anadoluverumelimedya.com

Reza mı, Eza mı?

Reza Zarrab’ın ABD’nin Miami kentinde tutuklandığı haberi gündeme bomba gibi düştü. Özel yetkili savcı, Zarrab için 75 yıl istiyormuş…
Zarrab’ın muadili olan Babek Zencani milyar dolarlık yolsuzluk davasından dolayı idama mahkum edildi. Ve Reza birdenbire Miami’ye gitmeye karar verdi öyle mi? Niye???
Çember Daralıyor
Önce;
İtalya’nın Bologna kentinde Bilal Erdoğan hakkında kara para aklamak suçlamasıyla soruşturma açıldığını öğrendik.
İtalyan basını; Hakan Uzan’ın Bilal Erdoğan hakkında “kara para aklama” suçlamasıyla şikayette bulunduğunu, savcının şikayeti kabul ederek soruşturma başlattığını yazdı. Bu kadar önemli bir haber, patlamalar ve terör haberleri arasında kaybolup gitti.
Cem Uzan bir seçim öncesinde, Erdoğan’ı çok önemli bir açıklama yapmakla tehdit etmişti. Cem Uzan ile hemen görüşüldü. Görüşme sonrasında Cem Uzan üfürükten bir açıklama yaptı. Şantaja sebep olan bilgi Bilal’in kara para aklamasıyla ilgili olabilir miydi? Çünkü 2007 yılından beri, Bilal’in sadece Deniz Feneri yolsuzluğunun kuryesi değil, kara para aklayan birilerinin de kuryesi olduğu iddiaları ortalarda dolaşıyordu.
Reza Zarrab’ın Miami’ye giderek kendisini tutuklattırması bana;
“Erdoğan hızla sona doğru gidiyor”. Diye düşündürdü. Milli olduğu için değil, kendini iktidar yapan güçlere verdiği sözlerin tamamını yerine getiremediği için sona doğru gidiyor. İktidar olmak için anlaştığı küresel elit, mafya usulü çalışır. Sözünü yerine getirdiğin sürece işlediğin, hatta özel olarak işlettirdiği suçlarına göz yumar. O suçları gelecekte kullanmak üzere belgelendirir. Yönetemediğin ülkenin dinamikleri ile hesapsızca verdiğin sözlerin arasında sıkıştığın zaman da, o belgeler işleme konur.
Bilal’e açılan soruşturmadan sonra Zarrab’ın tutuklanması, Erdoğan için çemberin daraldığını gösteriyor.
Almanya İsviçre Bankalarında bulunan gizli hesapların bilgisini 30 bin Avro karşılığında satın aldı. Dolayısı ile Erdoğan’ın İsviçre Bankalarında bulunduğu iddia edilen 7 ayrı hesap bilgisinin Alman Devleti’nin eline geçtiği söylendi. O günden sonra Erdoğan Almanya aleyhinde pek konuşamadı.
Şimdi de ABD, kendilerinde var olan bilgileri Zarrab üzerinden belgelendirip, Erdoğan’a bir şantaj aracı olarak kullanır mı?
17 Aralık Rüşvet ve Yolsuzluk operasyonundan sonra, “Erdoğan’ın Mallarına El Konur Mu?” başlıklı bir yazı yazdım. Yazıda;
“Yolsuzluk gürültüsü altında bir haber gözlerden kaçtı. Haber şuydu:
Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere’nin en büyük iki bankası HSBC ve Standard Cartered’a toplam 2.5 milyar dolarlık kara para aklama cezası kesti.
ABD’li müfettişler HSBC’nin Meksika’daki uyuşturucu kaçakçıları ile Ortadoğu’daki terörist grupların kara para aklamalarına yardım ettiğini ileri sürmüşlerdi.
Müfettişler, Standard Chartered’ı da İran finans kuruluşlarının bankalarla yaptığı işbirliklerini saklamak, kayıtları değiştirmek ve hükümet denetimlerini engellemekle suçlamıştı.
İngiliz merkezli HSBC bankasına ABD’nin terör örgütü olarak tanıdığı Hizbullah’ın para transferlerine aracılık ettiğinin ortaya çıkması üzerine Hazine Bakanlığı bankaya 32 bin 400 dolar ceza kesti.”
Esad Erdoğan’ı teröristlere silah yardımı yaptığı gerekçesi ile Birleşmiş Milletlere şikayet etti. Birleşmiş Milletler inceleme yapıyor. Dünya basını Suriye’deki El Kaide, Nusra, Hizbullah gibi terör örgütlerine silahı Erdoğan Hükümetinin verdiğini yazıyor. Suriye’de kullanılan kimyasal silahın Türkiye’den gittiği ile ilgili iddialar inceleniyor.”

Reklam alanı

Erdoğan ve AKP kurmayları 14 yıllık iktidar(sızlık)ları döneminde, ülke çıkarları ile ilgili bir dertleri hiç olmadı. Dertleri; kendilerini iktidara taşıyan güçlerin verdiği ev ödevini yerine getirmek, ev ödevini yaparken de kasalarını doldurmak oldu. O kadar suç işlediler ki, sınıra dayandılar. Bundan sonraki ev ödevlerine iç dinamikler izin vermiyor. Anlaşılan o ki; Erdoğan iktidar olmak için verdiği sözler ile Türk Halkı arasında iyice sıkıştı. Hatırlayalım! Ne demişti ABD’li yetkili?
“Erdoğan’ı öyle bir yola soktuk ki, ileri giderse Türk halkı, geride kalırsa biz bitireceğiz” demişti değil mi?
Küresel çete böyledir. İktidarı keyif yap diye eline vermez. Bedelini ister. Kendi çıkarlarını korumak için seni tepe tepe kullanır. Tetikçiliğini yaptırır. Bütün pis işlerini yaptırır. Gün gelir, elini yıkamak ister… Bütün suçları tek başına senin üzerine yıkar. Cezanı keser. Kendi devletini de senin üzerinden aklamış olur.
Erdoğan bu durumu çok iyi biliyor. Korkuyor. Hem de ölesiye korkuyor. O nedenle iç piyasaya oynuyor. Ayaklar altına aldığı milliyetçiliğe sarılıp, öptükçe öpüyor.
Bu kadar korku ve köşeye sıkışmışlık, her türlü deliliğin yapılabilme ihtimalini de artırıyor.
Çok dikkatli olmak lazımdır.
R(eza) Zarrab üzerinden beyzbol sopası işleme kondu. Dün kazanç kapısı olan Reza, bugün R’si gitmiş EZA olabilir bazıları için.

İLK KURŞUN

Zahide Uçar

About armadmin 9322 Artikel
Günlük olaylara toplum duyarlılığını yükseltebilmeyi umuyoruz.