayrılmak isteyenler paralarını ne zaman alacak ya da alabilecek mi, alırsa ne kadar kesinti yapılacak? Mevcut BES uygulamasında olduğu gibi 10 yıl süre ve 56 yaşı doldurma süresi mi beklenecek?

Emekçiler olarak, haklarımıza dönük en büyük saldırı dalgasını yaşıyoruz. Kazanılmış haklarımız bir bir budanıyor. Şimdi de emekliliğimize göz dikildi. Önce kıdem tazminatlarımızı emeklilik fonlarına devretmek için çalışma başlattılar, ardından da Bireysel Emekliliği zorunlu hale getirip kalıcılaştıracaklar.

birgun

About armadmin 9322 Artikel
Günlük olaylara toplum duyarlılığını yükseltebilmeyi umuyoruz.